Welcome, visitor! [ Register | Login

İlan Vermek İçin Tıklayın

Her Türlü Fetişe Hazır Kızlar

Ağrı balık etli escort, Ağrı bayan escort, Ağrı Escort, Ağrı genç escort, Ağrı Merkez Escort, Azgın Escort, zenci escort 24 Haziran 2020

Merhaba. Adım Ercan. Ben bir doktorum (Yinel Operatör). 53 yaşındayım, ama cinsel arzularım ve performansım hala çok iyi, haftada en az 12-14 kere boşalırım. Maalesef eşimde tık yok. O zaten pek sevmez sikişmeyi, kerhen yapardı. Nihayet 4 yıldır hiç vermemeye başladı, hatta yatağını da ayırdı. Fakat benim cinsel arzularım devam ettiği için, ya başkalarıyla birlikte oluyor, ya da çok azgınsam ve o anda sikecek am bulamazsam 31 çekiyorum, ama her gün boşalıyorum.

Mesleğim gereği sık sık kongre v.s. nedeniyle ya da başka işlerden dolayı İstanbula giderim. Çoğu zaman otelde kalırım, ama arada sırada amcaoğlum var Altan, onlarda kalırım. Onu da eşini de çok severim. Altan 48 yaşında. Eşi Zeliha ise 38 yaşında, 1.60 boylarında, etine hafif dolgun, çok sevimli, cıvıl cıvıl, yüzü de çok güzel bir kadın. Bir çocukları var. Her neyse, son birkaç yıldır Altanda şeker hastalığı, arkasından impotans oluştu. Sürekli bu konuda dert yanar, çare arar ve doktor olduğumdan bana danışırdı. Ben de Ürologlara yönlendirdim. Fakat nafile, çünkü olay organik olduğu için pek çözümü yok. Anladığım kadarıyla en az 2 yıldır Altanda tık yoktu. Açıkçası gidip gelirken ve onlarda kalırken hiç karısının durumunu aklıma getirmemiş, onun bu konuda mağdur olacağını düşünmemiştim. Hem onlar benim çok sevdiğm akrabalarımdı. Zeliha beni çok sever, ‘Ercan abi’ der, sevimli bir şekilde sarılırdı her zaman. Bazan onlarda sabahlardım. Ticaretle uğraşan Altan sabah erken kalkar işine giderdi. Biz de sonradan Zeliha ve çocuğuyla uyanır, kahvaltı eder, ben sonra işime ya da toplantıma giderdim.

Nihayet olarak Haziran ortalarında onlarda kaldım. Akşamdan sevinçli bir karşılama, yemek sohbet muhabbet, derken odalarımıza çekildik yattık. Bu arada küçük çocukları da teyzelerine gitmiş 1 haftalığına. Sabah, hava sıcak olduğu için odaların kapısı açık, ben bir hıçkırma ve belli belirsiz bir iniltiyle uyandım. Bir daha uyuyamadım, kalktım üzerimde şort ve ince bir tişortle salona geçtim. Altan çoktan işe gitmişti. TV’yi açıp, sesini çok kısarak, izleyip, kahvaltıya kadar vakit geçirme düşüncesiyle öylesine izlemeye başladım. Bir 20 dakika sonra Zeliha geldi salona, saçı hafif dağınık, gözleri şismiş, ama uykudan değil, belli ki ağlamış. Kısa bir gecelikle geldi, kanepede yanıma oturdu. Birbirimizi çok sevdiğimizden ve ters birşey düşünmediğimizden, ya da en azından ben öyle düşünmediğimden, teklifsiz otururduk böyle. O anda da benim aklımdan en ufak birşey geçmiyordu zaten, severdim Zelihayı…

“Sen birşeye mi üzüldün? Ağlamışsın!” diye sordum. Gözleri doldu yine. “Ercan abi, seni çok seviyorum, senden saklamayacağım, üstelik bir hekimsin, bu konuda içimi dökeceğim en uygun kişisin, çok büyük bir sorunumuz var. Altanda sertleşme problemi var, nerdeyse tam 2 yıldır hiç beraber olmadık. Hekima falan da gitti, hiç çözüm olmadı, cinsel uyarıcı hap kullandı, yine çözüm yok. Hekimlar sadece penis proteziyle olabilir dediler, Altan da hiç yanaşmıyor. Ben de onu kırmayayım diye birşey demiyorum. Devasiz…” dedi ve sözün burasında başını eğdi, yüzü kızardı ve yine bir hıçkırıkla gözlerinden yaşlar boşanmaya başladı, bir süre sessiz kaldıktan sonra sesinin tonunu alçaltarak, “Devasiz kendimle oynuyorum, öyle tatmin oluyorum. Fakat çok gerildim artık, çocuğuma olur olmaz bağırıyorum, etrafımdakileri kırıyorum. Kendimle oynamak yetmiyor artık bana!” diyerek bacaklarını gövdesine çekti, top gibi toparlandı, kedi yavrusu gibi göğsüme sokuldu, ağlamaya başladı. Kafaını boynumla sağ omzum arasına göğsüme gömdü…

Bu tabloda birden içimi aşırı bir acıma, şefkat ve koruma duyguları sardı. Küçük bir çocuk gibi ağlamasına dayanamadım ve sarılarak saçlarını tıpkı bir çocuğu sever gibi şefkatle okşamaya başladım ve “Merak etme, zamanla düzelir bazı şeyler…” gibi, kendimin de inanmadığı bazı sözler geveleyerek teselliye çalıştım. O ara başını hafifçe kaldırdı aşağıdan yüzüme baktı. Fazla masum, çaresiz, utanmış ve arzu karışımı, yaşlı gözlerdeki bu bakışa dayanamadım, sağ elimin başparmağıyla gözlerindeki yaşları birer birer sildim. Sessiz sessiz ağlamaya devam etti. O kadar acıma ve şefkat doluydum ki, bu güzel gözler karşısında, dayanamadım dudaklarımı iki yanağına da hafifçe dokundurarak, yaşları tekrar sildim dudaklarımla ve halen aklımda birşey olmadan sıkı sıkıya sarıldım, “Geçecek, merak etme!” diyebildim.

O arada başını hafifçe yine kaldırdı. Fakat bana bakışları değişmişti sanki. Soluk alışı hızlanmış, göğsü sık sık inip kalkmaya başlamıştı. Bunu farkettiğimde dikkatimi çekti, dekoltesi fazlaydı ve iri memelerinin çatalı ve dekolteden taşan iri yuvarlaklara başka bir gözle bakmış, ama hemen toparlanmak istemiştim. O ise, “Teselli etmeye çalıştığın için teşekkür ederim.” dedi ve sağ kulağım ve boynum çenem altına gömdü başını ve uzun bir öpücükle öptü, öylece kaldı bir süre. Nihayetra birden boynumu, çenemi ve yüzümü, sık sık ve defalarca çabuk çabuk öpmeye başladı. Memeleri daha hızlı inip kalkıyor ve onları göğsüme bastırıyordu. Fazla sert, taş gibi olduklarını farkettim. Bende de birden duygular şefkatle arzu arasında karışım göstermeye başlamıştı. Öpmeler çoğaldı ve dudaklarıma da dokunmaya başaldı. Daha da ileri giderek alt dudağımı kaptı ve hırsla emmeye, kendini bana daha çok bastırmaya başladı…

Beynim (Ne oluyor?) diyordu, ama sikim bu soruya çoktan cevap vermişti bile. Zeliha da bunu anlamak ve şöyle bir yoklamak için şortumun üzerinden sikime dokundu ve sertliğinden, beynim değilse bile bedenimin cevapsız kalmadığını anladı. Beni yavaşça sırtüstü devirdi kanepeye, dudaklarımı somuruyordu artık. Lisanini soktu ağzıma, önce dişlerimi yaladı, dişlerimin dibinde gezdirdi dilini, sonra hırsla ve açlıkla dişlerimi araladı, dilini dilimle buluşturdu ve dilimi yakalayıp emmeye, şiddetle emmeye başladı. Bu arada elini şortumdan içeri kaydırmış, sikimi kavramıştı, sıkıp sıkıp bırakıyordu. Kendisi de üzerimde memeleriyle göğsümü ezerken, sıyrılmış kısa geceliğinin altından külotlu amını bacağıma şiddetle bastırıp sürtüyor, bu arada sabah duyduğum iniltinin aynısıyla ıhlıyordu. Bacağım külotundan dışarı taşan ıslaklığıyla ıslanmıştı. Hırsla ve hızla tişörtümü sıyırdı, ben de başımı oynatarak yardım ettim çıkarıp attı. Boynuma, ordan göğsüme indi, öpüyor, yalıyor ve emiyordu. Meme uçlarıma geldi, ıhlayarak şap şap seslerle emiyor, ısırıyor ve yalıyordu. Ben de deli oldum, alttan sikimi bastırıyorum, o da amını sürtüyordu.

“Çıkart geceliğini!” dedim. Yine hırsla ve bir çırpıda geceliğini çıkarıp attı. Sütyen yoktu zaten. Tanrım, ne güzel memelerdi, hiç doğurmamış gibi, iri, sert ve uçları yukarı bakıyor. Kafaımın altına bir yastık koyarak sırtımın ve başımın hafif doğrulmasını sağladı ve memelerini ağzıma dayadı, “Em ne olursun!” dedi kısık inleyen sesle. “Em!” dedi. Yumuldum, memesinin ucunu vakumlayarak ağzıma alıyor, tüm gücümle emiyor, sadece meme ucunu değil, memesinden de büyükçe bir kısmı boğazıma kadar somuruyordum. Bu arada diğer taş gibi memeyi de elimle sıkıyor, yoğuruyordum. Nihayetra ağzımdan çıkarıp, bu kez diğer memeyi aynen vakumluyordum. İnlemeleri kısa kısa, ama çok isterik çığlıklara dönmüştü artık. “Ercan abi abim benim… Ne olur 2 yıllık hasretimi dindir, açlığımı gider, doyur beni ne olur, ne olur!” diye inliyor, bir yandan da gözyaşlarını akıtmaya devam ediyordu…

Altında sadece külot vardı, ama işemiş gibi sırılsıklamdı. Memelerimi bir daha öpüp yalamaya başlayarak daha aşağılara indi, göbeğime geldi, yalayıp içini dilledi, sonra diliyle aşağılara indi, şortumla boxerimi az indirdi. Herşeyi, tüm açlığını gidermek istercesine yavaş yavaş, ama her zerresinden tad alarak yapıyordu. Sikimin köküne ulaştı, oraları yaladı. Nihayetra şortumla boxerimi birlikte yavaş yavaş sikimin her açılan yerini yalayarak çıkarttı. En sonunda sikim fırlayarak tavanı göstermeye başladı. Zeliha şöyle bir doğruldu, arzu, beğeni ve şaşkınlık karışımı bir ifadeyle sikimin başını iki eli arasına alarak 4-5 saniye hayranlıkla baktı ve “Bu… bu… bu çok büyük ve çok güzelll! Altanınkinden iri! Hepsinden önemlisi dipdiri…” dedi. Nihayetra eğilip yavaşça öptü, yüzüne sürmeye, tapınırcasına sevmeye başladı. Dudaklarına, yüzüne sürüyor, oradan aşağı memelerine götürüyor, onlara sürüyor, bir birinin bir diğerinin ucuyla okşuyordu…

Nihayetra sikimi kaptı birden ve başını emmeye, “Mmmmm!” diye sesler çıkarmaya başladı. Eli de külotunun üzerinden amını okşuyordu. Yavaş yavaş derken daha da ilerledi ve ağzına sikimin tamamını aldı, başını ileri geri oynatarak vakumluyordu. Ben artık tahammülün son noktasındaydım, omzundan hafifçe ittim ve “Her an gelebilirim!” dedim. Ağzından çıkarmadı ve patla der gibi suratıma baktı. Ben de, “Ooohhh!” diye hırıltılı bir bağırmayla boşalttım tüm döllerimi ağzına. Ağzından hiç çıkartmadı, son titremelerime kadar hem emdi, hem yuttu. Öyleki sikim ağzında ileri geri girip çıkarken bir döl kırıntısı dahi görünmüyordu. Kasılmalarım en son bittikten sonra da 15-20 saniye daha emdi ve sikimi yalayarak ağzından çıkardı. Fakat sikim halen sertti. “Ay inanmıyorum, halen taş gibi!” dedi. Ben de, “Canımm, çok süperdi, ama sen daha açsın, şimdi ben senin tatlını yalayayım hadi!” dedim. “Konutetttt!” dedi, külotunu çekip attı ve hemen amını ağzıma dayadı. Dizleri geri kıvrık, kendi de geriye yaylanmış vaziyette amını ağzıma bastırıyor, ben de bu muhteşem etli amcığı somuruyordum…

Zaten azmış olan Zeliha hemen kasılarak ve kasıklarıyla ağzıma kerkinerek, kısa kısa vuruşlarla, “Buuu, işte buuu!” diyerek boşalmaya başladı. Ağzım ve çenem amının suyuyla, bal kasesine daldırmış gibi sısrılsıklam ve vıcık vıcık oldu. Kasılma ve titremeleri geçince Zeliha dudaklarıma yumuldu ve ağzımdaki bu en ballı sıvıyı, ağzımı emerek yaladı, yuttu ve “Ohhh, amımın tadı da çok güzelmiş!” dedi. Nihayetra yavaşça koluma, omzum hizasından yattı ve dinlenmeye koyuldu. Bu arada parmaklarının sırtıyla hafif hafif göğsüme, oradan sikime kadar sürterek okşuyordu. “Teşekkür ederim Ercan abiciğimmm! İnan iki yıldır yarak yüzü görmedim. Devasiz ve birdaha olamayacağını öğrendikten sonra hep kendi kendimi tatmin ettim ve biliyormusun, tek objem hep sendin. Sebep bilmiyorum ama, senden başkasını düşünmedim bile. Bu sabah bile sen içerde yatarken seni hayal edip, sağ elimin kutsal iki parmağıyla amımı parmaklayarak, sanki senin bu güzel sikinmiş gibi boşaldım. Fakat inan hayallerimde bile sikin bu kadar büyük değildi!” dedi.

Ben de, “İnan ki Zeliha, sen ateşlenene kadar hiç böyle birşey düşünmemiştim, bir anda oldu…” dedim. Göğsüme doğru hafif doğrularak, korkmuş, utanmış, kırgın ve hayal kırıklığı karışımıyla, hepsinden önemlisi yarım saat önceki o mahzun anlamla yüzüme bakarak, “Üzgün müsün, pişman mısın yoksa?” dedi. “Hayııır!” diye bağırdım, “Hayır, hayır! Sana yemin ederim, hiç bu kadar güzel seks yaşamamıştım!” dedim. Yüzüne bu kez memnun, mutlu ve muzaffer bir anlam yayıldı ve “Daha ne yaptık ki!” dedi. Kafaını aşağı eğip sikime baktı ve eline alarak, “Tanrım yaa inanamıyorum, hiç yumuşamadı bu!” dedi. Ben de elimi onun daracaık amcığına attım. Amcığı çok güzeldi bu arada, tam sevdiğim türden, etli iç dudakları ve küçük parmağımın ilk boğumu kadar olan bızırı pespembe ve şişmiş dış dudakların arasından dışarıya fırlamış kabarmış ve sulu bir reçel kıvamındaki am suyuyla vıcık vıcık olmuştu. Daracık diyorum, çünkü bir parmağım bile zor sığıyordu neredeyse. Şarkmunu sezeryanla yapmıştı zaten ve 2 yıldır da parmakları dışında hiçbirşey sokmamıştı bu amcığa…

Zeliha sikimi biraz yalayarak, “Bu güzel şeyi içimde istiyorum, hemen şimdi! Sen hiç birşeye karışma, o kadar açım ki, seni ben sikeceğim! Sen sadece aynen böyle yatmaya devam et!” dedi. Yavaşça yanımdan sıyrıldı, sağ bacağımın yanındaki sol bacağının üzerine yüklenerek sağ bacağını ata binecek gibi üzerimden aşırdı ve doğruldu, sikimi tuttu, alttan o etli, o ballanmış amının dudaklarına sikimin başını 10-15 saniye sürdü. Bu anda bile titriyor, “Offffff!” diye sesler çıkarıyordu. Nihayetra yavaş yavaş, milim milim sikime oturmaya başladı. Amcığı gerçekten çok sıkıydı, ama vıcık vıcık ballı olduğu için sımsıkı da olsa canını yakmadan muhteşem his uyandırarak giriyordu. “Offffff, bu çok kalııınnn!” diye bağırdıktan sonra, “Fakat çok güzeeeelllll!” diye inledi. Tam dibine kadar oturunca, sikim amının rahim ağzı kısmına dokundu. “Offfff, bunu Altanda daha önce hiç hissetmemiştim! Fakatn Tanrım, ne muteşem bir duygu buuu!” dedi ve 10-15 saniye öylece bekledi. Üstüme oturmuş, amı sikimi sımsıkı sarmış, elleri göğsümde dikilmiş vaziyette, amının kasları refleks olarak kasılıp gevşiyor nabız gibi atıyordu…

“Tanrım, sonsuza kadar sürsün buuu!” diye inledi, sonra hafif hafif inip çıkmaya başladı. Önceleri yavaş yavaş, sonra giderek tempoyu artırdı. Oturup kalkıyor, inlemeleri artıyor, bu arada göğüslerimde olan elleri istemsizce ama çok kuvvetle sıkıyordu. Oturup kalktıkça o muhteşem güzellikteki memeleri çok güzel salınımlarla sallanıyordu. Ben hiç hareket etmiyor, sadece memelerini sıkıyordum. Zeliha inleyerek kasıklarımı dövüyor, götünün kanatları taşaklarıma vurdukça şap şap sesler çıkıyordu. Biraz canım acıyordu, ama aldığım zevkten dolayı aldırmıyordum. Gittikçe hızlandı, çılgınlaştı, “Sik beni Ercan abi, sikk, nolur sik daha, siiikkk!” diye bağıra bağıra kasılmaya ve titremeye başladı, öylece göğsüme kapaklandı. Amı halen kasılıp duruyordu. Rahatlayana kadar 2 dakika kadar yattı öylece. Ben de bir yandan saçlarını, bir yandan hafif hafif sırtını ve kalçalarını okşuyordum…

Sebep sonra Zeliha farketti sikimin içinde halen semsert durduğumu ve boşalmamış olduğumu. “Fakatn Tanrım, yaa bugün tüm mutsuzluğum sınırsız bir mutluluğa dönüştü, ama aynı zamanda şaşkınlıklar yaşıyorum, bu ne sendeki Ercan abi? Bu inmez mi hiç? Altanın performansı malum, ama hiçbir arkadaşımda böyle birşey duymadım bile! Utandım şimdi, seni boşaltamadım!” dedi. “Yok, boşver. Biliyorsun ağzına çabuk geldim, ama boşalınca böyle oldu. Boşaltırsın merak etme… Hadi pozisyon değiştirelim!” dedim. Üstümden kalktığında amından çıkan sikim onun ballı sıvılarıyla bulaşmış ve parlaktı. “Domal!” dedim. “Olmaz, korkarım…” dedi. “Yok, götünü sikmeyeceğim, amından yine!” deyince diz dirsek pozisyonu aldı. Fakatn Tanrım böyle güzel kalçalar olmazdı. İnanılmaz güzellikte yuvarlaklardı ve arasındaki göt deliği anca bir kurşun kalemin ucu girecek kadardı. Zaten kıyamazdınız oraya sokmaya. Fakat domalmış pozisyonda arkadan fırlamış amının da görünüşü inanılmazdı…

Sikimi elime aldım ve başını 8-10 kere amının dudakları arasında sürttüm. Yine ıhlamaya başlamıştı. Yavaşça yüklenmeye başladım. Yavaş yavaş girdi sikim amına ve kasıklarım tam kalçalarına yapıştı. “Offff! İşte buna bayılıyorum, o kalın damarlı yarağını amımın duvarlarının her milimetrekeresinde hissediyorum ve yine rahmime dayandı sikin. Ohhhhhh!” diye inledi. Yavaş yavaş girip çıkmaya başladım ve hep yavaş tempoda gir-çık yapmaya devam ettim. Zelihanın inlemeleri hızlanıp çığlıklara dönüştü yine, “Ooggghhhh, ırrgggghhh!” diye hırıltılı bir hal aldı, “Pompala erkeğimm, sikicimmmm, sikkk, sokkkk, hızlı pompalaaaaaa, sert vur bebeğim, vur vur vur…” diye bağırıyordu. O kadar azgınlaştı ki, hızlı vuruşlarım yetmedi, kendisi de götünü kasıklarıma vurmaya başladı. Amına girip çıkan sikimin çıkardığı vıck vıck sesleri, kasıklarıma ve taşaklarıma vuran kalça ve kasıklarının şap şap seslerine karışıyor, ikimizi de azdırıyordu…

Nerdeyse 20 dakika olmuştu. Ta ilk sikmeye başlayalı beri o bir kez boşalmış, ben daha boşalmamıştım, “Arkaık patlamak üzereyim, çıkacağım!” dedim. “Hayırrrr!” diye inledi histerik bir şekilde, “Sakın çıkmaaa, içime akıtt, umrumda değil hiçbirşey, boşal, patlat, tüm dölünü akıt içime!” dedi. “Hadi o zaman beraber olsun!” dedim. “Konutettt beraber olacak, zaten ben geliyoruuuum!” derken, ben de artık dayanma noktamın sonuna gelmiştim, ben de hırıldayarak ve bağırarak patlattım. Zeliha kasılma ve histerik titremelerle yüzükoyun kapanmış ve “Iıııııghhhh!” diye bağırırken, ben amına doldurdum tüm döllerimi. İkimiz de son kasılmaları yaşarken ter içinde kalmıştık. Sık sık soluyarak öylece ben de kapaklandım üstüne. Zeliha altımda, “Tanrım yaaa böyle ölmek istiyorum!” diye inliyordu, sikim içinde yavaş yavaş küçülürken. Bu arada ben onun ensesine sırtına öpücükler yağdırıyor, o da benim ellerimi öpüyordu. Döllerim ve onun aşk sıvıları kanepeye akmış ufak bir gölcük olmuştu.

Yavaşça çıktım içinden, kalçalarına öpücük kondurdum. Zeliha döndü kanepede oturdu. Sikimi tutup, memnuniyetini gösteren öpücüğünü sikime konduruyor, “Teşekkür ederim, teşekkür ederim, teşekkür ederim!” diye inliyordu halen…

278 total views, 0 today

Mini Etekli Çıtırlar

Ağrı balık etli escort, Ağrı bayan escort, Ağrı Escort, Ağrı genç escort, Ağrı Merkez Escort, Azgın Escort, zenci escort 23 Haziran 2020

Öyküleri sitesini uzun zamandır beğenerek okuyorum Merhaba arkadaşlar, 31Seks. Adım Nurhayat, 38 yaşındayım. Düsseldorf’ta yaşıyorum. Görücü usulü evlendim. En küçük kızı idim Ben Siyahdeniz bölgesinde yaşayan, fakir bir ailenin. Durumı vakti yerinde diye beni şuanki kocama verdiler. Kocam kısa boylu, göbekli, saçı baya dökülmüş biri. Ben ıse nerdeyse ondan uzun boylu, güzel bir vücut autore bir bayanım. Konutlenene kadar hiç kimse ile ilişkiye girmedim. Uzaktan beğendiğim erkekler olmuştur ama, öyle konuşmadan fazla hiç ben asla ileri gitmedi. Elimden safra tutturmadım. Sex konusunda hiç tecrübem yoktu yani.

Almanya ‘ da düğün yaptık ve gerdek gecesi kocamla ilk yatmamız çok kötü geçti. Kocam, şimdi anladım ki, hem Penisi küçük, hem de kadının zevkini hiç düşünmez bir insanmış. Doğru dürüst sarılıp öpmeden direk içime girdi ve kızlığımı bozup, 3 dakika sürmeden içime boşaldı. İnanın ne olduğunu bittiğini anlamadım safra. Yalınce kendi kendime, (Hepsi bu mu? Yani kız arkadaşlarımın ballandıra ballandıra anlattıkları bu mu?) diye düşündüm. Günlerim ve gecelerim iyice ızdırap olmuştu. Nihayetra ilk çocuğumu dünyaya getirdim ve aradan pek fazla geçmeden ikinci çocuğumu. Çocuklar büyüdü, ama ben halen ne kocamdan nede hayatımdan hiç zevk almadım.

Kocamın kendine ait işyeri açması onu çok değiştirdi. Egoistliği yetmezmiş gibi, birde kendini çok yükseklerde görmeye başladı ve bu halı dahada çekilmez etti onu. Seks hayatımız 2 haftada 1′ e düştü nerdeyse. Kocamın dışarılara gittiğini biliyordum, ama inanın tek benden uzak dursun da, ne yaparsa yapsın diyordum.

Bir ara kadın arkadaşlarla gün yapmaya başladık. Benim için bir değişiklik oluyordu. Kadınlar bana hep imrenirdi. Fasılabam vardı, param vardı, ama mutlu olmadığımı kimse bilmiyordu. Film havuzu Seks’ten açılınca, kadınlar öyle şeyler anlatırdı ki, inanın tabiri caizse öküzün trene baktığı gibi bakardım. Günlerimizi, gece Türk restoranlarında yaptığımızdan arabayla gidiyordum. Bir gün gece eve dönerken arabamın tekeri patladı. Kocamı aradım, ama maalesef indir kapalıydı. Şaştım kaldım. Gece yarısı yol ortasında kaldım. Derken bunu yanıma bir araba durdu. İçerisindeki adama bakınca öyle sevindim ki anlatamam. Kocamın arkadaşı, Hakan.

“Hayırdır yenge hanım, bir sorun mu var?” dedi. Ben de, “Tekerim patladı, kocama ulaşamıyorum, şaşırdım kaldım!” dedim. Hakan kahkaha atarak güldü, “İlahi yenge, bu mu sorunun?” dedi. Hemen indi arabadan, bagajdan yedek tekeri çıkardı ve 10 dakika sürmeden tekeri değiştirdi. Ona, “Hakan bey çok zahmet oldu, eliniz çok kirlendi, ilerde bir Cafe var, orada elinizi yıkayın, bir de soğuk bir şey ısmarlayım!” dedim, ama zor kabil ettirdim. O önden, ben arkadan Cafeye vardık. Elini yıkadı, masaya geldi. Soğuk birşeyler sipariş verdik. Öyle karizmatik, öyle yakışıklı bir insandı ki, bir de Türk erkeklerinde, kusura bakmayın ama pek bulunmayan efendi ve naziklik vardı ki, resmen mest olmuştum. Cafede çalışan garson kız safra resmen yanımda Hakana asıldı. 10-15 dakika oturup sohbet ettikten sonra müsade istedi ve kalktık. Giderken bana kartını bıraktı, “Olur da kocana ulaşamaz, bir derdin olursa ara, elimden geldiği kadar yardım ederim!” dedi. O gece elimde olmadan onu hayal ederek uyudum. Kocam hangi insan müsvettesi ıse sabah sormadı safra gece neden aradın diye.

Fasıladan iki gün geçmeden, kocam bir gece beni aradı ve “Ben şu Türkiye bir’deyim, haberin olsun! dedi. Oğlu zamanlarda sürekli birşeyler bahane eder ve Türkiye’ye uçardı. Çocuklarım da 3 günlüğüne gitmişlerdi. Kaldım yine yalnız. Çantamı karıştırırken Hakanın kartı elime geçti. Fazla düşündüm ve en sonunda, “Selam!” diye mesaj attım. 5 Dakika sonra, Hakan da, “İyi akşamlar, kimsiniz?” diye cevap yazdı. “Nurhayat ben, umarım rahatsız etmedim?” dedim. İnanın heycandan tir tir titriyordum. Safra Ne yaptığımın farkında değildim. “Diye geri yazdı ve arkasından beni aradı” Hayırdır, yolda mı kaldınız yine? Söz lafıı açtı, nerdeyse 1 saat sohbet ettik telefonda. Dedi bende çok kötü ve yalnız hissettiğimi söyleyince, “İsterseniz birazdan uğrayayım boyutu?”. Ben de biraz çekinmeme rağmen kabil ettim.

Fasıladan 20 dakika geçmedi, kapımın zili çaldı. Hakan gelmişti. Kapıyı açtığımda ayaklarım titredi. İçeri buyur edip, çay demledim. Oturduk sohbet etmeye başladık. Nerdeyse tüm hayat hikayemi anlattım. Hakan 1.80 boyunda, çok sağlıklı bir vücuda sahip ve mükemmel konuşmasını bilen bir insan. O konuştukça ben kendimden geçiyordum. Bir ara Lavobaya kalktı ve dönünce direkt yanıma oturdu. Sohbete devam ederken, bir ara elini dizime dokundurdu. Ben tepki vermeyince saçlarımı okşamaya başladı. Ben genç kız gibi utanıp kızarırken, Hakan beni kendisine çekip, önce yanaklarımdan, sonra boynumdan öperken, ürkek kedi’nin gibi titremeye başladım. Vücudum resmen yanıyordu. Hakan sağ eli ile eteğimin altına girdi ve bacak aramı okşamaya başladı. Nihayetra birden dudaklarımı öpmeye başladı. Ne yapacağımı bilmiyordum, dilini ağzımın içine sokup öpüyordu beni. Alt dudağımı emip, elini külotumun içine sokunca, titreyerek amımdan sular aktı. Utancımdan yerin derinliklerinde dibine geçecektim, ama Hakan normalmiş gibi devam etti amımı ellemeye.

15-20 dakikaya mal yakın öpüştükten sonra beni kucaklayıp bir kat yukarı, yatak odama götürdü. Beni biryandan öperek, bir yandan da çırılçıplak soydu. Göğüslerimin arasına kafasını sokup, göğüslerimi ve uçlarını öyle ustaca öpüp emiyordu ki, bir kez daha titreyerek amımdan sular aktı. Bu yaşımda ilk bu gece ve şu ikinci kez boşalmış ve Orgazm dedikleri şeyi tatmıştım bir. Göğsümden yalayarak göbeğime, ordan da bacak arama indi. Fakatn Tanrım, ne yapıyor bu demeye kalmadan, kafasını bacak arama sokup, amımı yalamaya başladı. Amımın ıslak olması umrunda değildi. Öyle yalıyordu ki, resmen uçuyorum sandım. Bir yandan yalıyor, bir yandan da parmaklarını amıma öyle ustaca sokup çıkarıyordu ki, inanın hatırlamıyorum Kaş kez ben boşaldım.

Bir saat am yalanır m? İnanın yaladı! Perişan oldum iyice. Nihayetra birden sırtüstü yattı, geriye doğru çekilip sırtını karyolanın baş kısmına yaslayıp, “Sıra sende birtanem!” dedi. Gözüne aval aval bakakaldım. Gülmeye başladı, “Ne o? Hiç yalamadın mı sen?” diye sordu. Kafamı yere eğip, “Hayır, ne yaladım, ne de bu yaşıma kadar amım yalandı!” dedim. Hakan birden, “O kocayın aklını sikeyim, seni hiç sikmemiş desene!” diye argo konuşunca, daha da bir etkilendim. Bu sefer ben onu soymaya başladım. 2 Pantolon, gömlek, atlet derken bunu bir külotunu indirdim. Öyle kocaman bir yarağı vardı ki, kocamınkinin en az, bilemediniz 3 katı uzun ve bileğim kadar kalın! Gözüm fal taşı gibi açıldı. Sikinin başını öpüp kenarlarını yalamaya başladım. Öyle tatlı bir tadı ve öyle temiz bir siki vardı ki, bir tane kıl yoktu. “Bebeğim başını ağzına al, dondurma yalarmış gibi!” dese de, başı ağzıma zor giriyordu.

10 dakika kadar yaladım ve beni yukarı çekti, “Gel sana ata binmeyi öğreteyim!” diye gülerek üzerine aldı ve, “Yemekkım ağzına almada zorlandığına göre, amına da zorlanırsın. Sana bırakıyorum, alışa alışa al!” dedi. Amım zaten satıcı sular gibi akmış, yarağını amıma denkleyip üzerine oturayım dedim, ama nerde. Kafaı safra girmiyor. Fakat Hakan öyle sabırlı, öyle tatlıydı ki, mecburdum onu almaya. Bende rahat bırakıp sürekli denedim. En sonunda kafası biraz girdi, ama gözümden de yaş aktı. Ben zorlayıp almaya uğraşırken, Hakan, “Yemekkım zorla deneme, bırak o kendiliğinden girer!” dedi ve beni öpmeye başladı. Boynumu, göğüslerimi ve dudaklarımı öpüyordu. Yarağının kafasına resmen akıyordum. Dediği gibi, kendiliğinden yavaş yavaş girmeye başladı. Sanki kızlığımı bozuyordu, resmen içim yırtılıyor sandım. İnanın, baya sürdü, ama en sonunda içime alınca, kocaman bir ‘Ohhh!’ çekip boynuna sarıldım. Hakan ise, “Bak aşkım, aldın sonunda! Kalk!” dedi içinde Şimdi işi akışına bırak, izle. O koca yarak içimi doldurmuş, ben gelecek zamanı belirtmek ardına Orgazm olurken, dayanamadım başladım hip kalkmaya…

Ya bir erkek bu kadar kendine sahip olabilir mi? Kocam 3 dakikada model biterdi. Hakan beni 1 saate yakın, onun pozisyonda, kanırta kanırta sikti, perişan etti. Oğlu sözü, “Korunuyor musun aşkım?” idi. Ben de, “Korunuyorum canım, korunmasam safra doldur içimi döllerinle, kurban olsun Nurhayat bu yarağa!” dememle, sanki hortumdan su akar gibi içime sıcak sıcak döllerini fışkırttı. O boşalırken, ben de oğlum kez gelip dudaklarına yapıştım. Nihayetra o koca yarağından hip göğsüne yattım. Kayıt benim olmuştu. “Hakan, yalvarırım, beni kötü bir kadın sanma, kocamdan sonra ilk defa seninle böyle birşey yaşadım, ama inan ki pişman da değilim!” dedim ve sikini bir daha ağzıma alıp, o kol gibi yarağın içinde bir damla döl bırakmadım…

Nihayetra kalkıp beraber duşa girdik. Fakat inanın yürüyüşüm değişmiş, bacaklarım birbirinden ayrık yürüyordum. Hakan ıse gülerek, “Merak etme aşkım, sabaha bir şeyin kalmaz!” dedi ve götümü okşayarak, “Sen daha benim bu yarağı arkana safra alacaksın zamanı gelince!” diyerek gülüyordu. Sabaha kadar Hakan amımı 2 kez daha o koca yarağına doyurdu. Sabah beraber kahvaltı yaptık ve Hakan da evine döndü. O da evli ve çok şanslı bir karısı var. Ben onun evliliğine göz dikmiş bir bayan değilim. Tanrı yuvasını bozmasın, ama beni de yaraksız bırakmasın. O günden beri Hakan A’la sürekli buluşup sevişiyor ve sikişiyoruz, ilerde onun o koca yarağını arkamdan da alacağım. Bu yaptığımdan pişman değilim, kocam bunu hak etti…

Kendinize iyi bakın! (Beyler hanımlarınızı ihmal etmeyin!)

312 total views, 1 today

Türbanlı Kadınlarla Tanış

Ağrı balık etli escort, Ağrı bayan escort, Ağrı Escort, Ağrı genç escort, Ağrı Merkez Escort, Azgın Escort, zenci escort 22 Haziran 2020

Selam millet, ben Veli, 31 yaşındayım. Sikişmeye çok düşkün biriyim,
değişik yaşlarda birçok karı kız siktim, ama çocukluk
hayalim bir yengem (amcamın hanımı) vardı ki, ona
hastaydım. Yengem 46 yaşında, türbanlı, cahil mi cahil, ama
bir okadar da muhteşem vücudu olan bir kadın. Yengemin albümünden
arakladığım bir Fotoğrafını devamlı
31 yanımda bulundurur, 31 çekerken hep o Fotoğrafına bakarak
çekerdim. Fazla hoşlanmadığım bir kadını sikerken
safra yengemi hayaller sikerdim. Yengemle aram çok iyi idi, devamlı da
görüşürdük. Üstelik amcam yengemi 5 yıl önce boşamış,
18’lik bir kızla evlenip, Gaziantepe çekip gitmişti. 5 Yengeme bu
yıl içerisinde daha çok gidip gelmeye başlamıştım.
Hemen hemen hergün görüşürdük, ama birtürlü açılamadım. 20
5 yıldır sikmek istediğim çocukluk hayalim yengem HN
alkollü idi ve ben ıse onu sikemeden, Fotoğrafına bakarak 31 çekmeye devam ediyordum.

Yengem maddi sorunlar yüzünden
oğlunun yanına Mersin’e gitmişti ve bu bana dert oldu. Yengem
gideli 1 ay oldu olmadı, ben de yanına tatile gittim. Yengem beni
görünce okadar sevinmişti ki anlatamam. Amcam oğlu ve yengemle
sohbetimiz o kadar koyu idi ki, o gece geç saatlere kadar oturduk. Amcam
oğlunun da o gece nöbeti varmış, “Geleceğini bana haber
verseydin, işyerinden müsaade yüzey alırdım!” dediyse de, ben gerek
olmadığını söyledim ve ertesi günler için müsaade yüzey
almasına engel oldum. Amcam oğlu nöbete gidince, evde yengemle ben
tek kalmıştım. Yengem geldiğimden beri duşa girmemi,
2 yol yorgunu olduğumu söyleyip, “Burda insan günde duşa defa
girmezse ölür!” deyip durdu. Benim de zaten duşa girip, yerinde duramayan
31 çekip sikimi indirmem lazımdı. Banyoya Girdim…

Önce yengemin
Fotoğrafına bakarak bir 31 çektim, sonra duşumu alıp
bornozla çıktım. Yengem ıse mutfakta götü bana dönük vaziyette
birşeylerle uğraşıyordu. Odaya geçtim, ama az önce banyoda
31 çekmeme rağmen sikim halen bornozun altında sanki bayrak
direği gibi duruyordu. Yengem pat diye içeriye dalmasın mı,
“Giysilerini şuraya koydum…” diye. Tabi bornozun altındaki
kalkık yarak yengemin dikkatinden kaçmadı, birkaç saniye mal mal
bakındı durdu, sonra hemen çıktı odadan. Ben üzerimi
giydim, yengem tekrar geldi, yüzü kıp kırmızı vaziyette,
bornozu aldı odadan çıktı. Bir süre sonra yengemin yanına
gittiğimde, yengemin konuşması değişmiş,
kekeliyordu sanki. Ne sorarsam kısa cevap verip geçiştiriyor,
kafasını sallıyordu. Diye ısrar edince “Ne oldu yenge?”
“Benim Fotoğrafım sende ne geziyor?” dedi. Öyle bir utandım ki,
yerin derinliklerinde dibine girdim resmen. Yengemin Fotoğrafını bornozun
cebinde unutmuştum…

Bütün cesaretimi topladım ve
yengeme, 1 dakika susup beni dinlemesi için yemin ettirdim. Nihayetra benim
Mersin’e kendisi için geldiğimi ve kendisinin çocukluk hayalim
olduğunu, 20 yıla yakındır kendisini
arzuladığımı, ona kısaca aşık olduğumu
söyledim. Yengem şaşırmıştı tabi. Yengeme ne
düşündüğünü sorduğumda, mal mal bana bakıp duruyordu.
Kafasını öne eğdi ve “Duymamış olayım
bunları, ben senin yengenim! Yengene aşık olmak ne demek?
İsteklamak ne demek?” diye mırıldanıyordu. Yanına biraz
yaklaştığımda, kanepede geriye doğru götünü kaçırdı.
Yengemi kucakladım ve sarıldım. Tir tir titriyordu heycandan,
ama bana engel de olmamıştı. Yüzünü iki elimin arasına
alıp, göz göze bakıştık. Nihayetra dudağına
yumulduğumda yengem kendinden geçmişti. Uzun bir süre öpüştük,
sonra yengemi altıma aldım ve kocaman memelerini okşamaya
başladım. Eteğin altına elimi soktuğumda, yengemin
amının suyu bacaklarına kadar inmişti. Elimi sonra
külotunun içine soktum. Yengemin AMI vıcık vıcık olmuştu.

Ayağa kalktım ve
yengemi de kaldırım, ufak ufak soymaya başladım. Yengem
bana bakmıyor, utancından ölüyor adeta. Penyesini ve sütyenini
çıkarınca, yengem elleriyle memelerini örtüyor, o kocaman
güzelliği benden saklıyordu. Yere çöküp eteğini ve külodunu
beraberce çıkarıp, yengem ayaktayken amına yumuldum ve yalamaya
başladım. Yengeme bacağının birini
kaldırmasını söyledim. Ne diyorsam yapıyordu artık. O
pembe amcık dudaklarını aralayıp dilimi amının
içine sokup yalıyor, klitorisini emiyordum. Arkaık Yengem zevkten
safra nefes alırken zorlanıyordu. Ve ben de Ayağa kalktım
soyundum. Nihayetra yengemi önüme çöktürüp, sikimi eline verdim,
yalamasını söyledim. Toyce yalıyor, sikimi dişliyor
acıtıyordu. Hiç yarrak yalamamıştı bes belli…

Sikimi çıkardım
ağzından ve yengemi yatırdım, o kocaman memelerin
arasına sikimi yerleştirdim. Memelerinin arasında git jel
yaptıkça, sikimin kafası yengemin ağzına girip
çıkıyordu. Benim yarrak kendinden geçti, oldu bir balyoz. 31 Yeni
çektiğimden, boşalmadan en az 45 dakika / amatör sürem vardı.
Birdefa daha Amını yalamaya başladım. AMI yine su
içinde kaldı. Penyesini aldım ve yengemin amını sildim ve
bacak arasında yerimi aldım. Yengeme sikimi tutmasını ve
fırça gibi amına sürtmesini istedim. Ne diyorsam yapıyordu.
Nihayetra sikimi amına yerleştirmesini istedim, onu da yaptı. Fakat
AMI yine vıcık vıcık olmuştu, yine penyeyle
amını bir güzel sildim kuruladım. Sikimi amına yaslayıp
sokmaya başladım. Amını okadar kurulamışım
ki, sanki kızlık zarını sikim delermişcesine
zorlanıyor, bastırdıkça sikimin kafası içine zoraki
giriyordu. Ani kökleyince, “Hepsini sokma!” diyerek yengemin gözleri büyüdü,
nefesini tuttu bir süre. Fakat sikim köküne kadar yerleşmişti…

Gıt jel yaptıkça, AMI
sikime alıştı ve yengem altımda inlemeye, beni belimden
asılarak kendine doğru çekmeye başladı. Sanki
taşaklarımı da sokmak istiyordu amına. 4-5 dakika
amına bu şekilde pompaladıktan sonra, yengem altımda
yılan gibi kıvrılmaya, gözleri kaymaya başladı. Belli
ki yengem Orgazm oluyordu. Fakat ben hızımı kesmedim, delicesine
sikimi saplıyordum, yengemin amını parçalarcasına
sikiyordum. Yengemin inlemeleri taşaklarımın
şapırtısına karışmıştı. Yengemin,
“Yeterrr, ben bende bittim! Öldüm!” diye yalvarmasına aldırış
etmeden, yengemi yarım saate yakın değişik pozisyonlara
sokarak siktim. Nihayetunda ben de boşalacaktım, “İçine
boşalayım mı?” diye sorduğumda, “Hayır yapma!” diye
kafasını salladı. Amına bir pompa gibi hava basarcasına
birkaç kez daha pomplaladıktan sonra sikimi amından
çıkarıp, göbeğine ve memelerine doğru
fışkırarak ben boşaldım.

Sikimden akan oğlu damlaları
da penyesine sildikten sonra banyoya gittim, sikimi yıkadım.
Yine yengemin yanına geldiğimde, yengem yüzüstü dönmüş
yatıyordu. Yengemin götü muhteşem bir tablo gibi duruyordu. Bu götü
mutlaka sikmeliydim. Sikimi elimle ovalayıp sertleştirdim ve yengemi
o pozisyonda domalttım. Yengemin hiç sesi çıkmıyordu, taki sikimi
götüne yerleştirip zorlayana kadar. “Ne olursun ordan yapma!” diyordu. Fakat
ben vazgeçmeyecektim. Biraz daha uğraştım, fakat sikimin
başını safra sokamadım yengemin götüne. Yine banyoya
gittim, sikimi güzelce sabunladım geldim. Yengem yine yüzüstü yatmıştı.
Domalmasını söyledim, gönülsüzce domaldı. Sabunlu sikimi, o
iğne deliği kadar küçük ucakta deliğne yerleştirip, yılan
gibi içine kayınca, o sessiz yengem bir bağırdı ki, valla
korktum apartmanı başımıza toplayacak diye. Önümden kaçmaya
çalıştıysa da nafile, kaçamadı, belinden sıkıca
tutmuştum. Fazla canını yakmak istemedim, götüne 1-2 git gelden
sonra sikimi çıkardım ve amına sokup, yarım saat
amını siktim. Arkaık benim de halim de kalmamıştı.
Fakat sabaha kadar sikecektim yengemi, 20 yıllık özlemdi bu. Yengemi o
4 gece. kez siktikten sonra uyuya kalmışım.

Yengem sabah erken kalkmış kahvaltı falan hazırlamış. Amcamın oğlu da gelmişti. Yengem yüzünde gülümsemeyle beni uyandırıp kahvaltıya çağırdı. Elimi yüzümü yıkamaya banyoya gittiğimde, banyonun kapısına geldi ve “Eşşek sikli, öldürdün beni, hayvan! diye fısıldayarak gülümsedi.

Yengem ogünden sonra artık adeta kölem olmuştu, ne desem ikiletmeden yerine getiriyordu. Hatta ben daha söylemeden, kendiliğinden sikimi ağzına alıyor, amını siktikten sonra götünü de sikmem için kendiliğinden domalıyordu. Tatilim bitip ben memlekete döndükten 10 gün sonra da yengem oğluyla tartışıp, o da memlekete sikicisinin yanına döndü, yani benim yanıma. Arkaık hergece yengemi amdan götten sikip pestilini çıkarıyorum. Canım yengem benim!

280 total views, 0 today

Körpe Genç Kızları Yakala

Ağrı balık etli escort, Ağrı bayan escort, Ağrı Escort, Ağrı genç escort, Ağrı Merkez Escort, Azgın Escort, zenci escort 21 Haziran 2020

Selam sevgili 31 hikayeleri okurları. Almanyaya
gelişimin henüz üçüncü haftasıydı. Ve ben kararımı
verdim. En kısa zamanda Almancayı öğrenmeliydim. Bu böyle
olmuyordu. Sebep mi? Birincisi, o zaman daha henüz bu kadar Türk yoktu,
derdimizi anlatamıyorduk. İkincisi de, etrafımız am
kaynıyor, biz sikimiz elimizde abaza abaza, çaresiz dolaşıyoruz,
Almanca bilmediğimizden. Üçüncüsü de, İşyerinde daha
başarılı olmanın yolu söyleyeni anlamaktan geçiyor. Bunu
anlamıştım en azından. Öyle de yaptım. Kendi kendime
öğrenmeye karar verdim, çünkü burası küçük bir kasaba. Kurslar büyük
yerlerde var, ve bana uzak.

Uzatmayalım, 1966’da gelmiş, yani benden üç sene evvel, bir arkadaşla
tanıştım. Adı Çetin. Komşu kasabada bir beton
fabrikasında çalışıyor. Sürekli onun yanına gidip
geliyordum. Bu iki kasaba arasında ‘Tauchsee’ adında büyük bir göl
var. Fazla ta şirin bir göl. Bir köşesini yüzmeye açmışlar,
diğer mesire yerleri ve Ördekler taraflarında dolaşıyorlar.
Nihayetradan öğrendim, buradan görülmeyen gölün altında da,
sazlıkların arkasında çıplak yüzücüler için bir köşe
var. Darı daltaşak, am, ucakta meydanda, çalkalaya çalkalaya, kimisi
yüzüyor, kimisi kumlara uzanmış güneşin tadını
çıkarıyor. Yedisinden yetmişine kadar onu yaşta insan var,
erkeği, kadını. Alışmak benim için zordu, ama orada olmak için benim de daltaşak dolaşmam lazımdı. Bu da başlarda benim işime gelmiyordu.

İlk zamanlar Annedolu’da adlı o çıplakların yakınına gidip, az mı 31 çektim, kana kana, dolu dolu.
Oradakiler alışmışlar anlayışla karşılıyorlardı,
ama hayli bir mesafe bırakmak şartıyla. Otel
yasak tabii. Fazla zaman sonra ben de onlardan biri oldum. Sikimi sallaya sallaya
aralarında dolaştım, laf attım, karı ayarladım. Hele
bir seferinde, hemen oracıkta, az ilerde Konut resmi altında
ayarladığım karıyı bir sikişim var ki,
kanırta kanırta. Birkaç seyircim safra vardı. Ayrım etmez. Biraz
yaşlıydı, ama ne yapalım. Fazla seçici olma
şansımız yoktu. Am olsun da, çamurdan olsun diyorduk o zamanlar Annedolu’da adlı.

Fakat bir defasında tamamen tersi oldu. Oltama bir taze yakalanmıştı. Kızın
adı Stefani. Islakı da daha henüz 16, çok taze. Öyle ki, memeler
daha tomurcuk, am şeftali tüylü. Stefani yaşından beklenilmeyen
bir beceride sikişiyordu, hiç unutamam. O yaşta, önce erkek
arkadaşına siktirmiş kendisini, sonradan da üvey abisine. O
kadar güzel yarak yalamasını da üvey abisinden öğrenmiş
zaten. Ben hayatına giren üçüncü erkek idim. Haftasonu Cuma günleri üvey kızı
abisi işten dönünce, Stefani de okuldan gelmiş oluyormuş.
Annelığı ve babası çok sonra geliyorlarmış eve. Üvey
abisi duşunu o zamandan beri artık Stefani ‘ siz almıyormuş.
Önce yarağını ağzına veriyor, bir güzel
yalatıyormuş duşun altında, sonra domaltıp bir güzel
geçiriyormuş o tazecik amcığa. Fakat pompalama çok kısa
sürüyormuş ve Stefani bundan memnun değil. Temel sikişi asıl bende görmüş.

Hele bir defasında eve attım bunu. İkimiz de ter içersinde kalmamıza rağmen onu,
çeşitli variyasyonlarda onu amdan sikmeme rağmen, üçüncü
sikişimde bir türlü gelemiyordum. Aklıma götü geldi, hoş o güzel
ve tazecik taş gibi ucakta zaten hiç aklımdan çıkmıyordu. Fakat
götünden de acır diye siktirmiyordu bizim yavru. Üvey abisi de götünü
sikmeyi birkaç defa denemişse de başaramamış. Fakat para durumu o
da görüyordu: Yan yatırdım amdan siktim olmadı, köpekçe
domalttım amdan siktim olmadı, hoppa hoppa ata bindirir gibi
bindirdim yarağıma, amını siktim olmadı. Bir türlü boşalamıyordum.
Götünden sikmek tek çareydi. “Üzgünüm Stefani, götünü bügün siktireceksin bana, başka çare yok!” dedim…

Stefani Kaş defa orgazm oldu bilmiyorum, ama ben daha henüz boşalmamama rağmen, ikinci
sikişimden arda kalan döllerim ve onun amının suyundan, AMI
vıcık vıcık olmuştu. Onları parmaklayıp
parmaklayıp götüne taşıdım. Götüne önce bir, sonra iki,
sonra üç parmakla girebildiğim kadar derinliğe girip çıkabildim
en sonunda. Buna rağmen sikimin kafasını safra sokmayı
başaramadım götüne. Götünü sikme uğraşım uzun
sürdüğünden olacak, benimki de sertliğini kaybetmeğe
başlamıştı. Devasiz tekrar ağzına verdim. Önce
bir yaladı, yanlardan başlayıp sikimi kafasına kadar, sonra
gırtlağına kadar aldı ağzına. Ohhhh. Unutulmaz,
bir zevk. O küçücük ağızda tat bozukluğuna girip çıkmaları sadece
safra seyretmesi bir zevk. Ağzının o
sıcaklığı ve ıslak sürtünüşü, benim malafatı
tekrar kısa zamanda formuna soktu. O da bundan zevk almış oldukları
olmalı ki, belki de orgazm oldu bilmiyorum, AMI bir o kadar sulanmıştı…

Canım çekti, önce amına bir girdim, birkaç pompaladıktan sonra götünün ağzına dayadım yarrağımı. Arkaık kararlıydım girmeye bu güzel ve tazecik göte. İkinci yüklenişimde kafasını sokabildim yarrağımın. Stefaninin Ahhhhh! çığlığı ortalığı yardı. Üst katta oturuyor ama, hani yandaki komşular ona aktarabilirlerdi en Konut autore gerçi. Devasiz ağzını kapattım bir elimle ve kökledim sonuna
kadar. Feryatların bini bir para. Biraz bekledim, ama çığlıkların sonu gelmiyordu. Devasiz ağzını kapıyordum sol elimle. Önce yarrağımı biraz geriye çektim, sonra tekrar kökledim. Üçüncü, dördüncü vargelden sonra artık kafasına kadar geriye çekip çekip köklemeye başladım. Götünün içi ateş gibi yanıyor ve o kadar dar ki, vantuz gibi emiyordu
yarrağımı adeta. Buna dayanır mı can. Saatlerce amında gidip gelememe rağmen, bu daracık büzük beni 8-10 vargelden sonra bitirdi. Hemde nasıl bir bitiriş, iliğime kadar aldı
döllerimi içine. Kesik kesik titremeler ve yarrağımın kafasının hareketi beni yerlere serdi. Soluk nefese kalmıştım…

Yaa işte böyle sevgili okurlar çeltik. Ancak abisine falan yakalanma tehlikesi çok büyük olduğundan, 2-3 hafta sonra mecburen ilişkiyi bitirdim. İki sene sonra tesadüfen dışarda karşılaştığımızda, bana yüz vermedi. Onu unutamadığımı ve çok
arzuladığımı söylememe rağmen, bir türlü sikişmeye ikna edemedim.

374 total views, 0 today

Seksin Hazlarını Hisset

Ağrı balık etli escort, Ağrı bayan escort, Ağrı Escort, Ağrı genç escort, Ağrı Merkez Escort, Azgın Escort, zenci escort 20 Haziran 2020

Selam; adım Selcan, 23 yaşındayım, bekar bir bayanım. Kumral, 1.65 boylarında, normal kiloda biriyim. Öyküm, kuzenimin kocası Kenan’la yaşadıklarımızla ilgili. Kenan 34 yaşında, esmer, tam bir Türk erkeği. Aslında ilk zamanlar onunla ilgili hiç bu tip
düşüncelerim yoktu.

Bir gün Mardin’e geldiklerinde, kuzenimin kocası akşam benden
bilgisayarımı istedi. Ben de verdim bilgisayarımı. Kenan
yaklaşık 1 saat kadar bilgisayarda takıldı. Fakat nereden
bilebilirdim geçmiş kayıtlarına girip, benim bu sitede seks
hikayeleri okuduğumu görebileceğini. Bir süre bana hiç birşey
söylemedi Kenan. Fakat bir gün akşam avluda oturup, büyüklerden gizli sigara
içerken (avlulu klasik Mardin evimiz var) bana, “Selcan’cığım
yanlış anlama ama, internete girdiğinde geçmişi silersen
senin için iyi olur. Hadi ben neyse de, bir başkası gördüğünde
senin için iyi şeyler düşünmeyebilir. Belli bir yaşa gelmiş
birisin, bu yüzden girdiğin siteler normal, ama yine de dikkat et!”
dediği anda başımdan aşağı kaynar sular döküldü.

Çünkü mutaasıp bir aileyiz (türbanlı olmasak ta). Her an yanlış anlaşılabilirdim.
Fakat Kenan o kadar sıcak konuştu ki, ben biraz buna güvenerek
rahattım. Biz hiç bir şey olmamış gibi konuşurken, bir
erkeğin benim yaptığım şeyleri biliyor olması
beni sulandırmaya başlamıştı. Kenan hakikaten çok
yakışıklı ve atletik yapılı bir erkekti,
bunları düşünürken beynim dönüyor, Kenan’ın gözlerinin içine
bakarak oturduğum yerde bacaklarımı sıka sıka
boşalıyordum. Arkaık zamanımın her anı
Kenan’ı düşünmekle geçiyordu. Biliyorum yaptığım
yanlıştı, ama yine de içimden bir ses onunda bana
karşı boş olmadığını söylüyordu. Üstelik
eşiyle yaşadıkları sorunları da bildiğimden, daha bir istekle onu düşünüyordum.

Yine bir gün onlara kahvaltıya gittik. Sabahları kalkınca ben
sütyen giymem ve o gün de beyaz tişörtüm vardı yine üzerimde ve
mümkün olduğunca saklayarak oturdum masada. Fakat sanırım Kenan
bunu farketmiş olacak ki, sürekli göğüslerime doğru
bakıyordu. Bunu düşündükçe göğüs uçlarım daha da
sertleşiyor ve yeni uyanmış olmanın etkisiyle amım
sulandıkça sulanıyordu. Yerimde duramıyordum. Annemler
birşeyler konuşuyor, Kenan konuşmalara katılıyor,
arada bana da laf çarptırıyordu. Fakat benim hiç bir şey
konuşacak, ya da bir şey yiyecek halim kalmamıştı.
Nihayetra Kenan sigara içmeye kalktı. Tam karşımda oturuyordu,
ayağa kalkmasıyla şortunun önündeki
kabarıklığı gördüm. Öyle bir kabarıklıktı
ki, utanmasam uzanıp ellerimle sıkacaktım. Sanırım o
da bakışlarımı farketti. Fakat yapacak bir şeyim yoktu,
çok kötü olmuştum. O gece yatağıma girdiğimde Kenan’ı
düşünerek defalarca amımı okşadım ve bacaklarım
titreye titreye, sular seller gibi boşaldım.

Bir gün yine evde tek başıma otururken pencereden Kenan seslendi,
“Selcan evde kimse yok ve benimde canım acayip kahve çekti, bana
yapabilirmisin zahmet olmazsa? Hem de beraber sigara içeriz!” dedi. Bu benim
için bulunmaz bir fırsattı. Hemen yan tarafa halamların evine
geçtim, mutfağa girdim, kahveyi yapmaya başladım. Bu arada Kenan
da içeri geldi. Üzerinde dar bir şort ve tişört, vücudunun tüm
hatlarını belli ediyordu. Hele ki şortun altından belli
olan o koca yarağı beni yine ateşlemişti. Ordan burdan
sohbet ederken kahvelerimiz de olmuştu, hemen fincanlara doldurdum ve
mutfakta oturup, yaktık sigaralarımızı.

Konular açıldıkça açılıyor, Kenan’ın kuzenimle yaşadığı
sorunlara kadar inmiştik. Kenan, eşinin cinsel anlamda çok isteksiz
ve 4 ayda bir ancak birlikte olabildiklerini falan anlatıyordu. Ben de,
“Sen fazla istekli olmayasın? Belki de sorun sendedir!” falan dedim. Fakat o
da bana, “Konutet çok istekliyim belki ama, hem sanırım bundan, hem de
sanırım ölçüler biraz fazla, ondan dolayı olabilir!” dedi. Ben
de, “Ölçü derken?” dedim. “Boşver, geçelim bu kısmını!”
dedi. Fakat ben anlamıştım neyi kastettiğini. Israrla
sorunca, “Selcan bunları konuşmam bile yanlış, ama anla
işte, şeyimin ölçüsü biraz büyük!” dedi utana sıkıla. Ben
de, “Ne kadar ki, büyük dediğine göre?” diye sordum. Bana dolaylı
yollardan, “İşte normalinden 5-6 santim kadar büyük!” dedi. Ben de
hemen, “Normali ne kadar? Seninki ne kadar?” diyerek soruyu yapıştırdım. “Offf Selcan ya, 23 santim işte!” dedi ve kıpkırmızı oldu.

O an benimde içim bir tuhaf oldu. İneternette dolaştığımda görüyordum erkeklerin
yarraklarını, ama bu sanırım bambaşka bir şeydi. Ve
içimde bir an önce onu görme isteği doğdu. Ben bunları
düşünürken, yazık Kenan konuyu değiştirmeye
çalışıyor, havanın sıcaklıklarından tutun da
başka her türlü konuya atlıyordu. Ben niyetimi bozmuştum bir
kere. Bu yaşıma kadar sakladığım bekaretimi bir
süredir ilgi duyduğum ve hayallerimin erkeği Kenan’a vermek
istiyordum. Kahvelerimiz de bitmek üzereydi bu arada. O an aklıma bir
fikir geldi, fincanlarımızı alırken başım
dönmüş gibi yapıp, kollarına bıraktım kendimi…

Kenan neye uğradığını
şaşırdı önce, “Selcan iyimisin? Dur sana su vereyim?”
derken, ben onun bütün vücut hatlarını hissetmeye
başlamıştım bile. Hatta elim boşta olduğu için
Kenan’ın karnına koydum elimi. Fakat o bunlardan habersiz, benimle
ilgilenmeye çalışıyordu. Elim artık Kenan’ın
kasıklarındaydı, ben de Kenan’ın kucağında. Ne
olduysa o an oldu ve gözlerimi açıp baktığımda
Kenan’ın da surat ifadesinin değiştiğini gördüm ve birden
dudaklarımız birleşti. Sanki öpüşmüyor birbirimizin
dudaklarını yiyorduk. Konutdekilerin akşama kadar
gelmeyeceğini bildiğimizden, herşey istediğim gibi
gidiyordu. Kenan bir yandan dudaklarımı yerken, bir yandan
elleri göğüslerimde geziyordu. Delirmeye başlamıştım,
ilk defa bir erkek tarafından elleniyor ve öpülüyordum. Hareketlerim
acemiyceydi, ama beni o kadar güzel yönlendiriyordu ki, çıldırmak işten bile değildi.

Arkaık ne olursa olsun diye düşünerek, “Kenan, senin olmak istiyorum!” dedim. Beni hemen ayağa
kaldırdı, masaya oturttu, üzerimdekileri yavaş yavaş
çıkartıyor, bir yandan dudaklarını tenimde gezdiriyor, bir
yandan da parmakları tüm mahremimi keşfediyordu. Ben hiç birşey
yapmıyordum ama, amım sırılsıklam olmuş ve kasıklarımdan
sızmaya başlamıştı. Resmen Kenan’ın
dudaklarının altında inliyordum. “Harikasın birtanem, seni
herşeyinle içimde hissetmek istiyorum!” diye yalvarıyordum adeta. Fakat
o, “Sakin ol güzelim, yavaş yavaş, acelemiz yok!” diyerek bir yandan
dilini kasıklarımda dolaştırıyor, bir yandan da
bacaklarımı okşuyordu. Ve işte internette
amlarını yalatan kadınları gördüğümde, keşke beni
de böyle yalayan bir erkek olsa dediğim, dileğim
gerçekleşiyordu. Kenan’ın parmakları göğüs
uçlarımı ezerken, dili de sırılsıklam olmuş
amımdaydı. Tertemizdim ve Kenan amımı deli gibi
yalıyordu. Kasıldığımı içimden bişeyler
aktığını hissedebiliyordum. Lisanini içime doğru ittikçe
sarsılıyordum ve deli gibi inliyordum. Yalvarıyordum artık,
“Hadi ne olur, o koca yarağını istiyorum!” diye.

Kenan ayağa kalkıp üzerindekileri bir çırpıda çıkardı. İlk defa bir
erkeğin cinsel organını canlı canlı görüyordum. O ne
muhteşem birşeydi, kocaman damarlı ve kafası mantar gibiydi.
“Yalamak istermisin?” diye sordu ve hiç düşünmeden ellerime aldım,
önce inceledim o sertliği, ellerimde hissettim ve dudaklarımın
arasına aldım. İzlediğim porno filmlerdeki gibi
yapıyordum. Yavaş yavaş ağzıma kaydırmaya
başladım o koca yarağı. O ise ellerini saçlarımda
gezdiriyor, herşeyi bana bırakmış gibi görünüyordu. Bütün sertliğiyle
biraz da olsa ağzımın içine alabilmiştim.
Karnının inip kalktığığını ve nefesinin
sıklaştığı hırıltılarını
duyabiliyordum. Beni kaldırıp masaya uzattı, yine
dudaklarını ve ellerini konuşturuyordu. Lisaninin tenimde
ıslatmadığı yer kalmamıştı neredeyse.
“Yeter, ne olur sik, delirdim hadi artık!” diyerek onu iyice kıvama
getiriyordum. Bana, “Bakiresin değil mi?” dediğinde, “Ne olursa
olsun, seninim, al beni!” diye yalvarmaya başladım.

İşte o an gelmişti. Kenan üzerimdeydi. Bir yandan göğüs
uçlarımı dişleriyle ezerken, bir yandan da iyice
sertleşmiş o koca yarağı amımın girişinde
daireler çiziyordu. Sırılsıklamdım ve yalvarıyordum
ona sokması için. Önce yarağını tuttu, amımın
girişinde daireler çizerek, “Hazırmısın sevgilim?” dedi.
Bense inlemekten, sadece, “Hadi!” diyebildim. O koca yarrağın
kafasını amımda hissetmeye başlamıştım.
Birazı girdiğinde dünyam başıma
yıkılmıştı sanki. Ağzımdan, “Ufff!” diye bir
ses çıktı. Fakat çektiğim acıya rağmen daha
fazlasını istiyordum. Kenan her hareketini beni incitmeden, büyük bir
titizlikle yapıyordu. Yavaş yavaş amımın
derinliklerine doğru girmeye başlamıştı. Ben
kasıklarımı kaldırıp daha da sokması için ona yol
açıyordum. Arkaık tamamiyle içimdeydi ve bekliyordu. Gözlerine
baktığımda aldığı zevki görebiliyordum. Bekaretim
gitmişti ve kanadığımı hissediyordum…

Kenan hareketlerini hızlandırmaya başladığında, ben de inlemeye
başlamıştım. Rüyalerimdeki gibi sikiyordu beni,
incitmeden, yavaş yavaş. Hızlandıkça acının
yerini müthiş bir zevk duygusu sarmaya başladı. Bedenim küçük
bir serçe gibi titriyordu. Kenan’ın altında inliyordum deliler gibi.
O amıma girip çıktıkça zevk sularımın
çıkardığı sesler mutfakta yankılanıyordu.
Bedenlarımız birleşmiş, tüm
ağırlığını hissedebiliyordum.
Bacaklarımı beline doladım ve o da cevap olarak daha da
hızlanmaya başlamıştı. Arkaık hareketleri
sertleşmeye başlamış içimde gidip geldikçe koca
yarrağının tüm damarlarını ve tüm
sıcaklığını amımın en derinliklerinde
hissediyordum. Çıldırmış gibiydik ve ben o ana kadar kaç kez
boşaldığımı hatırlamıyorum.

Masturbasyon yapmaktan bambaşka bir şeydi bu. Amım sırılsıklam
olmuş, zevk sularım kanla karışık
kasıklarımdan sızıyordu. Onu da rahatlatmak istiyordum,
yaklaştığını görebiliyordum, hızlandıkça
hızlanıyor, ben de zevkin doruklarına inleye inleye tekrardan
ulaşıyordum. “Sevgilim geliyorum, ama içine
boşalmayacağım!” dedi hırıltı ses tonuyla. Ben
de, “Hadi erkeğim, boşal, akıt bütün döllerini nereme istersen!”
diye bir kez daha orgazm oluyordum. “Aynı anda sevgilim, haydi!” diye
inlerken, sert hamlelerle resmen amımın duvarlarını
parçalıyordu. Ve ben son kez titreyerek boşaldım.
Kasıklarımın ağrıdığını,
bacaklarımın tir tir titrediğini hissederken, o da
yarrağını birden içimden çıkardı ve bütün döllerini
göbeğime doğru akıtmaya başladı. Muhteşem bir
şeydi bu, hem öpüşüyorduk, hem de o halen boşalıyordu. Onun
rahatladığını görmüştüm artık ve ben halen
inliyordum. Kaç kez boşalmıştım sayamadım bile. Harika bir duyguydu bu.

Bu yazdıklarımı 3 gün önce yaşamıştım ve yazarken bile halen amımın sırılsıklam olduğunu hissediyorum. Arkaık ona karşı acayip şekilde
bağlanmıştım, o harika bir erkekti. Kuzenim nasıl kıymetini bilemiyordu anlamamıştım. Herşeyiyle muhteşemdi. O günden sonra hiç bir şey olmamış gibi
davrandık, ama bakışlarımız her şeyi anlatıyordu. İlk erkeğim Kenan’dı ve ben halen onu istiyorum. Umarım tekrar yaşayabiliriz bunları!

320 total views, 0 today

Grup Yapma Fantezileri

Ağrı balık etli escort, Ağrı bayan escort, Ağrı Escort, Ağrı genç escort, Ağrı Merkez Escort, Azgın Escort, zenci escort 19 Haziran 2020

Merhaba arkadaşlar. Adım Sevim. 39 yaşındayım, 1.65 boy, 73 kilo, beyaz tenli, balık etli birisiyim. Konutli ve bir çocuk sahibiyim. İlköğretimde sınıf öğretmeniyim. Eşime bağlı, mutevazi hayatı olan birisiyim. Fakat oğlum zamanlarda erkeklerin bakışları beni tahrik etmeye başlamıştı. Kocamın artık bana yetmediğini düşünüyordum.

Açıköğretim sınavı için görevli olduğum okula geldim. Gözetmenlik yapacağımı sınıfa girip, sınava girecek öğrencileri bekliyordum. Tek tek gelmeye başlamışlardı, herkesin sırasını gösteriyordum. İçeriye birden mükemmel seviyede çok yakışıklı birisi girmişti. Manken gibiydi. Kasli yapısı itibari vardı. Gözlerimi üstünden alamamıştım. Yerine oturdu. Sürekli bakışmaya başlamıştık. Kimliğini kontrol etmeye gittiğimde, bana yiyecek gibi bakıyordu, içim titremişti. 26 yaşında, karizmatik bir gençti. Adı Engin idi. Kimliği verirken elim eline değdi. Gülümsedi. Masaya oturduğumda aklım başımdan gitmişti. Tanrım, ne yapıyordum? Resmen canım istiyordu onu. Kibarca, “Herkes sizin kadar güzel gözetmen olsa keşke!” dedi. Gülümseyerek teşekkür ettim. Sınav bitene kadar sürekli bakışmıştık. Yürüdükçe arkamdan kalçama baktığına emindim. Sınıftaki camdan yansımaya baktığımda gerçekten kalçama bakıyordu.

Sınav bitene kadar sürekli baktı. Sürenin sonuna kadar bekledi. Ey oğul getirdi verdi en Süre bitince de sınav kağıdını. Gülümsemesi beni tahrik ediyordu. Kağıdı bırakmıştı Sınav kağıdıyla birlikte, katlanmış bir de küçük değil. O gittikten sonra heycanla not kağıdını açıp baktım, “Fazla hoş bir bayansın, seninle sadece bir çay içmek istiyorum. Dışarıda bekliyor olacağım.” yazıyordu. Heyecandan titriyordum. Kabil etmemek için kendime söz veriyordum. Fakat içimden bir seste bu fırsatın kaçmayacağını söylüyordu.

Ad bittikten sonra okulun dışına çıktım. Sahilda arabayla bekliyordu. Uzaktan görünce elini kaldırdı ‘Buradayım’ der gibi. Yanına gitme zorunluluğu hissettim birden. Fasılabaya bindim, “Merhaba!” dedim. O da, “Ben Engin!” dedi. “Biliyorum, kimliğinde yazıyordu, ben de Sevim!” dedim. “Mado var şurda, çay mı kahve içelim mi?” dedi. Kabil ettim. Çaylarımızı içerken sohbet ediyorduk. Diksiyonu düzgündu. Tesirliyordu konuşmasıyla. Kendisinin uzaktan kumandalı araçlara ilgisi olduğunu söyledi, “İstersen götüreyim, kullanırız!” dedi. Fazla geç kalamayacağımı, eşimin bekleyeceğini söyledim. “Fazla uzak değil, gider değişik bir gün geçiririz!” dedi. Kabil ettim.

Gittiğimiz yer Gölbaşında ailesine ait Bağ eviydi. Yüksek duvarları olan, büyük bir bahçesi bardı. Bizden başka kimse yoktu. Heyecan basmıştı beni. Uzaktan kumandalı arabasını bahçeye çıkardık. Reynamaya çalışıyordum. Bana öğretmek için kumandayı elimden tutup, arkama yaslanıp gösteriyordu. Resmen aletini kalçamda hissediyordum. Konuştukça sıcak nefesi boynuma, kulağıma geliyordu. Tahrik olmuştum. Kalçamı iyice ona yaslamıştım. Biraz öyle durduktan sonra, kulağıma çok güzel olduğumu söyledi. Ben artık dayanamadım ve birden dönüp dudağına yapıştım. Bahçede deli gibi öpüşüyorduk. Lisanini ağzımın içinde gezdiriyordu, çok güzeldi. Bir yandan da iri kalçalarımı okşuyordu. İçeri bir sesli istediğimi söyledim. İki eliyle popomdan kaldırdı, ben de bacaklarımı beline dolayıp, kucağında öpüşe öpüşe eve girdik…

Kendi odasına götürdü beni. O beni soyarken, ben de onu soymaya başladım. Çırılçıplak kalmıştık. Yarağı kocaminkiyle aynı uzunlukta, fakat daha kalın ve daha düzgün şekilliydi. Tertemizdi, hiç kıl falan da yoktu. Hemen eğilip emmeye başladım. Mis gibi kokuyordu. Taşaklarını emerken inlemeye başlamıştı. Nihayetra beni üzerine ters alaraki o da benim amımı yalamaya başladı. Bir yandan da parmağını götüme sokuyordu. Delirmek üzereydim, vıcı vıcık olmuş amımdan sular akıyordu, “Sik artık!” diye bağırıyordum. Fazla yalvartmadı, beni sırtüstü yatırıp kasıklarımdan tutup yatağın kenarına çekti, bacaklarımı omzuna alıp, yarrağını usulca kaydırdı amıma. Dibini bulduğunda, belimden tutarak deli gibi sikmeye başladı. Okadar hızlı girip çıkıyordu ki amıma, kasıkları kasıklarıma çarptığında ‘Şap şap şap!’ sesler geliyordu. Okadar güzel sikiyordu ki, sesim kısılacaktı inlemekten ve bağırmaktan…

Ben çoktan orgazm olmuştum, fakat o halen sikmeye devam ediyordu. Ben ikiniciye orgazm olurken, yarrağını çıkarıp, göbeğime ve göğüslerime doğru boşaldı. Dölleri Sıcacıktı. İkimiz de aynı anda boşalmıştık. Yanyana uzandık ve biraz dinlendik. “Duşa girelim! dedi. “Tamam, ama saçımı ıslatmamam lazım, değilse kocam şüphelenir!” dedim. Yalınce Elleriyle vücudumu yıkadı. Nihayetra yine odaya geçtik ve öpüşüp sevişmeye başladık. Az sonra yarağı yeniden sertleşmişti. Bu sefer kendisi sırtüstü yattı ve beni ata biner gibi yarrağına oturttu. Deli gibi zıplıyordum. Zıpladıkça da 95 beden göğüslerim hopluyordu. Göğüslerimi avuçluyorken uçlarını ısırıyordu. Feryatlarımı duydukça, “Gönlünce bağır aşkım!” diyordu. O henüz boşalmamıştı, ama ben yine orgazm olup boşalmıştım. Yorulmuştum, indim üzerinden ve yatağa attım bende…

Beni yüzüstü çevirdi ve kaba etlerimi öpüp, ısırıp, emmeye başladı. Kocam hiç yapmıyordu bunu, işi bitti mi arkasını döner uyurdu hemen. Engin bu arada götümün yanaklarını yoğuruyor, arasıra iyice ayırıp, ucakta deliğime dilini değdiriyor, deliğin etrafını yalıyordu. Parmağını götüme sokup, “Seni burdan da sikmek istiyorum!” dedi. “Tamam yap, fakat ilk kez olacak!” dedim. Biraz daha yaladı, parmağıyla genişletmeye çalıştı, sonra beni domaltıp yarağını sokmaya çalıştı, çok zorladı fakat giremedi. Yarrağının başı giriyordu, gerisi size girmiyordu birtürlü. Aslında girerdi, ben eve geç kalırım telaşıyla bende çok kasıyordum. “Ordan başka bir zaman yapalım canım!” dedim. Beni kırmadı. Ben de onun yarağını yalayarak boşalttım.

Toparlandık ve beni evimin yakınına bıraktı. Birbirimize telefon numaralarımızı vererek vedalaştık. Arkaık Engin fırsat bulduğumuzda sikişeceğim onu’le.

447 total views, 1 today

Ağrının Hoş Hanımları

Ağrı balık etli escort, Ağrı bayan escort, Ağrı Escort, Ağrı genç escort, Ağrı Merkez Escort, Azgın Escort, zenci escort 18 Haziran 2020

Slm, ben Sinem. 6 yıllık evliyim, 27 yaşındayım, 1.72 boyunda, esmer ve balık etli biriyim. Zihinsel özürlü kaynımla aramda geçen bir seks hikayemi paylaşmak istiyorum, çünkü kimseye anlatamıyorum ve içimde de tutmak ağır geliyor bana. Öyküm bundan 2 sene önce Mayıs ayında geçiyor. Kocamla beraber memleketlerine (Annedolu’nun şirin bir köyüne) tatile gittik. Köyde yaşayaşan kaynanam, kayınbabam ve kocamdan küçük olan zihinsel özürlü kaynım (İlhan), geleceğimizden haberleri olduğu için baya hazırlık yapmışlar, bizi bekliyorlardı. Gittiğimizde yoğun bir ilgi, bir alaka, utandırmışlardı beni. Hele kaynım, “Yengem geldi, yengem geldi!” diye diye ortalığı velveleye vermişti. Doğrusu bu ilgi çok hoşuma gitmişti. Yemekler yenildi, çaylar kahveler içildi, sohbetler edildi. Derken, kocamla ben yorgunluktan mahf olmuştuk, yatmak için izin isteyip, odamıza gittik, yattık uyuduk.

Sabah temiz havanın etkisiyle erkenden uyandım. Pencereden baktığımda kayınım İlhan hayvanları dere kenarına götürüyordu. Ben de üstümü giyinip dışarı çıktım. Kaynanam inekleri sağmış, sütü kaynatmak için ateşe koymuştu. Beni görünce gülerek, “Sonbaharel gelinim uyandın mı, günaydın!” dedi. “Günaydın anneciğim!” deyip, ateşin önünde muhabette koyulduk. Kaynanam, maddi manevi bazı sıkıntılarının olduğunu anlatıyordu. Ben de, “Maddi sıkıntılar halledilir de, manevi sıkıntı nedir anneciğim?” dedim. Kafaladı anlatmaya, “Biz yaşlandık, kızlar uğramaz oldu, siz İstanbul’da, biz burda kala kaldık öyle. İlhanın durumunu biliyorsun, gitmediğimiz doktor kalmadı, ama hiçbir faydası yok. Geçim kaynağımız hayvanlar, onlar da bakım ister, yaşlandık artık bakamıyoruz, İlhan da anlamıyor, hayvanları suya götürürüyor hepsi o kadar!” dedi, sonra, “Neyse… Hadi gel bir çay koyalım, kahvaltı yaparız!” dedi ve kalktık hazırlık yapmaya başladık. Kocam da uyanmış elini yüzünü yıkadıktan sonra sofraya geldi. Kahvaltıdan sonra kocama, “Biraz gezelim tarlalarda falan…” dedim. Kabul etti ve bahçeye indik. Dalından domates salatalık yemek kadar lezettli bir şey daha yoktu. Fazla hoşuma gitmişti…

Akşam olmuştu, ama benim içim de kaynıyordu, temiz hava ve organik yiyecekler bende adeta Afrodizyak etkisi yapmıştı ve canım öylesine sex istiyordu ki, anlatamam. Yatağa girer girmez, ben hemen yapıştım kocamın dudaklarına ve sevişmeye başladık. İkimizin de Orgazm olduğu güzel bir sikişmeden sonra, gayet huzurlu bir şekilde yattık, uyuduk.

Sabah yine erkenden uyandım. Yıkanmak için banyoya girdim. Kimse uyanmadan yıkanmalıydım, çünkü köy hali, derme çarpma bir banyoları vardı. Eskiden orası mutfakmış, ama sonra etrafını hasırlarla kapatarak banyo yapmışlar. İşin açıkcası insanı bu tedirgin ediyordu. İyi ki ani su ısıtıcıları vardı, su ısıtmak zorunda kalmamıştım. Hemen aceleyle soyunup suyun altına girdim. 2 dakika sonra sanki bir gölge görmüş gibi oldum, sağa sola baktım, birşey göremedim. Kim ola bu saate deyip devam ettim, banyomu yapıp, hızlıca giyinip yattığımız odaya gittim. Fakat banyonun ordan bir takım sesler duydum. Merak ettim, pencereden baktım. Bir de ne göreyim, kaynım İlhan banyo yaptığım yerin arka tarafından çıkıyor. Ani afalladım, ne yapacağımı şaşırdım kaldım. Beni mi röntgenlemişti? Nasıl olurdu böyle birşey? Öğleden sonra banyo yaptığım yerin arka tarafına gidip baktım. Gerçekten oraya konulan buğday torbalarının hemen yanında, bir parmak genişliğinde bir aralık vardı. Arkaık hiç şüphem kalmamıştı, kaynım beni dikizlemişti. Utana sıkıla geri geldim. Herkes dışardaydı. Ne yapacağımı bilmiyordum. Kaynıma da kızamıyordum, 24 yaşında genç bir erkekti, belki zihinsel olarak eksikti, ama o da bir erkekti, onun da cinsel ihtiyaçları vardı. Onun için kızmadım ve kimseye de birşey söylemedim.

Fasıladan birkaç gün geçmişti ve İlhan’ın bana bakışları çok değişmişti. Bunun farkındaydım, ama ne yapabilirdim ki? Ne diyebilirdim ki? Daha doğrusu sonuçta deliydi. Gece olmuş ve herkes uyuyordu, benim ise uykum kaçmıştı. Uyumaya çalışıyordum, ama uyuyamıyordum. Kocam horlamaya başlamıştı bile. Ani dış kapının gıcırdamasını duydum, doğrulup ön cepheye baktığımda, İlhan’ı banyonun arkasına giderken gördüm. Ne yapıyor bu deli bu saate orda? diye bakmaya devam ettim. Merak işte, yatıp uyusana, sana ne? Fakat dedim ya merak işte, beni rahat bırakmadı, peşinden yavaşça dışarı çıkıp, çitlerin aralıklarından baktığımda, adeta şok olmuştum. İlhan donunu indirmiş 31 çekiyordu. Hemen ordan ayrılmak istedim, hatta iki adım geri attım, ama yine vaz geçtim, biraz daha seyretmek için geri döndüm, daha dikatli bakmaya başladım. İlhan tam karşımda yan durmuş, hızlı hızlı 31 çekiyordu. Biraz daha bekledim ve İlhan kasıla kasıla boşalmaya başladı. Fakat asıl şoku işte ondan sonra yaşadım, sikindeki kalan dölleri temizlemek için döndüğünde, avlunun ışığı yarağını tam aydınlattı ve ben hayatımda gördüğüm en büyük ve kalın yarağı gördüm. Gözlerim faltaşı gibi açılmıştı ve gözlerimi yarağından ayıramıyordum, dehşet bir şeydi, gerçekten inanılmazdı. İnternette çok yarak gördüm, ama böylesini hiçbir yerde görmedim. İlhan donunu çekerken ben de hemen geri içeriye girdim. Odaya geldiğimde kocam halen horluyordu. Hemen sırtımı ona dönüp uyumaya çalıştım, ama İlhan’ın yarağı bir türlü aklımdan çıkmıyordu.

İlerleyen günlerde İlhan’ın yarağı adeta beynimde saplantı haline gelmişti. Tanrım, nasıl bir şeydi o yarak öyle? Bir kadın nasıl içine alabilir onu? diye her düşündüğümde sırılsıklam oluyordum. Fakat kocama birşey belli etmiyordum, sadece hemen odama girip kapıyı kilitleyip, İlhanın yarağını düşünerek masturbasyon yapıyordum.

Günlerden Çarşambaydı, akşam üstüydü, evin telefonu çaldı. Telefonu kocam açtı. Tedirgin bir sesle, “Ne zaman oldu, nasıl oldu? Islakıyorlar mı?” diye konuşunca, herkes, “Kine ne oldu?” diye ayağa fırladı. Kocam, “Tamam geliyoruz!” deyip telefonu kapattı. Hepimiz merakla ne olduğunu beklerken kocam anlattı: Amcaları tarladan gelirken traktörün romorkü devrilmiş ve amcaları altında kalmış. Durumu çok ağırmış, kan da lazımmış. Kocam, “Hemen hazırlanıp çıkalım!” dedi. Ben de hazırlanmak istedim tabi, ama kocam, “Senin ve İlhan’ın gelmesine gerek yok, biz gideriz! Duruma göre sana haber veririm!” dedi. “Hayır, ben de geleceğim!” dedim, “Olmaz!” deyip kestirip attı. Kocama gizlice, “Kendine gel, ben burada yalnız kalamam, korkarım!” dedim. Kocam da, “Korkma, birşey olmaz. Hem İlhan burda ya!” dedi ve aceleyle çıktılar. Gidecekleri köy traktörle yarım saat sürüyordu, binip gittiler…

Gece saat 23:00’e geliyordu, daha haber almamıştım. Patlamak üzereydim ki, evin telefonu çaldı. Hemen fırladım açtım. Fasılayan kocamdı, “Bu gece gelemiyoruz, durumu çok ağır, tıp fakültesine havale ettiler ve oraya gidiyoruz!” dedi. “Peki ne zaman geleceksiniz?” dedim. “Bilmiyorum, belli değil!” dedi. “Bari annem gelsin!” dedim. “Annem de yengemlerde, gelen giden çok, yengem ilgilenecek durumda değil!” dedi. “Tamam!” deyip kapattım telefonu. İlhan yere uzanmış Televizyon seyrediyordu, dünyadan haberi yoktu. Bana dönüp, “Annemler gelmiyorlar mı?” dedi. “Hayır!” dedim. Hiç konuşmadan tekrar filmi seyretmeye devam etti. Ben divanda oturdum, düşünüyordum. Saat baya geç olmuştu, “İlhan yatağına geçip yat istersen!” dedim. Hiç konuşmadan kalktı ve yerine geçti, gömleğini ve kot pantolonu çıkararak, sadece donuyla ve atletiyle yatağa uzandı, üstünü örtmeden. Ve o dev yarak donunun içinde, karşımda öylece duruyordu. İnik hali bile çok büyüktü…

Ben de orda divanda uzandım, ama uykum gelmiyordu, gözüm hep ondaydı. İçimi karışık duygular kaplamıştı, amım ıslanmış ve istemsiz hareketler yapıyordum, elim çoktan pijamamın içinde amıma varmıştı bile. İki parmağımı amımın içine sokup çıkarıyordum. Ani İlhan’ın bana baktığını gördüm, kaşıyormuş gibi yapıp elimi çektim hemen. İlhana baktım, bu sefer o sokmuştu elini donuna ve gözlerimin içine bakarak yarağıyla oynuyordu. “Napıyorsun İlhan, çek elini ordan!” diye bağırmışım. Hemen elini çekip bakışlarını kaçırdı. Nihayetradan üzüldüm çocuğa bağırdım diye ve telafi etmek için onunla konuşmaya başladım. Kısa cevplar veriyor, gözünü benden kaçırıyordu…

“İlhan seninle bir şey konuşamam lazım!” dedim. “Nedir yenge?” dedi ve bana baktı. “İlhan sen neden evlenmiyorsun?” dedim. “Babam erken diyor!” dedi. “Erken değil, tam evlenecek yaşta bir erkeksin ve evlenmem lazım!” dedim. “Babam kimse seni almaz diyor!” dedi. “O yüzden mi 31 çekiyorsun?” dedim. Nazarlarını kaçırdı ve cevap vermedi. “Ben seni geçen gün gördüm, banyonun arkasında 31 çekerken!” deyince, “Yalan söylüyorsun!” deyip, birden doğrulup oturdu. Ödüm koptu biran, birşey yapacak diye. “Hayır, yalan söylemiyorum gördüm, 31 çekiyordun!” diye tekrarlayınca, “Babama söyleyecekmisin?” dedi. “Söyleyim mi?” dedim. “Hayır söyleme, babam beni dövüyor!” dedi. “Daha önce dövdü mü?” dedim. “Konutet, bir kere tarlada yakaladı ve çok dövdü!” dedi.

Bunları konuşurken amım nasıl karıncalanıyordu anlatamam. Şeytan dürtüyordu, işte sana fırsat, değerlendir diyordu. “Peki söylemeyeceğim, ama karşılığında senden bir şey isteyecegim, sen de onu yaparsan kimseye söylemem, yoksa abine de, babana da söylerim!” dedim, ama yüreğim kalbimden çıkacak gibiydi, nefes alamıyordum, boğazım düğümleniyordu, daha şimdiden içimi suçluluk duygusu kaplamıştı. İlhan, “Nedir yenge?” deyip kalktı, pantolonunu giymeye çalıştı. “Hayır giyinme, banyo yapmanı istiyorum, çok kötü kokuyorsun. Fakat önce içerden sana temiz iç çamaşır alalım!” deyip dolaba yöneldim, ona bir külot ve atlet çıkardım, “Hadi bakalım, şimdi doğru banyoya!” dedim. “Yıkanınca babama demiyecek misin?” dedi. “Önce seni bir yıkayalım, sonra konuşuruz!” dedim ve banyoya girdik.

Atletini çıkartıp attı oraya, suyu kıvamına getirip donla altına girdi. Ben ona bakıyorum. Tamamen ıslanınca yarağı olduğu gibi yapıştı dona, bütün hatlarıyla görünüyordu. “Donunu da çıkar, seni lifleyeceğim!” dedim. Hiç itiraz etmeden çıkardı. Fakatn Tanrım, bu ne ya? dedim kendi kendime. Yarağı kıllı, kirli, ama kocaman bir şeydi! İlhanı lifleyip iyicene yıkadım. Fasılada elim kazayla değiyor gibisinden yarağına elliyorum. Ve yarak kısa sürede kalkmaya, uzamaya ve kalınlaşmaya başladı…

Kendime inanmıyordum, hayatımda hiç kocamı aldatmamıştım, fakat şimdi öz kardeşiyle aldatmanın planlarını yapıyordum. Yarağını tutup, “İlhan bu neden böyle oldu?” diye sert çıkmaya başladım. “Bilmiyorum yenge, annem yıkayınca da oluyor!” demez mi! “Nasıl bilmiyorsun?” dedim. “Bilmiyorum işte, sorma bana!” dedi. “Peki 31 çekmesini nasıl öğrendin?” diye sordum. “Asım öğretti!” dedi. Asım komuşlarıymış, ama evleri biraz uzaktaymış. “Peki, hiç bir kadınla yaptın mı o işi?” dedim. “Hayır yapmadım!” dedi. “Nasıl yapılacağını biliyormusun?” dedim. “Bilmiyorum!” dedi. “Peki ben sana öğretsem, kimseye söylermisin?” dedim. “Hayır söylemem!” dedi. “Bak ama, eğer söylersen, ben de senin 31 çektiğini babana söylerim. Askerlere de söylerim, seni ceza evine atarlar!” dedim. “Yok valla söylemem!” dedi. “Peki!” dedim. İlhanı kurulayıp çıktık. Dış kapıyı kilitleyip, yattığım odaya geçtik…

Ben de soyunup, yatağa sırtüstü yattım ve “Bak İlhan, bir kadın yapmak için, öncelikle onu yalaman gerekiyor!” dedim. Geldi elimi kolumu yalamaya başladı. “Oraları değil, burayı yalayacaksın!” diyerek amımı gösterdim ve “Aynı köpeğin su içtiği gibi, dilini amımın içinde gezdirmen lazım!” dedim. Hiç beklemeden yumuldu amıma ve yalamaya başladı. Ben zevkten uçmak üzereydim. Kafaından tutup amıma bastırdım, “Daha hızlı yala! Daha hızlı!” diye diye şidetli bir şekilde orgazm olup boşaldım. Fakat ne boşalma, anlatılamaz! İlhan halen yalamaya devam ediyordu. “Yeter bukadar! Şimdi de senin sırtüstü yatman lazım!” dedim. Dediğimi yaptı. Yarağını elime alıp sıvazlamaya başladım. Fakat avucuma sığmıyordu ki, içime nasıl girecekti? Nasıl alabilirdim içime onu? Hem almak için sabırsızlanıyordum, hemde bana bir şey olur diye çok korkuyordum. Bütün cesaretimi toplayıp, ata biner gibi üstüne diz çöktüm. O sadece olacakları bekliyordu. Elimi bolca tükürükleyip yarağının başını iyice ıslattım. Benimki zaten ıslak olduğu için, yarağının gövdesinden kavrayıp yavaşca amıma sürtmeye başladım. Yok böyle bir delilik ya, kendime inanamıyorum, zevkten uçuyordum adeta.

Biraz zorladıktan sonra yavaş yavaş amımın dudaklarını gerildiğini hissettim. Ve biraz sonra daha şidettli bir acı ile durdum, kafası içimdeydi. Fakat içimden çıkarmak istemiyordum, hepsini almayada korkuyordum. O an aklıma çantadamki nemlendirici krem geldi ve “Sen kıpırdama!” dedim, gidip getirdim ve yarağına baştan aşağıya iyice sürmeye başladım. Nihayetra yine yarağını amıma almayı denedim. Bu defa biraz daha rahat oluyordu galiba. Biraz daha, biraz daha derken içimde yer kalmadığını anladım, inanılmaz zorluyordu rahmimi. Fakat daha hepsi girmemişti, elimi attığımda daha 3 parmak kadarı dışarda duruyordu. Ben ise kıpırdamaya korkuyordum. Biraz o şekilde git gelden sonra inanılmaz bir orgazm daha yaşadım. Yarağına da alışmaya başlamıştım, artık yavaş yavaşta olsa oturup kalkabliyorum. Benim sıvımın ve kreminde etkisiyle, yarak içimde kayıyordu adeta. Nihayetra hızlanmaya başladım. Yarak beni zorluyordu, ama istiyordum da…

Bir süre sonra ayağa kalkıp, “İlhan, sen hiç sikişen eşek gördün mü?” diye sordum. “Gördüm!” dedi. “Beni o eşek gibi sik! Yarağına bolca tükür ama!” dedim ve ellerimle duvara dayanıp domaldım. İlhan yarağını tükürükleyip arkadan amıma girmeye çalışıyordu. Ve işte kafası içimdeydi, ama birden öyle bir abandı ki, gözlerim karardı ve istemeden de olsa bastım çığlığı. İlhan sesimden korkup durdu. Kendime geldiğimde, “Tamam devam et, ama yavaş yavaş!” dedim. Dediğim gibi yavaşça gidip geliyordu, ama ben zor duruyordum ve tutunduğum duvardaki beyaz alçıyı söküyordum. Kendimi geriye ittirerek, tamamını içime almak istiyordum. Nihayetunda taşaklarının kalçalarıma çarptığını hissedince daha çok hızlandım. O da aynı anda hızlanmaya başlamıştı…

Korunmuyordum ve içime boşalmaması gerekliydi. Fakat iş işten geçmişti, son darbelerdi, ben kopmuştum, hiçbir şey umrumda değildi ve aynı anda boşaldık. Duvara tutunmaktan kollarımda derman kalmamıştı, aşağıya kayarak dizlerimin üzerine çöktüm, İlhan da yarağını çıkarmadan benimle birlikte kaydı ve üstüme yığıldı kaldı. İçime öyle bir boşalmıştı ki, yarağı içimde olduğu halde etrafından dölleri süzülüyordu. Yarağı kendiliğinden küçülüp amımdan çıkınca, İlhan ayaga kalktı ve “Bu 31 çekmekten daha güzeldi, bundan sonra bana hep sen öğret yenge!” dedi. “Peki, ama kimsenin bilmemesi lazım, yoksa abin seni öldürür!” dedim. “Ben kimseye söylemem, ama sen de söyleme!” dedi. “Tamam! Hadi gel yanıma uzan!” dedim. Gelip yanıma uzandı. Hiç kıpırdamadan ytaıyordu. Elimi inmiş yarağına atıp biraz okşayıp sevdikten sonra, yarağı yine kazık gibi oldu. “İlhan bir daha sikmek istermisin?” dedim. “Konutet yenge, hadi yapalım!” dedi. O gece sabaha kadar 4 kere siktirdim kendimi İlhana.

Ertesi gün telefonun sesiyle uyandığımda, saat ögleden sonra 16:00’yı geçiyordu. Hemen fırladım telefonu açtım. Kocam arıyordu, “Niye açmıyorsun telefonu, nerdesin, 1 saaten fazladır arayıp duruyorum!” dedi. Ben de, “Bütün gece uyuyamadım, sabah ta erken kalktım, uykusuz olduğum için divanda uyuya kalmışım!” demek zorunda kaldım. “İlhan napıyor, orda mı?” dedi. “Nerde bilmiyorum, sabah hayvanları saldı sonrada eve gelmedi, ben de kapıyı kilitleyip uyudum. Amcanın durumu nasıl?” dedim. “Bilmiyoruz, daha bir gelişme yok, yoğun bakımda olduğu için içeriye almıyorlar, sadece yaşadıgını biliyoruz!” dedi. “Ee, gelmeyecekmisin?” diye sordugumda, “Sanırım gelemiyoruz!” dedi. Üzülmüş gibi yapıp (içimden baya sevinmiştim), geçmiş olsun dileyip telefonu kapatım. Nihayetra dışarıya çıkıp İlhana seslendim, ama ses yoktu, nerde olduğunu da bilmiyordum.

Banyoya gidip duş alıp pencerenin karşısına oturdum ve İlhanın gelmesini bekledim. Saat 19:00 olmuştu, ben yemekle uğraşırken kapının zorlandığını duydum. “Kim o?” diye sorduğumda, İlhan, “Ben geldim yenge, kapıyı aç.” dedi. Açtım ve “Nerdesin sen?” diye kızdım. Hiç konuşmadan içeriye girdi, “Ben acıktım!” dedi. Dünden beri hiçbir yememişti garibim. “Nerdeydin?” dedim, “Hayvanlarla beraberdim, onları otlattım, şimdi hepsini götürüp ahıra soktum!” dedi. Ben de gülerek, “31 de çektin mi?” dedim. “Hayır artık yapmıyacağım onu, seninle daha güzel oluyor!” dedi. Gülerek, “Bak seeen, neden daha güzel? dedim. “İşte sen çok güzel kokuyorsun!” dedi. Yemeğini koydum, yemek yedikten sonra çay içtik, “Hadi yatalım!” dedim. “Tamam!” dedi ve yatağına doğru gitti. Onu bu gece de istiyordum, hemde daha çok. “İlhan, yine yanımda yatmak istermisin?” dedim. Kafasını sallayarak, “Konutet yenge!” dedi. İçimi yine bir heycan sarmıştı. “Tamam, o zaman benim odaya gidelim!” dedim.

İkimiz de çırıl çıplak soyunarak yorganın altına girdik. Elimi yarağına attım ve okşamaya başladım. Yarağı hareketlenmeye başlamıştı. Ağzıma almak istiyordum, ama hayatımda hiç yapmadığım için tiksiniyordum. İnternette hep görüyordum, hep ağızlarına alıyorlardı, ama cesaret edemedim, biliyorum midem kaldıramzdı. Okşamaya devam ettim, taş gibi olmuştu elimde. Bu sefer ben sırtüstü yatarak bacaklarımı iki yana actım ve üstüme çıkmasını söyledim. Bacaklarımın arasında yerini almıştı, fakat bir şey yapamıyordu. Yine ben yarağını kavrayarak amıma sürtmeye başladım. Sırıl sıklam olmuştum ve zevk sularımla yarağını ıslatıyordum. Öyle içime girmeyeceğini bilgidiğim için yine avucuma tükürükleyip onun yarağını iyicene ıslattım ve yavaşca içime girmesini söyledim, “Sakın zorlama, ben dur deyince de dur!” dedim. “Tamam yenge!” dedi. Eliyle yarağını tutarak içime sokmaya çalışıyordu, ama başaramıyordu. Ona yardım edip bacaklarımı iyicene açıp havaya kaldırdım ve elimi yandan uzatıp yarağını tutup amımın hızasına getirip, tam deliğime denkledim, “Şimdi yavaşça gir!” dedim…

Dediğimi yaptı. Yarağının başı içimdeydi ve dün geceki kadar canım yanmamıştı. Biraz daha girdi, “Dur!” dedim. İçim yanmaya başlamıştı ve amımın duvarını zorluyordu yine. Biraz bekledikten sonra ellerimi kalçasına atıp sıkıca tutarak kendi kalçalarımı oynatmaya ve yarağını içime almaya çalışıyordum. Çoğunu almıştım. Zaten ıslanmıştım onun da etkisiyle daha da kayıyordu içime ve sonuda nihayet yine kasıklarımız birleşmişti. Tamamı içimdeydi ve benim gözlerim kapanmış, nerdeyse dudaklarımı koparıyorudum ısırmaktan. Onu serbest bıraktım ve “Şimdi istedigin gibi yapabilirisin!” dedim. İçime sokup çıkarmaya başladı. Kafasına kadar çıkarıp, dibine kadar sokuyordu. Her girdiğinde ben yine uçuyordum. Tamemen içime girmesi için bacaklarımı iyicene havaya kaldırıp yanlara doğru açtım. İlhan kudurmuştu, deli gibi girip çıkıyordu. Ben kaç kere boşaldım bilmiyorum. Soluk alışları hızlanmıştı. Onun boşalmasını istemiyordum, daha da hızlanmasıyla onu içimden çıkardım…

Zavallı yüzüme öyle mazlum mazlum bakıyordu ki, sanki ‘Sebep?’ diye sorar gibiydi. “Fazla yoruldum, biraz bekle!” dedim. Yarağı dimdik duruyordu, inmesin diye biraz okşadım. Yine onu içimde istiyordum, ama domalacaktım, o şekilde daha iyi sikiyordu. Önünde domaldım ve arkama geçmesini istedim. Diz çöküp tekrar sikini tükürükleyip içime öyle bir girdi ki, gerçekten bayılacağım sandım. Hem acı, hem zevk ikisi biraradaydı. Bu sefer bütün kontrol ondaydı ve istedigi gibi sikecekti. İlhan sanki az önce onu yarı yolda bıraktığım için intikam alır gibi, beni sıkıca belimden kavrayıp sert ve hızlı bir şekilde sikmeye başladı. Ben yine doruktaydım. İlhanın nefes alışları hızlanmıştı ve son hamlesini yaptığında, içimde bir yerlerin yırtıldığını hisettim, ama aldığım o zevk bana hiçbir şeyi umursatmıyordu. Dölleriyle yine içimi doldurmuştu. Ben uzanınca, yarağı içimdeyken o da üstüme yığıldı kaldı. Biraz dinlendikten sonra hemen banyoya gittim. İçimdeki dölleri çıkarmak için çömeldiğimde, döllerle karışık biraz da kan aktığını gördüm. Elimi amıma attığımda, amımın kıç tarafına yakın yerinde çok kötü yanan bir bölge hissetim. Amımı yırtmıştı, ama beni de dünyanın en mutlu kadını yapmıştı.

Ertesi gün kaynanam eve gelmişti. Ondan sonraki gün de, amcalarının komadan çıktığını ve hayati tehlikeyi atlatığını ögrendik. Fazla sevinmiştik. Kocam da eve gelmişti. O gece kocam benimle sikişmek istiyordu, ama amımın genişliğini hisetmesinden korktuğum için yalan söyledim, “Sen gittiğin gün adet oldum, daha iki gün yok sana birşey!” dedim. İki gün geçmişti ve amım normalleşir gibi olmuştu ve kocamla sikişebilirdim artık. Kocam, “Bu gece çok ateşlisin! O kadar sulandın ki, içine girip çıkarken hissetmiyorum bile!” dedi. Kocamın üzerine çıkıp, onu kudurttum. “İn, boşalıyorum!” demesine rağmen daha çok hızlanıp, kocamın içimde boşalmasını sağlamıştım. Arkaık her şey tamamdı, İlhandan hamile kalsam da, kocam kendisinden olduğunu sanacaktı. 3 gün sonra İstanbul’a döndük.

Şimdi nur topu gibi bir oğlum var :))

274 total views, 0 today

Kuşlar Gibi Hissetme Vakti

Ağrı balık etli escort, Ağrı bayan escort, Ağrı Escort, Ağrı genç escort, Ağrı Merkez Escort, Azgın Escort, zenci escort 17 Haziran 2020

Selam seks seven arkadaşlar. De Öykülerini okudukça kendimden geçiyorum ve sürekli amım ıslanıyor Seks. Ben de bir hikayemi sizlerle paylaşmak istiyorum. Adım Eylül, 29 yaşında, orta boylu, balık etli, alımlı, erkekler tarafından beğenilen, çok seksi ve evli bir kadınım. Kocam kamu sektöründe çalışıyor. 7 yıldır evliyiz. Ben gözü yüksekte olmayan, var olanla sürekli yetinmesini bilen bir kadınım. Kocamı ve çocuklarımı çok seviyorum, ben asla gözüm dışarda olmaz. Fakat kocam sürekli başka kadınlar peşinde koşan, aldığı maaşı karı kıza harcayan birisi. Sürekli borç içinde yaşar ve bunu da ben asla kendine sorun etmez. Konutlendiğimiz günden beri bu böyle. Güya çok severek, daha doğrusu kocam bana deliler gibi aşık olarak evlendik. Seks konusunda sınırsız bir kadınım, seksi çok seviyorum, ama ben asla kocamı aldatmadım. Çünkü seksi kocamla yapmayı çok seviyorum. Kocam da benimle sikişmeye bayılır. Bazen bana, “Sen pørnø yıldızlarına beş çekersin!” der, ama karı kızdan da ben asla vazgeçmez.

Zaten bakkala çakkala yeterince borcumuz vardı, birde bunun üstüne, abimin bana emanet olarak bıraktığı 16 tane Cumhuriyet altını vardı, kocam bunları fark edince, ağzımdan girip burnumdan çıktı, “Kredi borcunu ödeyecem ay bir tane Cumhuriyet altını yapacam!” dedi ve hepsini elimden aldı onu ve. Fakat 2 yıl oldu, tek bir tane safra yapmadı. Abimle bir ara sohbet ederken, abim, “Ben bir işyeri Moskova’da düşünüyorum!” dediğinde, sanki ensemden kaynar sular döküldü. Abim işyeri açarsa, mutlaka emanet verdiği altınları isteyecekti…

Ne halt yiyecem şimdi diye kocamla konuştum, ama kocamın umurunda safra olmadı. Günlerce kara kara düşündüm, çare bulamadım. Bir gün nette bir sosyal paylaşım sitesinde, fabrikatör olduğunu söyleyen 36 yaşında bir beyle tanıştım. Benden E-Posta adresi istedi, “Webcamda görüşelim!” dedi. E-Posta adresimi verdim. Çünkü adamın çok zengin olduğunu öğrendiğim anda, kocamın yediği altınları tekrar nasıl yerine koyacağım sorununa kafamda bir çözüm bulmuştum. Eğer bu fikrim gerçekleşirse, hem zevk alacaktım, hem borçları ödeyecektim. Bu düşünceyle Webcamı açtım. Ve Webcamı açmamla birlikte adamın aklını da başından aldım :))

Tanıştık. Adamın adı Emir imiş, İzmir’e 55 km uzaklıkta olan Bursa ‘ ilçede oturuyormuş. Biraz Webcamda Chat yaptıktan sonra beni çok beğendiğini söyledi ve benden Telefon numaramı istedi. Tabi önce bende bu çektim, sonra Telefon numaramı verdim. Hemen aradı, konuştuk. Birkaç gün sürekli aradı ve konuştuk. Nihayetunda benimle birlikte olmak istediğini söyledi TR. Ben de, “Temizlikçi olurdum ama şu sıralar moralim çok bozuk!” dedim. “Sebep bozuk söyle, derdin nedir? Bu dünyada halledilmeyecek birşey yok!” dedi. Ben de durumu açık açık söyledim. “Kafana taktığın şeye bak! Para hiç sorun değil, sana 16 değil 26 Cumhuriyet altını feda olsun, yeter ki benim ol!” dedi. “Tamam!” dedim, kabul ettim…

Kocam görevi nedeniyle 3 günde bir eve gelirdi. Emir’le akşam saat 21:00’de anlaştık, çocukları uyuttuktan sonra onu eve alacaktım. Bu arada, biri 7 yaşında ve diğeri 21 aylık, 2 oğlum var. Onları uyuttum. Emir dışarda iki dakikada model bir arıyor, “Heyecandan ölmek üzereyim, çocuklar uyumadı mı?” diye soruyordu. Ne yalan söyleyim, benim de kalbim yerinden fırlayacak gibi olmuştu, amımın suyu akmış külotumu ıslatmıştı. Ve nihayet beklenen bir geldi, Emir elinde hediye paketiyle içeri girdi, içeri girmesiyle de hoyratça dudaklarıma yapışması bir oldu. İkimiz de ayakta kendimizi kaybettik, deliler gibi öpüşüyorduk. Ben dayanamadım elimi Emir’in’in sikine attım, pantolon üzerinden hem okşuyor, hemde deliler gibi öpüşüyorduk…

Emir de dayanamadı, direk üstümü, yani tişortümü çıkardı, sütyenimin kopçasını açıp, deliler gibi memelerimi emmeye başladı. Ben de kemerini çözüp pantolonunu dizine kadar indirdim. Siki baksırın içinde çadır kurmuş ve bir Bir önce çıkarılmayı bekliyordu. Hiç bekletmeden baksırını da çıkardım, önünde diz çöktüm ve deliler gibi yalamaya başladım. Taşaklarının tümünü ağzıma alıp hafif dişliyordum. Emir kendinden geçmiş bir şekilde, “Orospuuuu, tam bir fahişe gibi sevişiyorsun!” diyerek hırıltıyla ağzıma boşaldı. Yutabildiklerimi yuttum, geri kalanı çenemden, memelerimin ortasından, göbeğime kadar süzüldü. Emir hemen çekyatın üstüne yığıldı…

Benim amım vıcık vıcık olmuştu, amımın suyunu parmaklarımla alıp Emir’in inmiş sikine sürüp sıvazlıyordum. Fazla geçmeden siki yine taş gibi oldu ve ben daha fazla dayanamayıp direk üstüne çıkıp, sikini amıma yerleştirdim ve deliler gibi zıplamaya başladım. Emir de kendinden geçmiş bir halde, “Oohhh orospum, horozun seni sikmeye, parçalamaya geldi!” diyerek alttan pompalıyordu. Nihayetra beni üstünden indirdi, yere uzandırıp misyoner pozisyonda bacaklarımı açıp, direk amıma soktu. Amım çok dardır, iki doğumumu da sezeryanla yaptım. Zaten çatı darlığı da olduğu için amım kız AMI kadar dardır. Misyoner pozisyonda çok fazla git jel yapmadan Emir içimde patladı. Sikini çıkardığında kan olmuştu. Emir şok olmuştu. Peçeteyle silerken, “Konutli olduğunu bilmesem, bakiresin derdim!” dedi.

Anlayacağınız Emir’in siki kocamınki kadar büyük olmamasına rağmen, neden bilmiyorum ama fena yırtmıştı beni. Fakat ben zevkten bende kaybettiğim için hiç acı hissetmedim. Çırıl çıplak birbirimize sarılarak biraz uzandık. Fakat emir zevkten ağzı kulaklarında, hayran hayran bana bakıyordu. Ben de elimi sikine attım, okşayıp tekrardan sertleştirmeye çalışıyordum. Çünkü daha beni domaltarak sikecekti. Telefonda söylemiştim, benim en çok sevdiğim, dizlerimin bağı çözülen tek pozisyon domaltılarak sikilmek diye.

Nihayet Emir’in siki tekrar taş gibi oldu. “Yat aşağı orospuuuu!” diyerek, beni yatırdığı gibi bacaklarımı ayırdı ve amıma yumuldu, yalamaya başladı. Amımın tümünü ağzına alıp, deliler gibi emiyordu ve beni delirtiyordu. O bana orospu dediği için, ben de, “Ohhh! Ne güzel yalıyor pezevengim!” diyor, hemde inliyordum. Emir, “Pezevengin şimdi yine amını yırtacak orospu, hemde domaltarak!” diyerek beni 4 ayak pozisyona getirdi. Sikini hiç ıslatmadan, zaten yalanmaktan ve suyumun akmasından amım vıcık vık olmuştu, direk taş gibi sertleşmiş sikini arkadan amıma geçirdiği gibi kökledi…

Ben uçmuştum artık, bende kaybetmiştim, “Sik beni orospu çocuğu, erkek gibi sik, piç kurusu, pezevenk seni!” diyerek onun beni dahada sert sikmesi için Gazze getiriyordum. O da, “Sikiyorum işte orospu! Sen sikişe doymuyorsun, aslında sana 4-5 beş yarak aynı anda koyulması gerekiyor, ancak ozaman doyarsın, fahişeee!” diyerek, gittikçe dahada sert sikerek, beni deli ediyordu. Orgazm üstüne orgazm yaşadım, Kaş defa ben boşaldım bilmiyorum. Nihayetunda Emir de daha fazla dayanamayıp içimde patladı…

O gece, Emir beni sabaha kadar defalarca sikti. Sabah çocuklar uyanmadan da gitti. O gittikten sonra ben duşumu aldım, biraz uyuyacaktım ki, aklıma bana getirdiği hediye paketleri geldi. Hemen açtım baktım. Harbiden de, 16 değil, tam 26 tane Cumhuriyet altını vardı. Tabiatl hemen altınları sakladım, kocamın eline geçerse yine satıp yer diye. Emir’le halen ilişkimiz devam ediyor, kocamınsa hiçbir şeyden haberi yok. Emir bana söz verdi, “Parayı ben asla kafana takma, maddi olarak türlü destekte bulunacağım sana!” dedi ona. Ve bu sözünü de tuttu, çocuklarım adına açtığı hesaba her ay yüklü bir miktar para yatırıyor onu. Kocamı çok seviyorum, ama kocam çok hovarda, ben asla benim ve çocuklarımın geleceğini düşünmez. Napayım, ben de böyle bir yol buldum. Üstelik Emir çok güzel beceriyor beni, hem de tüm ihtiyaçlarımı karşılıyor, bana değer veriyor.

Emir ise bir fantazisi var, sürekli, “Seni o boynuzlu kocanın yanında sikmek için neler vermezdim!” deyip duruyor. Şu anda bilmiyorum ama, belki ilerleyen zamanlarda bu fantazisi gerçekleşir. Çünkü kocam da grup sekse biraz meyilli, birkeresinde benimle sevişirken, “Şimdi başka bir erkek daha olsa da, aynı anda seni becersek, ne güzel olurdu!” demiş ve inanılmaz bir biçimde boşalmıştı. Nihayetra da o konuyu birdaha açmamıştı. Bundan yola çıkarak, belki ilerleyen zamanlarda onu da aramıza alırız diye düşünüyorum.

229 total views, 0 today

Hayatının Gecesini Yaşa

Ağrı balık etli escort, Ağrı bayan escort, Ağrı Escort, Ağrı genç escort, Ağrı Merkez Escort, Azgın Escort, zenci escort 16 Haziran 2020

Merhaba ben Bursa’dan Cavidan, 27 yaşında, kapalı giyinen,
ince yapılı, uzun boylu (1.75 cm), 63 kiloda bir bayanım.
Çevremden güzelliğimle ilgili çok sözler duyarım. Konutleneli 2 yıl
oldu ve çocuğum yok. Belçika’da yaşayan 36 yaşındaki
teyzemin oğlu İlhan abi (ben ona çocukluğumdan beri abi derim),
eşini ve kızını, karısının memleketi olan
Hatay’a bırakıp köyümüze, yani Bursa’nın bir ilçesi ve onunda
bir köyüne geldi. İlçenin ve köyün adını söylemek istemiyorum.
Annemin kadın hastalığı vardı, İlhan abi, “Hadi
anneni İstanbul’a, doktora götürelim!” dedi. Ben de kocamdan izin
aldım, annemle birlikte, İlhan abinin lüks arabasıyla,
İstanbul’da, tanınmış bir kadın doğum doktoruna
gittik. Annem muayene oldu, rahim kanseri imiş. İlhan abi ile
konuşup, 3-4 gün içinde ameliyat olmasına karar verdik. İlhan
abi bana, “Gelmişken sen de muayene ol!” diye tutturdu. Ben
karşı geldim, ama annem de ısrar edince, utana sıkıla
mecburen, kocamdan başkasına göstermediğim mahrem yerimi, zorla
da olsa doktora gösterdim…

Hekim bana sadece, “Konutlimisin?” diye sordu.
Ben de, “Konutet.” dedim. Hekim yorum yapmadan dışarı
çıktı, İlhan abi ile görüştü. Nihayetuç olarak bir
hastalığımın olmadığını söyledi. İlhan
abi doktorla konuşup, annemin ameliyat gününü belirlediler. Hekim,
annemin 10 gün kadar hastanede kalması gerektiğini söyledi. Oradan
ayrıldık. Annem bana söylenmeye başladı, “İri
kadın oldun, daha temiz olmasını beceremiyorsun! Pislikli
olduğun için mi muayene olmak istemedin?” diye benimle çekişiyor,
İlhan abi bizi dinliyordu. Fakat bize müdahale etmedi. Yalınce, “Cavidan sen
damadı ara, durumu söyle, en az 10 gün buralardayız, annemin
yanında kalacaksın!” dedi. Ben de aradım. Kocam beni
kırmazdı, hemen kabul etti. O gün hastane yakınında uyduruk
bir otelde kaldık ve ertesi gün annemi hastaneye yatırdık. Sağlam
hasta olduğu için refakatçı kabul etmediler. Biz
dışarı çıktık. İlhan abi, “Hadi ufaklık,
kendimize doğru dürüst bir otel ayarlayalım, buralarda bir hafta
felekten gün çalalım! Fakat benimle gezecek ve yaşayacaksan, kendine
bakman gerekiyor, sana biraz bakım yapalım!” deyip, lüks bir kuaförün
önünde durdu…

İçeri girdik, birkaç kadın saçlarını yaptırıyordu. Patroniçeyi
dışarı çağırdı, bir şeyler konuştu,
sonra içeri girip bana patroniçeyi göstererek, “Seni ona emanet ediyorum,
sözünden çıkma, dediklerini yap, ben saat 18.00 gibi alırım
seni!” deyip gitti. Saate baktım, daha yaklaşık 4 saat burada
idim, aklımdan bu kadar zaman ben ne yapacağım burada diye
geçirdim, aynı zamanda İlhan abi boylu poslu, zengin ve
yakışıklı birisi, yengem de olmadığına göre,
herhalde çapkınlık yapmaya gidecek diye düşündüm, soru
sormadım. Patroniçe çalışanlardan birini çağırıp,
“Bu hanımefendiye tırnaktan başlayıp en son saç teline
kadar temizleyip bakım yapılacak. Buradan çıkarken kendini
tanımayacak!” diye emir verdi…

Uzatmayayım, etek traşım dahil, istemesem de bana bakım yaptılar. Bu arada
benimle ilgilenen bayan bana, “Hadi iyisin, zengin birini bulmuşsun, iyi
değerlendir!” dedi. Ben, “O benim abim!” dedimse de, “Ben böyle abileri
çok gördüm, değerlendir derim başka birşey demem!” diye kesip
attı. İlerleyen dakikalarda konuşurken artık abim
demiyordum, desem de inanmayacak diye. “Bak kızım demedi deme,
buradan çıktıktan sonra seni bir mağazaya götürecek, güzel
kıyafetler, yani seksi kıyafetler alacak! Biraz cilve yaparsan
kuyumcuya da götürür seni, güzel hediyeler aldırabilirsin. Daha sonrada
lüks bir otele attı mı, senden
karşılığını isteyecek!” dedi. “Olmaz abla, o öyle
şeyler yapmaz!” filan desem de, “Kızım tecrübelerimiz
konuşuyor, bu dediklerim çıkmazsa gelip bana anlatırsın,
tamam mı?” dedi. Ben de, “Tamam!” dedim. Bu arada benim işim bitti,
oradaki dergilere bakmaya başladım. Renkli kıyafetler, mini
etekler, iç çamaşırları tanıtan dergiyi bayağı
karıştırdım. Bana bakım yapan bayan gelip, “Ha
şöyle, o dergideklerden aldır, kendini ucuza getirme!” diye
kulağıma fısıldadı. İçime kurt girdi, ama yine de
o benim teyzemin oğlu, böyle bir şey olmayacak diye de düşünüyordum.

Saat 18 olduğunda İlhan
abi geldi. Beni görünce, “Küçüklık senmisin?” diye şaka yapıp,
“Sen arabaya git!” dedi. Ben de itirazsız gittim, kuaföre kadar para
ödediğini bilmiyorum. Fakat merak ta ediyordum, bayanın dedikleri
olacak mı diye. Fasılabaya bindi, “Açlık durumu nasıl? Karnımızı
doyuralım mı? Yoksa önce otel mi ayarlayalım?” dedi. Ben cevap
vermeden, “Önce otel!” diye söylendi. Fazla lüks bir otele geldik. İlhan abi
iki yataklı bir oda kiraladı ve bir günlük ücretini ödedi, “Memnun
kalırsak, en az 10 gün kalacağız!” dedi. Otelde yemek menüsünü
de öğrendik, oradan çıktık. Benim aklıma kuafördeki
bayanın sözleri geliyordu sürekli. İlhan abi, “Hadi ufaklık,
senin üstüne başına da bir şeyler alalım, güzelliğini
tamamlasın!” dedi. Büyük bir mağazanın park yerine girdik.
Yukarı çıkarken, “Parasını düşünme, limitsiz kredin
var, ne istiyorsan alabilirsin!” dedi. Mağazaya girdik, bizi sanki önceden
tanıyorlarmış gibi samimi bir şekilde
karşıladılar. Benim şaşırdığımı
görünce, İlhan abi, “Geridaşımın mağazası!” dedi.
Mağaza sahibi Hasan, “İlhanım, mağaza sizin!” deyip bir
bayan çağırdı, “Hanımefendiye yardımcı olun!”
dedi ve İlhan abi ile patron odasına geçtiler…

Ben bir takım iç çamaşırı, herzamankilere benzer şeyler, etek, elbise,
başıma da desenli bir örtü aldım. Masraf olmasın diye de
fiyatlarını soruyordum, fakat söylemiyorlardı. Bir ara benimle
ilgilenen bayan yanımdan ayrıldı, patron
çağırmış. Arka geldiğinde, “Hanımefendi
aldıklarını değiştirmemiz gerekecek!” dedi. “Niye?”
değimde, “Patronun emri, daha güzel şeylerle seni yeniden
tanımlayacağız!” dedi. Ben de pek anlamasam da, tamam demek
zorunda kaldım. Kuafördeki dergide gördüğüm kıyafetlerden
giydirdiler. Bunları yaparken yine kuafördeki bayanın sözleri
aklıma geldi, (Gerçekten İlhan abi beni sikecek mi?) demeye
başladım, bir taraftan da, (Yok olmaz, hem ben evliyim, hem o evli, o
iş olmaz!) diye düşünüyordum. Neyse mağazada işimiz bitti,
İlhan abinin yanına gittik. Tezgahtar bayan, “Zeybekndim, sizin
emrettiğiniz gibi bir şeyler ayarladık!” dedi. İlhan abi
de, “Hadi ufaklık şimdi karnımızı doyurma
zamanı!” dedi. Patron, “Misafirimiz olun, beraber yiyelim?” falan dedi,
ama İlhan abi, “Yok, ufaklıkla baş başa yiyeceğiz!” dedi ve
vedalaşıp çıktık…

Kuafördeki bayanın dedikler bir bir
oluyordu. Şimdi de kuyumcu derse, kesin bu gün sabaha kadar beni sikecek
diye düşünüyordum, bir taraftanda beni sikmek isterse ne yaparım diye
düşünüyorum. Rezillik çıkarma ihtimalim yok ya, herhalde boyun
eğeceğim diye düşünmeye başlamıştım ki, “Aslında
sana şimdi bir kuyumcuya gidip güzelliğini tamamlayacak bir
şeyler daha almamız lazım ya, önce şu karnımız
doyuralım bakalım!” deyip otelin yolunu tuttuk. Otele
vardığımızda, otel görevlileri arabadan 3-4 poşet
alıp odaya götürdüler. Durumbuki benim aldığım en fazla 2
poşet olur. Herhalde İlhan abi de kendine birşeyler aldı
diye düşündüm. Otelin lokantasına çıktık, mükellef bir
yemek yedik. İlhan abi yemeğin yanında birşeyler içti, bana
da, “İç!” dedi, ama ben, “İçmem, hayatımda hiç içmedim.” dedim.
“Herşeyin bir ilki var, birşeyler söyleyim de iç!” dedi ve garsonu
çağırıp kırmızı şarap söyledi. İlhan
abiyi kırmamak için bir kadeh içtim. Bana bir kadeh daha doldurup içmem
için ısrar edince, ben içimden, (Tamam, olay anlaşıldı,
itiraz ve kaçış yok bu gece, galiba İlhan abinin
yarağını yiyeceğim!) diye geçirip, kendimi bu gece sikilme
fikrine alıştırmaya çalışıyordum. O
doldurduğu kadehi de içtim, hesabı ödeyip odamıza çıktık…

Kanaat getirmiştim, beni kesin sikecekti,
ama merak ediyordum, bakalım nasıl isteyecek diye. İçeri girince
içeride iki oda vardı, büyük odanın içerisinde büyük bir yatak, küçük
odada da tek kişilik bir yatak vardı. İlhan abi, “Ben duş
alacağım!” deyip duşa girdi. Duşunu aldıktan sonra
havluya sarılarak çıktı, büyük odaya girip, geniş bir
şort giyip, üzerine birşey giymedi. Ben zaten eskiden İlhan
abinin vücudunu biliyordum, ama hiç beni sikmek isteyen biri olarak
bakmamıştım. Fazla karizmatik, kaslı bir erkekti. Yatağa
uzandı, “Hadi canım sen de duşunu al, sonra da
aldıklarını bana göster bakalım!” dedi. Ben de duşa
girdim. Her tarafım bakımdan geçmişti, ister istemez elim
amcığıma gitti, (Hadi bugün sana ziyafet var, kadının
dediği gibi tadını çıkaralım!) diye aklımdan
geçirdim ve bu duygu hoşuma gitmeye başlamıştı…

Banyodan çıktım, “Hadi göster şunları bakayım!” deyince,
içeri girmeden, “Abi ben utanırım, bunları sana gösteremem!” dedim. “Hadi utanma,
utanılacak birşey yok, giy bakayım!” dedi. Utana
sıkıla, iççamaşırların aralarında en masum
olanlarını giyip, üzerime de bornozu giyip içeri girdim. Bana
gülerek, “Ne o kız, mağazadan bornoz mu aldın?” dedi.
“Hayır, utanıyorum!” dedim. “Bak kalkarım şimdi, hadi!”
deyince, arkamı dönüp bornozu çıkardım. “Vay vayyy! Bizim
ufaklığa bak! Bu ne güzellik kız? Vücudun hiç
bozulmamış, yoksa daha kız mısın?” dedi. “Abi yaa,
biliyorsun ki evliyim!” dedim. “Hadi önünü dön!” dedi. “Dönemem!” falan
dediysem de, “Burda biz bizeyiz, hadi dön!” dedi. Utana sıkıla
döndüm. “Vayyyy, tahminimden de güzelmiş! Hadi diğerlerini de
göster!” diye emretti. Ben de kayıtsız şartsız uydum,
mağazada elime bile alamadığım külodu ve aynı renkteki
sütyeni giydim. Kendimi podyumlardaki mankenlere benzeterek içeri girdim.
Elimle amcığımı kapatmaya çalışıyordum, “Çek
kız elini! Onun kıymetini bilmeyen birine seni verdik diye zaten
vicdan azabı duyuyorum!” dedi. “Niye öyle diyorsun abi?” dediğimde,
“Peki doktor sana niye evlimisin diye sordu, biliyormusun?” dedi. “Hayır,
bilmiyorum…” dedim. “Ben biliyorum, ama daha sonra söylerim!” dedi.
Bu arada sürekli eliyle kalkan yarağını kapatmaya çalışıyordu.

Biraz sonra, “Hepsi bukadar mı aldıkların?” diye sordu. “Benim almadığım
kıyafetler de var burada, herhalde yanlış göndermişler?”
dedim. “Hayır yanlış değil, ben aldım! Onları da
yarın giyersin. Yoruldun, gel yanıma otur, biraz muhabbet edelim!”
deyip yanına çağırdı. Zaten üstümdeki iççamaşırlarıyla
her yanım açıkta gibiydi, utanarak yanına vardım,
yatağın kenarına oturdum. Günümün nasıl geçtiğini
filan sordu, “Utanıyorsan şu battaniyenin altına gir!” dedi. “İyi
olur!” deyip yatağa girdim. Bir süre sonra saçlarımı
okşamaya başladı, “O pezevenk kocan senin kıymetini
bilmiyor, üzülüyorum senin için!” dedi. Benim yanıma
yanaşıyordu. Bir anda dirseğinin üzerine kalkarak, “Sana
kadınlığını yaşatmak istiyorum, bana müsaade
edermisin?” dedi. “Nasıl olur, sen benim abim sayılırsın!” dedim. “Bugün
olmayıveririz!” dedi. “Yapamam!” filan dedim, ama o, “Sen
yapmayacaksın, ben yapacağım! Eğer utanırsan, beni
görme, çek şu battaniyeyi başına!” deyip, başıma çekti…

“Abi yapma!” filan dedim, ama çare yoktu, bu
gün beni sikecekti, hiç olmazsa o zevk alsın diye, ona arkamı döndüm.
Geridan yanaşıp, saçlarımı koklayıp, kulak memelerimi
öpmeye başladı. Kocamda görmediğim bir heyecan duyuyordum. Bir
taraftan da varlığı ile yokluğu tartışılır
külodumu ve südyenimi çıkardı, arkama kazık gibi ve alev alev yanan
yarağını dayadı. Ben yönümü dönemiyordum, ama arkadan
amcığıma geçireceğini hissediyordum. Biraz öptükten sonra
beni çevirdi. Gözlerimi açamıyorum, ama müthiş heyecan duyuyordum.
Taa aşağılara, ayağıma kadar indi, öpüp yalayarak
amcığıma kadar gelince, “Annenin konuşmasından
burasının kıllı olduğunu tahmin etmiştim, ama tam
bana göre hazırlamışlar, onlara teşekkür ediyorum!” deyip,
diliyle amımın dudaklarını açmaya başladı. Kocam
daha beni doğru dürüst soyup ta amıma bakmamıştı bile…

Küçük ufak gözlerimi açıp bakmaya
başladım. O amımı yaladıkça, ben de popomu
kaldırarak, dilinin daha derinlere girmesini sağlıyordum.
Yukarılara doğru uzandı, memelerimi okşamaya
başladı. Memelerim avuçlarında kayboluyordu. Böylesine bir zevk
alacağımı düşünmüyordum, onun yaptığı
masrafların karşılığı olarak onunla görev olarak
birlikte olur gider yatarım diye düşünüyordum. Fakat resmen
kudurmuştum. Bir an önce yarağını görmek ve yemek
istiyordum. Dudaklarımı öperken, aşağıdan da
amcığımı birşeyler zorluyordu. Fakat onun altında
şort vardı. Biraz daha dudaklarımı öptükten sonra aniden
üzerimden kalktı ve “1 saniye bekle!” deyip diğer odaya geçti. Biraz
sonra elinde bir rulo kağıt havlu ve çırıl çıplak
olarak içeri girdi. Ben gördüğüme inanamadım, önündeki yarak
eşşek siki gibi sağa sola sallanıyordu.
Yarağından gözümü alamadığımı görünce, “Ne o,
daha önce hiç yarak görmedin mi?” deyip yatağın kenarına gelip
dikildi. Elini bana uzatarak benim yataktan doğrulmamı
sağladı ve yatağın kenarına çekerek
ayaklarımı aşağıya indirdi. O koca şey şimdi
ağzımın hizasına geldi. “Hadi, ne duruyorsun, ellesene!” diye emretti…

Korka korka ellemeye
çalışıyordum ki, “Bu ne kız, taze gelinin yarağa
dokunduğu gibi dokunuyorsun! İlk defa mı yarak görüyorsun?” dedi.
“Böylesini ilk defa görüyorum!” dedim. Elimi değdiğimde kazık
gibi olduğunu hissettim. Dibine kadar sıvazlayarak elledim.
Saçımdan tutarak yarağını ağzıma sokmaya
çalışıyordu. Bense sadece başının etrafına
dudaklarımı değdirebiliyordum. Bir anda kollarımdan tutarak
kaldırdı. Zaten benden çok uzun boylu ve güçlü idi. Göğsüne
başımı bastırıp, popomu avuçlayarak beni kendine
çekti, yarağını aramızda
sıkıştırmıştık. Biraz böyle bekledikten
sonra beni kucakladığı gibi yukarı kaldırdı. Ben
de düşmemek için boynuna sarılıp bacaklarımı beline
doladım. Bu pozisyonda sanki yarağını
bacaklarımın arasına aldım, amcığımın
dudakları arasına sıkıştırmıştım.
Biraz dans eder gibi sarılı durduk, sonra yavaşça beni
yatağa yatırdı, bacaklarımı onuzuna alarak, o kocaman
şeyin dibinden tutarak, aşağı yukarı kaygan
amcığıma sürtmeye başladı. Korkuyordum aslında,
ama ne olacaksa olsun artık diye düşünüyordum…

Yemekağı eğilerek, “Benim
küçük sevgilim, şimdiye kadar sana kadınlığını
hissetirmemişler, hazırmısın?” diye sordu. Gözlerimle evet
dediğim anda dudağıma yapıştı ve abandı.
Sanki amcığıma birisi kolunu sokuyordu. Dudakları
dudaklarımı hapsettiği için bağıramadım, ama geri
itelemeye çalıştım. Ne mümkün, dibini bulmuştu. Biraz öyle
bekledi. Dudaklarımı ağzından kurtardım ve “Offf, ne
yaptın abi, biryerlerim yırtıldı!” dedim.
“Kızlığını bozdum, kocan olacak beceriksiz seni 2
yıldır adam gibi sikememiş, doktor senin halen kız
olduğunu söyledi bana!” deyip, biraz geri çekilerek yatağın
başında bulunan kâğıt havluyu alarak altıma koydu,
sonra yarağını amcığımdan çekti ve kanların
akmasını sağladı. Ben kanı görünce
kızlığımın daha yeni bozulduğuna kanaat getirdim…

Amcığımdaki ve
yarağındaki kanları sildikten sonra, yarağını
yeniden soktu amcığıma. Yavaş yavaş dibine kadar girip
çıkıyordu. Memelerimi emiyor, dudaklarımı öpüyor, güzel
sözler söylüyordu. Az sonra beni bir titreme tuttu, amcığım
karıncalanmaya başladı, gözlerim kaydı,
bayılacakmışım gibi, sanki uçacakmışım gibi
hissediyordum kendimi. Hiç böyle olmamıştım, gelmek böyle oluyor
demek ki diye düşündüm. Ne kadar süre beni böyle sikti bilmem ama, bana
bayağı uzun geldi. Ben bu sürede 2 sefer daha geldim herhalde.
Nihayetunda o da gelmek üzereydi, “Olmamışile kalmak istermisin canım?” dedi. Ben
hemen, “Hayırrr!” dedim. O da o kocaman yarağını amcığımdan
yavaş yavaş çıkararak, dibinden tutup göbeğime doğru
attırmaya başladı. 2 yıldır evliyim, kocamın
böyle tazzikli attırdığını görmemiştim. Bana
kağıt havluyu vererek temizlenmemi işaret etti. Fakat ben iyice
yorulmuştum, ellerimi ve bacaklarımı yana açarak yatağa ölü
gibi uzandım. “Ah yavrum, çok mu yoruldun? Sen kıpırdama ben
sana hizmet ederim!” deyip beni temizledi. Nihayetra yanıma yatıp,
arkamdan sarıldı ve “Dinlen sevgilim, geceler uzun, artık
benimsin, benim iznim artık bitene kadar buradayız, tamam mı?”
dedi. “Sen nasıl istersen abiciğim!” dedim.

İlk gecemizde 2 defa daha pozisyon değiştirerek sikiştik. Ertesi gün kendimize geldiğimizde, hastaneye annemin yanına gittik. Annem bendeki değişikliği görünce, “Ha şöyle, kadına
benzemişsin! Bravo İlhan oğlum, iyi yapmışsın!” dedi. Sanki benim ilk defa adam gibi yarak yediğimi hissetmiş gibiydi. Annemin ameliyatı zor geçti. Fakat biz 10 gün balayı yaptık. Nihayet sikiştiğimizde hamile kalmaya karar verdim ve içime boşalmasını sağladım. Köye gidince de, “Hekimda tedavi oldum!” deyip kocamla yattım.

Şimdi İlhan abiye benzeyen bir çocuğum var.

243 total views, 0 today

Zevki Sürme Vakti

Ağrı balık etli escort, Ağrı bayan escort, Ağrı Escort, Ağrı genç escort, Ağrı Merkez Escort, Azgın Escort, zenci escort 15 Haziran 2020

Selam seks seven arkadaşlar. De Öykülerini okudukça kendimden geçiyorum ve sürekli amım ıslanıyor Seks. Ben de bir hikayemi sizlerle paylaşmak istiyorum. Adım Eylül, 29 yaşında, orta boylu, balık etli, alımlı, erkekler tarafından beğenilen, çok seksi ve evli bir kadınım. Kocam kamu sektöründe çalışıyor. 7 yıldır evliyiz. Ben gözü yüksekte olmayan, var olanla sürekli yetinmesini bilen bir kadınım. Kocamı ve çocuklarımı çok seviyorum, ben asla gözüm dışarda olmaz. Fakat kocam sürekli başka kadınlar peşinde koşan, aldığı maaşı karı kıza harcayan birisi. Sürekli borç içinde yaşar ve bunu da ben asla kendine sorun etmez. Konutlendiğimiz günden beri bu böyle. Güya çok severek, daha doğrusu kocam bana deliler gibi aşık olarak evlendik. Seks konusunda sınırsız bir kadınım, seksi çok seviyorum, ama ben asla kocamı aldatmadım. Çünkü seksi kocamla yapmayı çok seviyorum. Kocam da benimle sikişmeye bayılır. Bazen bana, “Sen porno yıldızlarına beş çekersin!” der, ama karı kızdan da ben asla vazgeçmez.

Zaten bakkala çakkala yeterince borcumuz vardı, birde bunun üstüne, abimin bana emanet olarak bıraktığı 16 tane Cumhuriyet altını vardı, kocam bunları fark edince, ağzımdan girip burnumdan çıktı, “Kredi borcunu ödeyecem ay bir tane Cumhuriyet altını yapacam!” dedi ve hepsini elimden aldı onu ve. Fakat 2 yıl oldu, tek bir tane safra yapmadı. Abimle bir ara sohbet ederken, abim, “Ben bir işyeri Moskova’da düşünüyorum!” dediğinde, sanki ensemden kaynar sular döküldü. Abim işyeri açarsa, mutlaka emanet verdiği altınları isteyecekti…

Ne halt yiyecem şimdi diye kocamla konuştum, ama kocamın umurunda safra olmadı. Günlerce kara kara düşündüm, çare bulamadım. Bir gün nette bir sosyal paylaşım sitesinde, fabrikatör olduğunu söyleyen 36 yaşında bir beyle tanıştım. Benden MSN istedi, “Webcamda görüşelim!” dedi. MSN’imi verdim. Çünkü adamın çok zengin olduğunu öğrendiğim anda, kocamın yediği altınları tekrar nasıl yerine koyacağım sorununa kafamda bir çözüm bulmuştum. Eğer bu fikrim gerçekleşirse, hem zevk alacaktım, hem borçları ödeyecektim. Bu düşünceyle Webcamı açtım. Ve Webcamı açmamla birlikte adamın aklını da başından aldım :))

Tanıştık. Adamın adı Emir imiş, İzmir’e 55 km uzaklıkta olan Bursa ‘ ilçede oturuyormuş. Biraz Webcamda Chat yaptıktan sonra beni çok beğendiğini söyledi ve benden Telefon numaramı istedi. Tabi önce bende bu çektim, sonra Telefon numaramı verdim. Hemen aradı, konuştuk. Birkaç gün sürekli aradı ve konuştuk. Nihayetunda benimle birlikte olmak istediğini söyledi TR. Ben de, “Temizlikçi olurdum ama şu sıralar moralim çok bozuk!” dedim. “Sebep bozuk söyle, derdin nedir? Bu dünyada halledilmeyecek birşey yok!” dedi. Ben de durumu açık açık söyledim. “Kafana taktığın şeye bak! Para hiç sorun değil, sana 16 değil 26 Cumhuriyet altını feda olsun, yeter ki benim ol!” dedi. “Tamam!” dedim, kabul ettim…

Kocam görevi nedeniyle 3 günde bir eve gelirdi. Emir’le akşam saat 21:00’de anlaştık, çocukları uyuttuktan sonra onu eve alacaktım. Bu arada, biri 7 yaşında ve diğeri 21 aylık, 2 oğlum var. Onları uyuttum. Emir dışarda iki dakikada model bir arıyor, “Heyecandan ölmek üzereyim, çocuklar uyumadı mı?” diye soruyordu. Ne yalan söyleyim, benim de kalbim yerinden fırlayacak gibi olmuştu, amımın suyu akmış külotumu ıslatmıştı. Ve nihayet beklenen bir geldi, Emir elinde hediye paketiyle içeri girdi, içeri girmesiyle de hoyratça dudaklarıma yapışması bir oldu. İkimiz de ayakta kendimizi kaybettik, deliler gibi öpüşüyorduk. Ben dayanamadım elimi Emir’in’in sikine attım, pantolon üzerinden hem okşuyor, hemde deliler gibi öpüşüyorduk…

Emir de dayanamadı, direk üstümü, yani tişortümü çıkardı, sütyenimin kopçasını açıp, deliler gibi memelerimi emmeye başladı. Ben de kemerini çözüp pantolonunu dizine kadar indirdim. Siki baksırın içinde çadır kurmuş ve bir Bir önce çıkarılmayı bekliyordu. Hiç bekletmeden baksırını da çıkardım, önünde diz çöktüm ve deliler gibi yalamaya başladım. Taşaklarının tümünü ağzıma alıp hafif dişliyordum. Emir kendinden geçmiş bir şekilde, “Orospuuuu, tam bir fahişe gibi sevişiyorsun!” diyerek hırıltıyla ağzıma boşaldı. Yutabildiklerimi yuttum, geri kalanı çenemden, memelerimin ortasından, göbeğime kadar süzüldü. Emir hemen çekyatın üstüne yığıldı…

Benim amım vıcık vıcık olmuştu, amımın suyunu parmaklarımla alıp Emir’in inmiş sikine sürüp sıvazlıyordum. Fazla geçmeden siki yine taş gibi oldu ve ben daha fazla dayanamayıp direk üstüne çıkıp, sikini amıma yerleştirdim ve deliler gibi zıplamaya başladım. Emir de kendinden geçmiş bir halde, “Oohhh orospum, horozun seni sikmeye, parçalamaya geldi!” diyerek alttan pompalıyordu. Nihayetra beni üstünden indirdi, yere uzandırıp misyoner pozisyonda bacaklarımı açıp, direk amıma soktu. Amım çok dardır, iki doğumumu da sezeryanla yaptım. Zaten çatı darlığı da olduğu için amım kız AMI kadar dardır. Misyoner pozisyonda çok fazla git jel yapmadan Emir içimde patladı. Sikini çıkardığında kan olmuştu. Emir şok olmuştu. Peçeteyle silerken, “Konutli olduğunu bilmesem, bakiresin derdim!” dedi.

Anlayacağınız Emir’in siki kocamınki kadar büyük olmamasına rağmen, neden bilmiyorum ama fena yırtmıştı beni. Fakat ben zevkten bende kaybettiğim için hiç acı hissetmedim. Çırıl çıplak birbirimize sarılarak biraz uzandık. Fakat emir zevkten ağzı kulaklarında, hayran hayran bana bakıyordu. Ben de elimi sikine attım, okşayıp tekrardan sertleştirmeye çalışıyordum. Çünkü daha beni domaltarak sikecekti. Telefonda söylemiştim, benim en çok sevdiğim, dizlerimin bağı çözülen tek pozisyon domaltılarak sikilmek diye.

Nihayet Emir’in siki tekrar taş gibi oldu. “Yat aşağı orospuuuu!” diyerek, beni yatırdığı gibi bacaklarımı ayırdı ve amıma yumuldu, yalamaya başladı. Amımın tümünü ağzına alıp, deliler gibi emiyordu ve beni delirtiyordu. O bana orospu dediği için, ben de, “Ohhh! Ne güzel yalıyor pezevengim!” diyor, hemde inliyordum. Emir, “Pezevengin şimdi yine amını yırtacak orospu, hemde domaltarak!” diyerek beni 4 ayak pozisyona getirdi. Sikini hiç ıslatmadan, zaten yalanmaktan ve suyumun akmasından amım vıcık vık olmuştu, direk taş gibi sertleşmiş sikini arkadan amıma geçirdiği gibi kökledi…

Ben uçmuştum artık, bende kaybetmiştim, “Sik beni orospu çocuğu, erkek gibi sik, piç kurusu, pezevenk seni!” diyerek onun beni dahada sert sikmesi için Gazze getiriyordum. O da, “Sikiyorum işte orospu! Sen sikişe doymuyorsun, aslında sana 4-5 beş yarak aynı anda koyulması gerekiyor, ancak ozaman doyarsın, fahişeee!” diyerek, gittikçe dahada sert sikerek, beni deli ediyordu. Orgazm üstüne orgazm yaşadım, Kaş defa ben boşaldım bilmiyorum. Nihayetunda Emir de daha fazla dayanamayıp içimde patladı…

O gece, Emir beni sabaha kadar defalarca sikti. Sabah çocuklar uyanmadan da gitti. O gittikten sonra ben duşumu aldım, biraz uyuyacaktım ki, aklıma bana getirdiği hediye paketleri geldi. Hemen açtım baktım. Harbiden de, 16 değil, tam 26 tane Cumhuriyet altını vardı. Tabiatl hemen altınları sakladım, kocamın eline geçerse yine satıp yer diye. Emir’le halen ilişkimiz devam ediyor, kocamınsa hiçbir şeyden haberi yok. Emir bana söz verdi, “Parayı ben asla kafana takma, maddi olarak türlü destekte bulunacağım sana!” dedi ona. Ve bu sözünü de tuttu, çocuklarım adına açtığı hesaba her ay yüklü bir miktar para yatırıyor onu. Kocamı çok seviyorum, ama kocam çok hovarda, ben asla benim ve çocuklarımın geleceğini düşünmez. Napayım, ben de böyle bir yol buldum. Üstelik Emir çok güzel beceriyor beni, hem de tüm ihtiyaçlarımı karşılıyor, bana değer veriyor.

Emir ise bir fantazisi var, sürekli, “Seni o boynuzlu kocanın yanında sikmek için neler vermezdim!” deyip duruyor. Şu anda bilmiyorum ama, belki ilerleyen zamanlarda bu fantazisi gerçekleşir. Çünkü kocam da grup sekse biraz meyilli, birkeresinde benimle sevişirken, “Şimdi başka bir erkek daha olsa da, aynı anda seni becersek, ne güzel olurdu!” demiş ve inanılmaz bir biçimde boşalmıştı. Nihayetra da o konuyu birdaha açmamıştı. Bundan yola çıkarak, belki ilerleyen zamanlarda onu da aramıza alırız diye düşünüyorum.

282 total views, 0 today

Page 1 of 21 2
  • ağrı escort

    Öğrenci ve Genç Escort Bayanlar

    by on 7 Ağustos 2021 - 0 Comments

    Selam canlarım ben Ağrı Öğrenci Escort Bayan Damla. Sizinle her birden fazla fanteziye açığım. Her arayana kısa uzun izahatlar katmak adına burada bilerek kısa uzadıya yazıyorum. Benim vaktim gitsin, hiç dert değil ama sizlerinkini kıymetli kullanalım. Çünkü çoğunuzun çalıştığı işler başkalarının emri altında olmakla alakadar. Haliyle çalışma saatlerini Ağrı ateşli escort gibi istediğiniz gibi ayarlayamıyorsunuz. Sırf […]

  • Ağrı Genç ve Balık Etli Escortlar

    by on 15 Ağustos 2021 - 0 Comments

    Bunu ben dile getirmedim fakat beyefendiler genelde söylediği için vurgu yapmak istedim. Yoksa öyle lafı dolandırıp allandırıp pullandırmayacağım. Aslı hoş çapkın ve ateşli Ağrı Türbanlı escort Kiraz olduğumu açıkça beyan etmek isterim. Bu tam aradığın kadarında senin için çizgileriyle belirlenmekte olan zamanlarım üzerinde olacak ve edepsiz görüntülerin olduğu bir Hayat akşamında ilklerini yada sonralarını görerek Derhal […]

  • Balık Etli Ağrı Seksi Escortlar

    by on 17 Ağustos 2021 - 0 Comments

    Muhabbetimiz gerçekte en soğuk Baş ayarıyla senin olmasını bilebilir ve yeniden olgularda bulmak yada tatlı dillerinde tatmak için en elit dönemi yakalamak üzerinde doğru kararlar alabilirsin. elit bey Mesut olmayı sever ve bunlarda size mistik türbanlı escort Ağrı afeti olacağımı da söyleyebilir. İştahla gerçekte yeniden gelen bir denge kurmaya başlarız ve elit manalarda örgün bir Cinsel […]

  • Balık Etli ve Sınırsız Ağrı Escort

    by on 19 Ağustos 2021 - 0 Comments

    Bir dakikasını dahi aklınızdan çıkartamayacağınız birlikteliğimiz süresince karşınızda bulacağınız bu Çapkın hatunun Biricik sahibi olma fırsatını ele geçireceksiniz. kısa altın saçlarım ve ak tenim ile büyüleceğiniz bir güzelliğin kapılarını aralayacağım sizlere. Ağrı bizzat evinde görüşen escort istediğinizde sizlere en emin ve saklılığa Ehemmiyet veren hatunu sunacağım. İsmim Pelin, 24 yaşında Çapkın bir hatunum ve yuvarlak […]

  • Seksi ve Profesyonel Ağrı Escort Bayanlar

    by on 11 Ağustos 2021 - 0 Comments

    Sporcu bir bayan ile birlikte olma fırsatınız oldu mu önceden? Ben daimi spor ile iç içe olan bir bayanım. Mektep zamanlarımda iç olmak üzere spor yağmayı daima aşırı sevişimdir. Zati beni asıl branşım voleyboldur. Voleybol üzerinde ki kariyerim ne yazık ki küçük bir sakatlıktan sonra bitti. Doktorum bir henüz voleybol oynayamayacağımı söylediği günden sonra bende […]