Welcome, visitor! [ Register | Login

İlan Vermek İçin Tıklayın

Aşk Dolu Seksler

Ağrı balık etli escort, Ağrı bayan escort, Ağrı Escort, Ağrı genç escort 10 Haziran 2020

Slm ismim Seray. 25 yaşına bir kızım (ama Bakire değilim, bekaretimi İstanbul’da üniversitede okurken kaybettim). Bitirdiğim bölüm Otelcilik ve Turizm olduğundan ve amcamın Alanya’da bir oteli olduğundan, bir sezondur Alanya’da yaşıyorum ve amcamın otelinde çalışıyorum. Yengemin adı Demet, yani amcamın karısının. Ergenliğe adım attığım yaşlardan beri yengem nedense bana çok çekici gelmiştir. Aslında içimde lezbiyenlik adına hiçbir duygu yok ve yengemden başka hiçbir kadını da arzulamadım. Normal bir şekilde erkeklerden hoşlanıyorum.

Ovan sonlarına doğru, sezonun yoğun dönemleri geçmiş, işler azda olsa hafiflemişti. Yengemin otelde aktif olarak bir görevi yoktu, ama ben sıkı bir şekilde çalışıyordum. Resepsiyondan tutun da, kayıt, muhasebe ve katçı kadınların takibine kadar her işi yapıyor, haftada 7 gün otelin herşeyiyle ilgileniyordum. Yani yazın nimetlerinden faydalanamıyordum. Bir pazar günü amcam bana, “Bugün izinlisin, hadi yengenle beraber sahile gidin.” dedi. Ben, yok falan dedimse de, yengem de, “Hadi gidelim!” diye ısrar etti. Yengemle aramız çok sıkı fıkı değildir aslında, ama dediğim gibi ondan hoşlanıyordum. “Tamam yenge, gidelim.” dedim ve odama çıktım hazırlanmak için…

Atletik bir vücudum vardır. Boyum 1.70 ve 59 kilodayım. Vücudumu beğenirim, sadece göğüslerimin daha büyük olmasını isterdim. Göğüslerim portakal büyüklüğündeler, ama dimdikler. Hemen bikinimi giydim. Pembe çiçek desenli, altları yandan bağlamalı, normal bir bikini idi. Birkaç tane çok açık olan bikinim vardı, ama onları dışarıda giyecek kadar cesur değildim açıkçası. Fakat yine de çantama bir tanesini atmıştım. Teşhiri severim. Webcamda falan takılırım bazen, o zaman giyiyorum ancak. Bikinimin üstünde beyaz pileli bir etek ve kolsuz kısa bir tişört giymiştim. Otelin lobisinde yengemle buluştuk. Alanya merkezinde bir plaja gidecektik, otelin plajını kullanmak istemedik, farklı bir yer istemiştik.

Yengemin arabasına binip Kleopatra plajına vardık. İki şezlong kiraladık, adam gelip şemsiyelerimizi dikti. Yengem de şort ve tişörtünü çıkartıp sırtüstü uzanıp güneşlenmeye başladı. Yengemi neden arzuladığımı anlayamıyordum. Yengem 40’lı yaşların ortasında, hafif kilolu, 1.60 boylarında bir kadındı. Saçları hep permalıydı, rengini değiştiriyordu hep. Teni güneşten esmerleşmişti artık. Bikinisi gayet normal bir bikini idi. Ben de eteğim ve tişörtümü çıkarıp bir sigara yaktım ve şezlonga uzandım. Yengemle havadan sudan muhabbet ediyorduk. Yalı kalabalıktı. Sigaramı bitirdikten sonra yengemden güneş yağını istedim. Bana uzattı. Vücudumun ön tarafına sürdüm ve “Sen de istermisin yenge?” dedim. Yengem de, “Sen sür!” dedi. Sırt üstü yatıyordu. Göbeğinin üstüne döktüm yağı. Karnına, omuzlarına, göğsüne sürdüm (memelerine de dokunmak isterdim, ama cesaret edemedim tabi ki. Yengemin memeleri gerçekten iriydi, benimkilerin olmasını istediğim gibi). Oradan aşağılara, baldırlarına ve bacaklarına sürdüm. Ellerim kasıklarına yaklaştığında öyle heyecanlanıyordum ki! Yengem ise hiç birşey o yokmuş gibi yatıyordu…

Yengem sonra yüzüstü döndü. Gerisına sürerken ellerimi birazda olsa bikinisinin alt kısmından içeri doğru sokarak kalçalarına dokunmuştum. Yengemi yağlamam bitince, yengem, “Gel, ben de senin sırtına süreyim!” dedi. “Tamam!” deyip yüzüstü uzandım. Sırtımdan başladı yağı sürmeye. “Kız sen neyle temizliyorsun tüyleri?” dedi, ama ben cevap vermedim. Üniversiteye giderken lazerle temizletmiştim, sadece amımın üstündekiler duruyordu. Yengem sırtıma sürerken bikinimin ipini çözmüştü. Sırtımdan bacaklarıma geçerken de, bikinim altını yanlardan ortaya çekip kalçalarımın arasına soktu. Ben napıyorsun gibisinden hareket edince, “Dur kız! Senin gibi vücudum olsa altıma ufacık bir tanga giyerdim. Bırakta popon güneş görsün biraz!” dedi. Yengem kalçalarıma dokunurken içim gidiyordu. Nihayetra kasıklarımı ve bacaklarımı da yağladı ve “Tamamdır!” deyip kendi şezlonguna geçti. Ben de bikinim üstü çözülü, altıda kalçalarımın arasında, yüzüstü yatarak güneşlendim…

15 dakika sonra yengem, “Hadi önünü dön de yağ süreyim!” dedi. “Tamam!” deyip, bikinimin üstünün ipleri bağlamaya çalışırken, “Kız bırak şunu, rahat ol biraz, taş gibi göğüslerin var!” deyip, bikinimin üstünü almaya çalıştı, ama ben tutarak, “Utanırım ama!” dedim. Yengem, “O zaman beraber çıkartalım!” deyip bikinisinin üstünü fora edip, bembeyaz memelerini özgürlüğe kavuşturdu. Muhteşem görünüyorlardı, meme uçları kocamandı. Ben de bikinimi göğüslerime tutarak doğruldum. Yengem bikinimin üstünü çekerek aldı elimden ve “Yat bakalım!” dedi. Ben biraz çekingen davranıyordum. Onca insanın içinde üstsüz kalmaktan utanmıştım. Yengem kollarımı geriye doğru ittirdi, memelerim tamamen ortaya çıkmıştı. Yağı karnıma döktü, karnıma, göğüslerime omuzlarıma bacaklarıma sürdü. Fakat ben yengemin ellerinin altında eriyordum. Bana tekrar, “Nasıl temizliyorsun tüylerini?” diye sordu. Lazer yaptırdığımı söyledim. Bu arada bikinimin altını birden havaya kaldırıp, amımın üstüne baktı. Yukarıya doğru bir çizgi olarak bırakmıştım amımın üstündeki tüyleri. “Bunları elletmemişsin?” dedi. Ben de, “Utanıp açamamıştım!” dedim. Yengemin bu hareketleri şaşırtmıştı beni. Aslında yengem biraz hoppa bir kadındı, ama abartmadan.

Bütün vucudum yağ içindeydi. Yengem sürme işlemini bitirince yerine geçip ellerini arkaya attı, memeleri ortada güneşlenmeye başladı. Ben de aynı şekildeydim. Yalıde birçok erkeğin gözü üstümüzdeydi. Özellikle Maganda tipli erkekler hiç çekinmeden bizi süzüyorlardı. Nasıl süzmesinlerdi ki, ikimizin vücudu da güneşin altında yağ içinde parlıyordu. Eminim çok sexy görünüyorduk. Biraz daha güneşlendikten sonra yengem, “Hadi denize girelim!” deyip ayağa kalktı. Memeleri açıktaydı ve bikinisinin altı da koca kalçalarının arasında girmişti ve hiç düzeltme gereği duymamştı. Ben, “Tamam!” deyip bikinimin üstüne doğru hareketlenmişken, elimden tutup, “Bırak şunu artık!” deyip, çekerek kaldırdı beni…

Denize uzaklığımız 20 metre falan vardı. Ben de yengem gibi üstsüzdüm ve bikinimin altı aynen kalçalarımın arasındaydı. Biraz utanıyordum açıkçası. İki üstsüz kadın, el ele, denize doğru yürüyorduk. Dışarıdan ne kadar azdırıcı göründüğümüzü hayal edersiniz herhalde. Denize girdik. Su ateş içindeki vücudumu serinletmişti. Biraz yüzdükten sonra kıyıya doğru geldik. Ayaklarımız yere bastığında dalgalarla oynamaya başlamıştık. Dalgalar üstümüze geldiğinde hopluyorduk. Memelerimiz de bizimle birlikte tabi. Dalgalar büyük geldikçe yengem bana sarılıyordu. Yengemin çıplak vücudu benimkine değdikçe mahvoluyordum. Fakat benim de utangaçlığım geçmişti, fırsatı buldukça ben de sarılıyordum yengeme, kalçalarını avuçlarımın arasına alıyordum. Göğüslerimiz birbirine değiyordu arada. Soğuk sudan sertleşmişti uçları. Göğsümün üstünde hissediyordum yengemin meme uçlarının o sertliğini…

Yengem, “Hadi çıkalım.” dedi ve önden çıktı. Bikinisinin altı kalçalarının arasında kaybolmuştu artık, hiç düzeltmeden şezlonga doğru yürüyordu önümden. Ben de aynı şekilde yarı çıplak arkasındaydım. Hiç kurulanmadan bir sigara yaktım. Zaten kalçalarımın arasına girmiş bikinim iyice yerleşmişti araya, birde hiç düzeltmeden oturunca sıyrılıp çatalımı da ortaya çıkarmıştı. Yengem de bir sigara istedi. Normalde içmezdi. Sohbetimiz biraz daha samimi olmaya başlamıştı. Bana halen kız olup olmadığımı sordu, kızlığımı nasıl kaybettiğimi falan anlattırdı. Çevreımızda bize bakanlardan bahsediyorduk. Yengem hoşuna giden birisi geçerken, “Şu çocuk ta süpermiş!” falan diyordu. Bu arada birkaç şezlong ilerimizde oturan iki kişi vardı. İkisi de şort giymişti. Biri 30, diğeri de 45 yaşlarında görünüyordu. Islaklı olanın üstünde atleti vardı. Tam Magandaydı ikisi de. Biz denizdeyken gelmişler sanırım, denizden çıktığımızdan beridir de aleni olarak bizi izliyorlardı…

Genç olan kalkıp yanımıza doğru yürümeye başladı. Yengemin arkası dönüktü o tarafa. Adam yanımıza gelince gülümseyerek, “Hello!” dedi. Yengem kıkırdamıştı hemen. Ben de, “Hello!” dedim. Adam kötü bir İngilizceyle, çok güzel olduğumu söylemeye çalıştı. Ben de, “Kendini yorma, Türkçe biliyoruz!” dedim. Özür diledi, arkadaşıyla birlikte bizi yazlık evlerine davet etmek istediğini söyledi, “Birlikte yemek yeriz, özel havuzumuz var, daha rahat oluruz!” falan dedi. Ben tam, (Teşekkür ederiz, ama hayır!) diyecektim ki, yengem benden önce cevap verdi ve “Konutiniz nerede?” diye sordu. Ben yengemin bu hareketine şok olmuştum. Adamın ne kadar Maganda olduğu kaba konuşmasından belliydi. Konutin yerini tarif etti. Yengem, “Tamam, gidelim! Fakat saat 6 gibi bizi tekrar buraya bırakırsınız!” dedi. Adam sırıtarak, “Tabi ki hanımefendi! Ben arkadaşıma haber vereyim!” deyip gitti…

Ben hemen, “Napıyorsun yenge? Bilmediğimiz adamların evine mi gideceğiz?” dedim. Yengem, “Fakatn kız, birşey olcağından değil ya, eğleniriz gariplerle biraz!” dedi. Kafaka adam da atletini giymiş, yanımıza gelmişlerdi. Kafakai, “Adım Sinan!” diyerek kendini tanıştırdı. “Merhaba!” dedik. Genç olanın adı da Kenan’mış. Yengem kalktı, bikinisinin üstünü çantaya atıp, üstüne tişörtünü ve şortunu giydi. Ben de yengem gibi bikinimin üstünü giymeden tişörtümü ve eteğimi giydim. Yengeme kızmıştım biraz, ona inat, “Bir dakika bekleyin, bikinimin altı ıslak!” dedim ve eteğimin altından bikinimi çıkartıp çantama attım. Bu sefer yengem şaşırmıştı. Eteğim zaten kısacık birşeydi, hem de beyazdı ve güneş vurduğunda içi belli oluyordu…

Fasılabalarına doğru yürümeye başladık. Oldukça lüks bir arabaları vardı. Islaklı olan ön kapıyı açarak yengemi davet etti. Biz de Kenanla arkaya oturmuştuk. Ben artık daha rahat hareket ediyordum. Eteğim zaten minicikti, oturunca iyice sıyrılmıştı. Karşıdan bakıldığında amım görülebilirdi. Fasılaba hareket etmişti. Öndeki adam yengeme ismini sormuştu. Yengem de, “Buket!” diye cevaplandırdı. Ben hemen anlamıştım ismini vermek istemediğini. Sinan sonra bana dönerek, (ki o anda bakışları bacak arama takılmıştı, ben de gayri ihtiyari bacaklarımı kapattım) adımı sordu. Ben de, “Ece!” dedim. Adam birkaç iltifattan sonra konuşmadı. Konutleri bir yamacın kenarında, sitenin içindeydi. İki katlı villalar vardı. En üstteki villaların birinin bahçesine girdik. Sinan, “Buyurun!” diyerek arabadan indi ve koşarak yengemin kapısını açtı. Kenan da benim kapıya koştu. Eminim bu acelesinin sebebi, ben arabadan inerken görebileceği birşeyler olmasıydı. Eşler paylaşılmıştı anlaşılan. Kenanın bugün zorla da olsa amımı göreceğine emindim, ama daha erkendi, elimle önümü kapatarak arabadan indim.

Saat daha yeni 14.00 olmuştu. 18.00’de döneceğimiz için, daha bu evde 4 saatimiz vardı. Karnımızın aç olup olamadığını sordular. Hayır dedik. Kenan, “O zaman siz havuz başına geçin, ben meyve getireyim!” dedi. Yengem de, “Önce bir duş alabilirmiyiz, şu kumlarımızdan kurtulalım!” dedi. Sinan, “Tabi, buyrun, üst kattaki banyoyu kullanabilirsiniz!” dedi. Ben en önde, arkamda yengem, peşinde de Sinan merdivenlerden çıktık. Bize banyoyu gösterdi ve “Ben aşağıya iniyorum, işiniz bitince siz gelirsiniz.” dedi ve gitti. Banyoda yengem, “Kız merdivenleri çıkarken heryerin görünüyordu, bu kadar azdırma adamları!” dedi. Ben de, “Altımda birşey olmadığını unutmuşum…” dedim ve önce ben girdim duşa. Çabucak temizlendikten sonra çıktım, yengem girdi duşa. Ben kurulanıp bikinimi giyecektim ki, aklıma çantamdaki diğer bikinim geldi. Plajda giydiğim bikinimi kenara bıraktım ve açık olan bikinimi giydim. Üstümde varlığıyla yokluğu belli olmuyordu. Üstelik rengi de beyazdı. Üstü sadece meme uçlarımı kapatıyordu, altı ise G-String’ti. Gerisı incecik bir ip, önü de ufacık bir üçgendi. O kadar küçüktü ki, hareket ettiğimde önündeki üçgenden, amımdan yukarı doğru ince çizgi halinde uzanan tüylerim bile görünüyordu. Havluma sarınıp, “Ben iniyorum!” dedim. Yengem peşimden seslenip, “Kız bikinin burada, birşey giymeden mi çıktın sen?” dedi. “Kafaka bikini vardı yanımda!” dedim ve havuz başına indim.

Sinan ve Kenan birkaç meyve getirmişler ve bira içiyorlardı. Ben yanlarına yaklaşınca Kenan ayağa kalkıp, bana şezlongda yer verdi ve “Bira istermisin Ece’ciğim?” diye sordu. Fakatçt cesurlardı. “Konutet!” dedim. Bir bira açarak verdi. Büyük bir yudum aldım ve bir sigara yakacaktım, Kenan hemen kendi sigarasından uzatarak, benimkini de yaktı. Az sonra yengem de kapıda göründü. Deli kadın, benim o pembe çiçekl bikinimi giymişti. Yengemin boyu benden kısaydı, ama göğüsleri de, kalçaları da benimkilerden iriydi. Kıvırtarak yanımıza geldi. Sinan hemen kalkarak yanında yer açtı. Bikinin altı yengemin iri kalçalarının arasında adeta kaybolmuştu. Memeleri de bikininin üstünden ve altından taşıyordu. Sinan iltifatlara başlamıştı hemen. Ben halen havluma sarılı oturuyordum. Az önce heryerimi görmüşlerdi, ama şimdi nedense utanmıştım. Bikinim gerçekten çok ufaktı çünkü…

Yengem bira içmek istemedi. Sohbete başladık adamlarla. Yengem beni üniversite öğrencisi, kendini de genç yaşta dul kalmış ev sahibem olarak tanıttı. Arkaık yengem ‘Buket!’, ben de ‘Ece!’ olmuştum. Yengem gayet rahat ve doğal davranıyordu. Bense biraz cesaretlenmek için biramı hızlıca içiyordum. Sinanla Kenan da İstanbul’da ticaretle uğraşan iki esnaf komşuymuş. Karılarını İstanbul’da bırakıp, bir haftalığına kaçamak yapmaya gelmişler. Muhabbet sürüyordu. Sinan yengeme, “Buket hanım, güzel cildiniz zarar görmesin, güneş yağı süreyim mi?” diye sordu. Yengem, “Tabi!” dedi, şezlongda oturuyordu, arkasını Sinana döndü. Sinan eline yağı döküp, yengemin omuzlarını ve sırtını adeta okşamaya başladı. Yengem de arada başını geriye atarak hoşuna gittiğini belli ediyordu. Sinan ellerini yengemin önüne dolayarak, karnını yağlıyor, bu arada bikiniden taşan memeleri eline değiyordu. Gördüğüm kadarıyla Sinan çadırı kurmuştu. Kenan da bana teklif etti yağ sürmeyi, ama ben, “Daha sonra… Şimdi biraz havuza girmek istiyorum!” dedim. Kenan da, “Tamam, havuza girelim!” dedi.

Kenan’ın vücudu fena değildi, iriyarı bir tipti, ben yanında ufak tefek kalıyordum. İkisi de oldukça kıllıydı. Ayağa kalktım, arkam onlara dönükken havlumu yere bıraktım. Arka döndüğümde üçünün de gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Yengemle göz göze gelmemeye çalıştım. Sinan dayanamayıp, “Bikinin harikaymış Ece!” dedi. “Teşekkür ederim!” deyip havuza atladım. Hareket ettikçe bikinimin altı da, üstü de kapattığı yerleri kapatamaz oluyordu. Zaten astarsızdı ve ıslakken ne var ne yok ortadaydı. Kenan da benim peşimden havuza daldı ve benimle oynamaya başladı, beni kucaklayıp havaya atıp duruyordu. Her atmasında memelerim bikiniden kurtuluyordu. Ben de şaşırmış gibi yapıp tekrar kapatıyordum. Az sonra yengem de geldi yanımıza ve Sinanı da davet etti. Sinan yok falan dedi. Yengem bikinisinin üstünü çıkarıp Sinana fırlattı. Havuzda hopladıkça yengemin memeleri, şap şap suya vuruyordu. Sinan dayanamadı tabi o muhteşem memelere, o da daldı havuza. Yengem, “Tut beni!” deyip Sinana sarılıyor, o da yengemin memelerini eziyordu kıllı göğsüyle. Yengemle Sinan alenen dokunuyorlardı birbirlerine…

Biraz havuzda eğlendikten sonra hepsi çıkıp oturdular, en son ben çıktım. Bikinim ıslanınca tamamen şeffaf olmuştu, tekrar bana bakakaldılar. Yengem üstsüzdü, ama ben tamamen çıplak gibiydim. Amımın üstündeki tüyler bile belli oluyordu bikinimin altından. Hiç oralı olmadan havlumu alıp kurulandım ve Kenana, “Şimdi yağlarmısın beni?” dedim. Önünde ayakta duruyordum. Kenan eline yağ dökerek bacaklarımdan başladı yağı sürmeye. İri elleri vücudumda okşar gibi dolaşıyordu. Kalçalarıma geldiğinde daha hoyrat davranıyordu. Yağlama işi bitince arkam Kenana dönükken dizlerimi hiç kırmadan popomu dışarı çıkartarak öne doğru eğildim ve ayak parmağımdaki yüzük çıkmış gibi tekrar yerine yerleştirmek için oyalandım eğilmiş vaziyette. Kalçam dışa doğru çıkmıştı, bikinimin kalçalarımın arasına giren ipi o kadar inceydi ki, o anda Kenanın benim arka deliğimi o incecik ipin altından gördüğüne emindim. Bu tahminim doğruymuş ki, döndüğümde Kenanda eliyle kurduğu çadırı kapatmaya çalışıyordu. Fakat çadırın direği sağlama benziyordu :))

Sinan yengemin, Kenan da benim yanımda şezlonglara oturmuştuk. ortamızda bir plastik sehpa vardı. Kenan bana bir bira daha açıp sehpaya koymuştu. Kenanla Sinanın üstünde şortları, benim üstümde halen ıslak ve şeffaf olan bikinim, yengemde ise sadece bikinisinin alt kısmı vardı. Muhteşem göğüsleri ortadaydı ve halen çok rahat görünüyordu yengem. Sinan, “Bir oyun oynayalım mı?” dedi. Yengem, “Konutet!” diye atladı hemen. Sinan eve girip elinde iskambil kağıtlarıyla geri döndü, “Papaz Kaçtı’yı herkes biliyordur herhalde?” dedi. “Konutet!” dedik. Kenan, “Peki neyine oynayacağız Sinan abi?” dedi. Sinan, “Kaybeden bir parça giysisini çıkartsın!” dedi. Yengem kahkahayı bastı. Kenan da, “Zaten birer parça var üstümüzde!” dedi. “En şanslımız Ece o zaman…” diye cevap verdi Sinan ve ekledi, “Onda 2 parça var!” dedi. Yengem, “Olsun, hadi başlayalım!” deyince ben yine şaşırmıştım. Yengem, “Reyundan ilk çıkan, papaz elinde kalanın üstündekini çıkartsın!” diye kural bile koymuştu. Sinan kağıtları karıştırmaya başlamıştı hemen. Ben nedense çok çekiniyordum, duygularım an be an değişiyordu, bazen çok rahat ve sexy hissediyordum kendimi, bazen de utanıyordum. İçlerinde en çıplak olan bendim zaten. Bikinim hem ufacık, hem de şeffaf haldeydi halen ve vücudumun bütün ayrıntıları ortadaydı.

Kağıtlar dağılmaya başlamıştı. Reyunu bilenler anlar, ilk başta elindeki çiftleri ayırıyosun ya, bende sadece 2 tane çift vardı. Ben yengemden, Kenan benden, Sinan Kenandan, yengem de Sinandan çekiyordu. En hızlı giden Sinandı. En sona tabii ki yengemle ben kalmıştım. Bikinimin üstünün halen üstümde olmasına sevinmiştim. Cesaret toplamak için biramdan hızla içiyordum. Sıra bendeydi. Papaz yengemdeydi ve ben çekiyordum. Yengem de çok heyecanlıydı. Papaz onda kalırsa bikinisinin altını çıkartmak zorunda kalacaktı. Heyecandan kıpır kıpırdı. Tabiatl ki göğüsleri de kıpır kıpırdı ve benim aklımı alıyordu. En sonunda çektim bir kartı, ama papazdı bana gelen. Ve yengemin geri çektiği papaz değildi. Papaz bende kalmıştı. İlk kurban ben olmuştum. Reyundan ilk çıkan Sinan olduğundan, o çıkartacaktı üstümden 1 parça…

Ayağa kalktım, Sinanın önüne gelip arkamı döndüm. Sinan ellerini birbirine vurarak, “Kafalıyorum!” dedi ve bikinimin alt tarafından tuttu. Ben hemen, “Dur, napıyorsun? Üstümü çıkarsana!” dedim. “İstediğimi çıkartma hakkım var kurallara göre, ama seni kırmayayım Ece’ciğim!” dedi, ayağa kalktı ve bikinimin ipini arkadan çözmeye başladı. Bense 40 yaşlarında Maganda bir adamın bikinimin ipini çözmesini bekliyordum. Sebepse bu iki adamın yanında gayet uysaldım. Kırk yıl uğraşsalar, birlikte olamayacakları bir kızdım, ama şimdi kendim teslim oluyordum. Hem de yengemin sayesinde. Sinan bikinimin iplerini birbirinden ayırınca zaten göğüslerime sıkıca oturan bikinim, memelerimden yukarı doğru lastik gibi fırladı. Yengem beni alkışlayarak gülüyordu. Sinan bikinim üstünü eline alarak göğüslerimi tamamen ortada bıraktı. Ben tintin yerime dönüp, Kenanın yanına oturdum. Sinan elinde kalan bikinimin parçasını yanına koydu. Arkaık hepimiz tek parça kalmıştık. Reyun tekrar dönmeye başlamıştı…

Nihayeta Kenanla ben kalmıştık. Ben şansıma küfrediyordum. Bu sefer ilk çıkan yengem olmuştu. Yani sona kalanın üstündekini yengem çıkartacaktı. Papaz benim elimdeydi ve Kenan çekecekti. Hiç kağıtlara bakmıyordu, gözleri gözlerimdeydi, sırıtarak bana bakıyordu. Bense adeta korkuyla titriyordum. Yengem, “Hadi acele edin ama, sabırsızlanıyorum!” dedi. Yengemin bu hareketleri beni şaşırtıyordu, neredeyse beni Kenanın yada Sinanın kucağına elleriyle oturtacaktı. Kenan hızla elimdeki kağıtlardan bir tanesini çekti ve kahkaha atmaya başladı. Papaz yine elimde kalmıştı. Yengem, “Gel kız buraya!” dedi. Zaten hemen karşımdaydı. Ben, “Yapmasak olmaz mı?” falan dedimse de, dinlemediler tabii ki. Fazla utanıyordum. Bikinim her nekadar bir yerimi kapatmasa da, tenimde o kumaşı hissetmek bambaşkaymış. Şimdi hiç tanımadığım iki adamın yazlığının bahçesinde ve de yengemin önünde çırılçıplak kalacaktım…

Ayağa kalkıp yengeme doğru adım attım. Önüm yengeme dönüktü. Yengem bikinim kenarlarından tuttu, ben de elimle amımı kapatmaya çalışıyordum. Sinan, “Fakat yapma Ece’ciğim, çek ellerini!” dedi. Yengem de, “Konutet Ece, mızıkçılık yapma!” diyerek destekledi. Yapacak birşey yoktu, ellerimi çekip belime koydum. Yengem bikinimi çok yavaş bir şekilde aşağıya doğru kaydırıyordu. Yengemin yanında Sinan bana doğru eğilmiş, gözleri aşağı kayan bikinimin üstündeydi. Bikinim aşağı doğru inerken ilk önce amımın üstünden yukarı çizgi halinde uzanan tüylerim ortaya çıkmaya başladı, sonra kalçalarımın arasına sıkışan bikinim birden kurtuluverdi ve amımın dudakları Sinan gözlerinin önüne serildi. Kenan ise şimdilik arkamda kaldığı için göremiyordu. Yengem bikinimin altını dizlerimin altına çekerek, bacaklarımdan kurtarıp arkasına attı. Sinanın ağzından, “Fazla güzelll!” sözcükleri döküldü. Yerime geçmek için dönünce Kenan da her şeyi gördü ve “Gerçekten mükemmelsin Ece!” dedi. Yerime oturdum. Ben oyundan çıkmıştım artık, diğerleri devam ediyordu…

Elime biraz güneş yağı alıp, göğüslerime sürmeye başladım. Yengem, “Bana da sürer misin canım? Az önce Sinan göğüslerime sürmemişti…” dedi ve omuzlarını geriye atarak göğüslerini ileri çıkarttı. Karşıdan eğilip, ellerimle memelerinin ikisini altından başlayarak okşamaya başlamıştım. Fazla güzellerdi. Böyle bir yumuşaklığı hissetmek beni azdırıyordu. Kendi göğüslerimi de beğenirim, portakal büyüklüğünde ve diktirler ve 1 cm sarkma yok. Fakat yengemin memelerinin yumuşaklığı bambaşkaydı. Kendimi kaptırmışım ki, yengem, “Sağol güzelim, bu kadar yeterli.” dedi. Ben de artık işi kötü kızlığa vurup (çünkü yengemin memelerine dokununca azmıştım, hatta amımın dudaklarının kendini bıraktığı alenen belli oluyordu), “Benim için bir zevkti Buket abla!” dedim, bacaklarımı iki yana açıp, elimde kalan yağı da baldırlarıma, bacak arama ve amıma sürdüm. Nihayetra da ellerimi geriye atıp, bacaklarım iki yanda oturmaya başladım. Amım yengemin tam karşısındaydı şimdi…

Reynadıkları oyundan bu sefer de yengem ilk olarak çıkmış ve papaz Sinanın elinde kalmıştı. Sinan hiç laf etmeden kalktı ve yengeme doğru döndü. Şortu tam yengemin başı hizasındaydı. Ben de yandan görebiliyordum. Yengem, “Kafalıyorum!” dedi. Sinan çok rahat görünüyordu. Yengem şortunun kenarlarından tutup aşağıya sıyırmaya başladı. Sinanın göğsündeki kıllar, göbeğinden şortunun içine doğru iniyordu. Yengem şortu sıyırmaya devam ettikçe kılların devam ettiğini görüyorduk. Nihayetunda aletinin dibi görünmüştü. Aleti şortunun içinde aşağı doğru eğilmişti. Yengem şortu aşağı çektikçe, şort Sinanın aletinin üstünden aşağı doğru kayıyordu. Gerçekten çok kalındı, benim avucuma ancak sığabilirdi. Yengem şortu Sinanın aletinin gövdesi boyunca indiriyordu, ancak bir türlü başına ulaşamıyordu. Yengemin de benim de gözlerimiz faltaşı gibi açılmıştı. Şortu neredeyse dizine gelecekti. Nihayetunda Sinanın aleti şortundan kurtuldu…

Sinan pis pis sırıtıyordu. Gerçekten gurur duyulacak bir aleti vardı. Aslında buna alet demek yanlış olur, gerçek bir yarraktı Sinanınki. Kılların arasından heykel gibi çıkıyor ve aşağı doğru sarkıyordu. Kalkmamış hali sanırım 20 cm’e yakındı ve de kalın. Bedensinin kalınlığı başından daha fazlaydı. Yaşamımda canlı olarak gördüğüm en büyük yaraktı bu. Yengem kim bilir nasıl seviniyordu böyle bir yarağı alacağı için. Neredeyse bacağına değecekti. Yengem, “Fazla büyükmüş gerçekten!” dedi. Sinan gülümseyerek yerine oturdu. Benim amımı sergilememe inat, o da bacaklarını açmıştı. Yarağı aşağı doğru sarkmış, şezlongun üzerindeydi…

Sıra son oyundaydı. Ya yengem, ya da Kenan soyunacaktı. Sinan, “Ece’ciğim gel istersen biz havuza girelim!” dedi. O kıllı ve göbekli adamla havuza girmek için can atıyordum, ama yine de, “Reyunu izleyelim, hep beraber gireriz!” dedim. Nihayet oyun hızlı başladı ve yengem yine kazandı. Şimdi sıra Kenanın şortundaydı. Bakalım benim şansıma ne çıkacaktı. Çünkü söylenmemiş olsa bile, eşler paylaşılmıştı ve yine söylenmemiş olsa bile, bu Magandaların bizi bugün burda çatır çatır sikecekleri ortadaydı. Ben hazır bir şekilde bekliyordum, zaten çırılçıplaktım. Kenan kalkıp yengemin önüne doğru geldi. Yengem, “Dön bakalım arkanı!” dedi. Manaıştım ki şortunu indirdiğinde Kenanın aleti bana doğru çıkacaktı. Yengem, “Ece’ciğim gel beraber çıkartalım, senin öcünü alalım!” dedi. Ben de, “Olur!” dedim, ben şortun önünden, yengem de arkasından tuttu. Kenanın vücudu fena değil demiştim, iri yarıydı. Yengem arkadan Kenanın kalçalarını okşayarak yavaşça indirmeye başladı, ama bunu aleni olarak yapmıyordu. Ben de şezlongta öne doğru eğilip şorta uzanmıştım, ben de aynı hızda sıyırıyordum…

Eğildiğim için Kenana çok yaklaşmıştım. Onun aleti de şortun içinde aşağı doğru uzuyordu, ama biraz sertleşmişti. Şort gövdesi boyunca sıyrıldı, ama kafasına takıldı. Kenanın aleti de gayet kalın ve uzundu, ama Sinanınki kadar muhteşem değildi. Sinanınki kusursuzdu. Fakat Kenan aletini kıllardan arındırmıştı. Şortu kendime doğru çekince Kenanın aletinin kafası da şorttan kurtulup dışarı attı kendini. Biraz sertleşmişti, dışarı fırlayınca az daha yüzüme çarpacaktı. Kenanın gözlerine bakarak gülümsedim. Yengem Kenanın kalçasına bir şaplak patladıp, “Dön bir bakalım!” dedi. Kenanın yarı kalkmış aletini görünce, “Ne oldu buna böyle?” dedi. Kenan da, “Sizin gibi güzel bayanları görünce dayanamadı!” diye cevap verdi. Yengem, “Hadi havuza!” deyince, hepimiz çırılçıplak havuza daldık. Bir tek yengemin bikinisinin altı duruyordu…

Havuzda yengemle Sinan sarmaş dolaş şakalaşıyorlardı, yengem hiç ayrılmıyordu Sinanın yanından. Sinan da boş durmuyor, yengeme değdiriyordu sürekli. Eminim o muhteşem yarrağı teninde hissetmek yengemin hoşuna gidiyordu. Ben de onları izliyordum, havuzun kenarına gelmiştim. Kenan da yanıma geldi, arkamdan yaklaştı. Siki halen sertti, kalçalarımın üstünde hissediyordum. “Ece, güzelliğin aklımı başımdan aldı, senden çok hoşlandım!” deyip, boynuma bir öpücük kondurdu. Bu arada Sinan da yengemi havuzun köşesine getirmiş ve dudaklarını somurmaya başlamıştı. Yengemin bir eli suyun içinde hareket ediyor, Sinanın yarrağını sıvazlıyordu. Sinan da yengemin dudaklarını ve boynunu öpüyor, memelerini okşuyordu. Yengemin gözleri kapanmıştı. Onlar kopmuştu artık…

Biz Kenanla havuzdan çıktık. Kenanın siki direk gibi olmuştu, kafası şişmiş ve acaip bir şekilde büyümüştü, adeta mantar gibi. Aslında her ikisinin de yarakları birbirinden güzeldi. Kenanla şezlonga yan yana oturduk. Fakat daha yakındık, temas vardı aramızda. Kenan bir bira açıp yudumladı. Ben şişeyi elinden alıp büyük bir yudum aldım. Ben içerken, Kenan, “Ben artık dayanamıyorum!” dedi, şişeyi ağzımdan çeker çekmez dudaklarıma yapıştı. İri elleri kalçalarımda, amımda ve göğüslerimde dolanıyordu ve beni kıvrandırıyordu. Ben de Kenanın kıllı göğsünü, koca kafalı sikini okşuyordum. Kenanın taşakları da çok büyüktü, avucuma ancak sığıyordu…

Sinan da yengemi havuzun kenarına oturtmuş ve bikinisinin altını da çıkartmıştı. Sinan havuzun içindeydi. Yengem bacaklarını iki yana açtı. Sinan bacaklarından tutup kendine doğru çekti ve yengemin amına yapıştırdı dudaklarını. Yengem başını geriye doğru atmış inliyordu. Ben de kopmuştum iyice, Kenanı şezlonga yatırdım ve ağzına oturdum. 69 olmuştuk. Benim yüzüm havuza doğru dönüktü. Ağzımda kafası zorla ağzıma sığan Kenanın siki varken, bir yandan da yengemleri izliyordum. Kenanın da dudakları ve dili arkamda iyi çalışıyordu. Daha önce hiç anal yapmamıştım, ama Kenanın arka deliğimin üstünde dolaşan parmağı hoşuma gitmişti. Götümün deliği sanki kaşınıyordu ve Kanan da kaşıyordu…

Az sonnra Sinan havuzdan çıkıyordu. O neydi öyle, yarrağı öylesine büyümüş ve kemik gibi sertleşmişti ki, havuzdan çıkıp yerde oturan yengemin ağzına verdi. Fakat yengem zorlanıyordu tabi ağzına almakta, sadece başı giriyor, yengem ağzından çıkarıp diliyle boylu boyunca yalıyordu yarrağı. Ben de iyice dolmuştum artık, Kenan diliyle mahvediyordu beni. Onun da ağzımdaki sikinin damarları atmaya başlamıştı, hissediyordum. Sinan yengemi kaldırıp hemen yanımızdaki şezlonga yatırdı. Onlarla aramızda yarım metre yoktu. Yengemin bacaklarını omzuna aldı, koca yarrağını dibinden tutup, şap şap vurdu yengemin amının üstüne. Yengem birazdan o muhteşem yarrağı yiyeceği için kasılıp duruyordu. Ben ağzımda Kenanın siki, onları izliyordum. Yengemin amı sırılsıklamdı, am dudakları şişmiş, kendini bırakmıştı. Amından süzülen zevk suları kalçalarına doğru akıyordu. Yengemle yan yana iki şezlongda, biran önce sikilmek için yanıyorduk şimdi…

Yengem kollarının üstünde kalkarak Sinanı kendine doğru çekti ve “Sik artık beni!” dedi. Yengem sanki yanında ben yokmuşum gibi rahattı. Hadi Kenandan çekinmiyordu, ama beni de yok sayıyordu. Sinan da yengeme, “Şimdi sikecem seni karıcığım!” deyince, yengem tekrar uzandı arkasına. Sinan kalkmış sikini tutup yengemin amına nişanladı, yavaşça ittirmeye başladı. O koca yarak yengemin amının dudaklarını arasından süzülerek içeri kayıyordu. Yarak içine kaydıkça yengemin nefesi kesiliyordu. Bir seferde gittiği yere kadar soktu yengemin amına. Sanırım rahmine dayanmıştı ki, daha ilerlemedi ve yarağın 3-4 cm’i dışarıda kalmıştı. Sinan yavaş yavaş gidip gelmeye başlamıştı yengemin amında…

Ben de Kenanın üstünde ters dönüp, koca kafalı sikini tuttum ve amımın deliğine yerleştirip üstüne oturdum. Kfası gerçekten o kadar büyüktü ki, canımı yakmıştı girerken. Fakat dibine kadar almıştım. Kenan belimden tutuyordu ve birden hızlanmıştı içimde, makine gibi seri olarak çalışıyordu. Hoplatıyordu beni kucağında, resmen çatır çatır sikiyordu. Ve çok iyiydi bu konuda. Benim de nefesim kesilmişti, ağzımı açıyordum, ama bağıramıyordum sanki. Kenan sikinin koca kafası içimi dövüyordu adeta. Bana kezza yengem hiç durmadan inliyordu. İkimiz de gayet güzel sikiliyorduk. Biz kaşınmıştık, onlar da kaşıyordu…

Kenan beni kucağından kaldırarak şezlonga yüzüstü yatırdı. Kalın kollarıyla ve iri elleriyle bana şekil veriyordu. Belimden tutup kaldırdı ve domalttı beni önünde. Sikini kalçalarımın arasına sürtüyordu. Ben arka deliğime girmek isteyeceğinden korkuyordum, çünkü kafasını alırken canımın yanacağına emindim. Fakat sürtmesi de hoşuma gidiyordu. Nihayetra birden amıma flop diye geçirdi sikini. Gözlerim açılmıştı. İki eliyle kalçalarımı iki yana ayırmıştı ve hızlı bir şekilde pompalıyordu amıma. Fazla kötü olmuştum, dayanamadım ve hırlayarak boşalmaya başladım, bacaklarım titriyordu. Kenan halen amıma gidip geliyordu. Amımın suları sezlonga damlamaya başlayınca Kenan üstümde eğilip boynumu öptü ve “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Ben sadece gülümseyebildim…

Bu arada Sinan şezlonga yattı ve yengemi kucağına oturtup alttan amına pompalamaya başladı. Yengemin memelerini de yüzüne bastırmış, adeta ısırıyordu. Amına yarak girip çıkarken yengemin kalçaları okadar davetkar duruyordu ki, dayanamadım ve Kenanın önünden çekilip kalktım, Kenanı tutup Sinanların olduğu şezlonga götürdüm. Onlar sikişmeye devam ederken, şezlongun yanına oturdum ve yengemin kalçalarını okşamaya başladım. Yengem hoplamaya devam ediyordu. Yengemin koca kalçalarını iki yana ayırdığımda, göt deliği pempe bir güle benziyordu ve çok sıkıydı, daha önce hiç anal seks yapmamıştı sanırım. Tam göt deliğinin üstüne tükürdüm, sağ elimin işaret parmağıyla tükürüğü yaydım deliğinin üstüne, sonra parmağımı yavaşça kaydırdım deliğinin içine. Yalınca girmişti, ama yengem birden sıktı kendini, parmağım içeride kilitlenmişti. Nihayetra gevşetti ve ben parmağımı sokup çıkartmaya başladım. Ben yengemin götünü parmaklarken, yengem de zevk aldığını belirtmek istercesine inliyordu. Deliği parmağıma alışmıştı ki, orta parmağımı da soktum götüne. Arkaık iki parmağımla sikiyordum yengemin götünü…

Kenan da bu manzara karşısında iyice azmıştı ve yarağını okşayarak yengemin arkasına yanaştı. Belli ki yengemin götüne sokmak için sabırsızlanıyordu. Parmaklarımı çektiğimde açılmış delik yavaşça kapandı tekrar. Yengemin kalçalarını yanlara doğru gererek, deliğinin tam üstüne bir daha tükürdüm. Nihayetra Kenanın sikine de tükürerek ıslattım ve Kenana, “Hadi!” dedim. O sırada Sinan yengemin amını öyle güzel sikiyordu ki, yengemin hiçbir şeye itiraz edecek ya da konuşacak durumu yoktu, kendinden geçmişti adeta. Kenanın sikini tutarak yengemin göt deliğine dayadım, Kenan da iki eliyle yengemin belinden tutarak bastırdı. Sinan da hareketlerini durdurmuştu. Kenanın koca yarrağının kafası zorda olsa girivermişti yengemin götünden içeri. Zaten gerisi de çabucak kayıverdi içine. Fakat yengem de çığlığı başmıştı o anda. Kafalarda biraz böğürsede, hemen alıştı götündeki yarağa da. Şimdi resmen tost olmuştu yengem. Öyle bir ritm tutturdular ki, yengem oturunca Sinanın muhteşem yarağı amına, kalkınca da Kenanın koca kafalı siki götüne giriyordu. İkisi senkronize bir şekilde sikiyorlardı yengemi…

Yengem kopmuştu artık, zevkten gözleri kaymış, ağzını bile kapalı tutamıyordu. Ben de Kenana arkadan sarılmış, iri tşaklarını okşuyordum. Daha 5 dakika olmadan Kenan kasılmaya başlamıştı, “Geliyorum!” dedi ve taşakları elimde, yengemin götünün içine boşalmaya başladı. Titriyordu. Sikinin üstündeki damarları görebiliyordum. Öyle dolu dolu boşalamıştı ki, siki halen yengemin götünün içindeydi, ama dölleri delikten dışarı taşıyordu. Sikini yengemin götünden çıkartınca bir avuç döl fışkırdı dışarıya. Kenan boşalmış ve işi bitmişti, ama ben azmıştım tekrar, amım vıcık vıcıktı. Yengem de götünün içinde hissettiği döllerin sıcaklıkğından olsa gerek anormal sesler çıkartmaya başladı. Sinan amına pompalamaya devam ederken yengem de titreyerek kasılmalarla boşalmaya başladı ve yığılıp kaldı Sinanın üstüne…

Yengem Sinanın üstünden kalkmayı başardığında, amından çıkan yarrak halen direk gibiydi. Sinan da ayağa kalktı ve bana, “Ece’ciğim beraber devam edelim mi?” diyerek elini uzattı. Ben de uslu bir kız gibi elinden tuttum. Beni şezlonga sırtüstü uzatarak bacaklarımı iki yana ayırdı ve koca yarağıyla amımı fırçalamaya başladı. Amımın dudakları bırakmıştı kendini. Yarağını aşağıya doğru kaydırarak kabak gibi açılmış olan göt deliğime dayadı ve “Tecrübek istermisin birtanem?” dedi. Ben de, “Fazla isterim, ama alamam canım! Amımı sik!” deyiverdim terbiyesiz bir şekilde. 45 yaşındaki kuduruk adam 25’lik taş gibi kızın bu lafını duyunca durur mu, pat diye geçiriverdi yarrağını tazecik amcığıma. Fakat ben yengem kadar bile alamamıştım, üstelik canım da yanmıştı. Sokabildiği kadarını amıma sokup, içimde bekledi gözlerim küçülene kadar. Nihayetra yavaşça geri çekip, nazikçe sikmeye başladı beni. İri yarağı girip çıkarken amımın içinde her yere dokunuyor ve beni boşalmaya doğru götürüyordu. Yengem de yanımda diz çökmüş, saçlarımı okşuyor, arada göğüslerimle oynuyordu…

Sinan birkaç kez pompaladıktan sonra, “Amın daracık aşkım, mahvettin beni, gelmek üzereyim!” dedi. Sinanın bu lafını duyunca anladım ki maceranın sonuna yaklaşıyorduk. Fırsat bu fırsat diye düşünerek, herzaman yapmak istediğim şeyi yapmaya karar verdim ve yengemi saçlarından tuttum ve dudaklarından öpmeye başladım. Yengem ters bir tepki verir diye de içimde bir korku vardı, ama öyle olmadı. Yengem de karşılık verince dillerimiz birbirine dolandı. Ben de gelmek üzereydim ve Sinan son defa içime öyle bir ittirdi ki yarrağını, girerken de çıkarken de yarağını boylu boyunca klitorisime sürttü ve ben boşalmaya başladım. Sinan hırıldamaya başlayınca, yengem, “Kızın içine boşalma!” dedi ve yanımdan elini uzatarak Sinanın yarrağını amımdan çıkardı, avuçlayarak sıvazlamaya başladı. Sinan bacaklarımın arasında başını geriye doğru attı ve yengemin elindeki yarağından döller fışkırmaya başladı. Yengem halen sıvazlıyordu yarağı. Sinanın yarağıyla gözgözeydik adeta. Öyle bir fışkırdı ki, ilk çıkan döller yüzüme gelmişti. İkinci parti gelenler de boynuma. Yengem elindeki yarağı sanki sağıyordu ve Sinanın dölleri de ardı arkası kesilmeden gelmeye devam ediyordu. Memelerim ve karnım Sinanın dölleriyle kaplandı…

Yengem Sinanı öperek, “Hadi canım, bizi bırakın artık plaja!” dedi. Sinan da, “Olur aşkım!” diyerek kalktı. Havuza atlayıp temizlendik. Yengemin çıkarttığı bikinileri giydim ve yukarıya çıkıp diğer elbiselerimi de alıp geldim. Yengem de hazırlanmıştı. Sinan gelmedi bizimle, Kenan bizi aldıkları plaja kadar bıraktı. Fakat arabada hiç kimse ağzını açmamıştı. Biz yengemle işten gelmiş iki orospu gibi arabadan indik ve kendi arabamıza binip otelemize doğru yola çıktık. Yengem bana sadece, “Bütün bunlardan amcanın haberi olmayacak, tamam mı?” dedi. Ben de başımı salladım ve onayladım. Bacaklarım halen titriyordu…

Garibime giden şey, ayrılırken ne onlar bizden, ne de biz onlardan telefon numarası falan almadık. Sanırım hepimizin çekindiği birşeyler vardı. Fakat hayatımın en güzel seksini yaşamıştım, hemde hayalim olan kadınla birlikte. Sanırım yengem için de en iyisi bugün yaşadıklarıydı. Hiç tanımadığımız ve bizim gibisini parayla bile bulamayacak iki Magandaya kendi ayaklarımızla gidip siktirmiştik kendimizi. Ve onlar da gayet güzel becermişti bu işi :))

[Seray]

287 total views, 0 today

Her Türlü Fanteziyi Tat

Ağrı balık etli escort, Ağrı bayan escort, Ağrı Escort, Ağrı genç escort 9 Haziran 2020

Merhaba 31’ci dostlar. Herşey arkadaşımın karısı Mine’nin bana acayip acayip bakmasıyla ve bana yakın davranmasıyla başladı. Mine, kumral, 1.60 boylarında, tahmini olarak 65 kilo civarında, saf, çok güzel olmayan, ama iri göğüslü, dolgun kalçalı, taş gibi bir hatundur. Kocası ise tam bir piç. Karılarımız Konyada bir firmada beraber çalışıyolardı. Zaten Mine’yle ilk tanışmamız da karımın sayesinde gercekleşti. Mine ve kocası Mersin’liler. Memleketlerinde birbirlerini sevmişler ve evlenmişler. İkisinin de ailesi evlenmelerine rıza göstermediği için, Mersin’den ayrılıp, çalışmak için Konyaya taşınmışlar. Konya’da kimseleri yok. Karım, “İşyerinde Mine diye yeni evli bir arkadaşım var. Mersin’liler ama burda hiç kimseleri yok, bir akşam bize oturmaya gelecekler, olur mu?” dedi. Ben de, “Tabiki karıcığım, buyursunlar gelsinler!” dedim. Tabi ozamanlar aklımda en ufak bir kötülük yok. Biz de yeni evlenmiştik, 2 ay falan olmuştu. Ve çok güzel bir seks hayatımız vardı, hemen hemen her gece sabahlara kadar sikişirdik…

Neyse, birkaç gün sonra bize oturmaya geldiler. O gün hoş beş sohbetten sonra kafalarımız sardığı için, sık sık görüşmeye başladık. Bunlarla samimi olmuştuk, sürekli beraber geziyor, beraber oturup kalkıyoruz. 1 yıl falan bu böyle devam etti. Bu arada Mine 28 yaşında, türbanlı, balık etli bir kadın. İlk başlarda Mine’nin hiçbir şeyi dikkatimi çekmiyordu, karımı seviyorum, seks hayatımız da iyi olduğu için Mine’yle çokta fazla ilgilenmiyordum. Fakat zaman geçtikçe bu böyle kalmadı tabi, Mine’nin davranışları, konuşması ve giyinişi çok hoşuma gitmeye başladı. Mine türbanlı olduğu için genelde etek ve badi giyerdi, ama çok tutucu değillerdi, kocası da kıskanmıyordu zaten. Mine’nin kalçaları iri olduğu için etekten net belli olurdu. Memeler de dik ve yuvarlaktı, badiden füze gibi fırlayacak gibi duruyordu. Zaman geçtikçe sanki tutulmuştum Mine’ye. Ailecek görüştüğümüzde, biz kocasıyla otururken, Mine girip çıktıkça, o taş gibi kalçalarına bakmadan edemiyordum. Yürürken kıvırta kıvırta yürüyordu orospu. Göğüsleri de adım attıkça titriyordu. Bunu izledikce yarrağım kazık gibi oluyordu, hemen oracıkta bunu bağırta bağırta sikmek istiyordum. Fakat çaresiz banyoya gidip 31 çekiyordum sadece.

Haziran ayında bir gün, Mine’nin kocasıyla çarşıda karşılaştım, oturduk bir çaybahçesine birşeyler içiyoruz, sohbet ediyoruz. Konu konuyu açtı ve bana bir itirafta bulundu, karısını Ebru isimli bir orospuyla aldatıyormuş. Bunu duyunca şok oldum tabii. Pezevenk herif bir de marifetmiş gibi, “Ebru çok azgın abi ya, her hergün sikişmek istiyor… Ben de Ebru’yu doyurmaktan Mine’ye gücüm kalmıyor ve benim yarrak kalkmıyor tabii!” diye bunları bana anlatmıştı. İnanamıyordum, içimden, (Bir insan yatak odasını dışarı sızdırır mı yaa?) diye çok kızmıştım. Fakat onun anlatmasına gerek yoktu, zaten Mine’nin de yarrağa hasret olduğu her halinden belli oluyordu. Mine ateş gibi yanıyordu sanki, ailecek otururken bir anda göz göze geliyorduk, bakışlarıyla, (Yarrağa doyur beni!) der gibi yalvarıyordu sanki. Bu benim kafama takılmaya başlamıştı iyice, geceleri Mine’nin o dolgun kalçalarını hayal edip karımı deli gibi sikiyordum. Karımın göğüslerini yalarken, Mine’nin o iri göğüslerini yalar gibi yalıyordum. Karımı arkasından sikerken de, Mine’nin o dolgun yuvarlak götünü siktiğimi düşünerek, karımı perişan ediyordum.

Yine bir gün bunlar biz geldiler. Mine, heryerini belli eden daracık diz altı bir etek giymiş, üstünde de beyaz bir badi vardı. Siyah sütyenin askıları ve çizgileri resmen badinin içinden belli oluyordu. Topuklu kırmızı ayakkbılarla bir afet olmuştu. Azmıştım resmen. Mine’yi o topuklu ayakkabılarla yürürken izlemek istiyordum, “Hadi kalkın, alışveriş merkezine gidelim!” dedim. Kabul ettiler ve evden çıktık, bindik benim arabaya. Ben aynadan sürekli Mine’yi izliyordum. AVM’ye geldik. Fasılabadan inerken Mine’nin eteği sıyrıldı ve sütun gibi bacakları diz üstüne kadar açıldı. Kocasının umrunda bile değildi. İçimden, (Nasıl olurda böyle bir kadını sikmiyordu salak?) diyordum. Benim yarrak yine kalkmıştı, “Siz gidin, biz arabayı daha iyi bir yere park edip geliyoruz.” dedim. Maksadım Mine’yle kocasını önden göndermek, arkadan karımla yürüyüp, Mine’nin o kocaman iri dolgun kalçaları izlemekti. Ve öyle de oldu, amına koduğumun orospusu benim arkasında olduğumu biliyor, taş gibi götünü sallaya sallaya gidiyordu. Fasılada sırada arkaya dönüp, karıma birşeyler söyleyip, sonra da manalı manalı gözlerime ve kalkmış yarrağıma bakıyor, (Kalçalarım hoşuna gitti mi?) dercesine gülümsüyordu. O da niyeti bozmuştu sonunda.

AVM’de bir süre dolaşıp bize gittik tekrar. Kocası salonda TV’nin karşısına geçti hemen, Maçı izlemek istiyordu. Karılarımız da yemek hazırlamak için mutfağa geçtiler. Tabi ben AVM’de acaip azdım, kuduruyorum resmen, yarrağım da patlamak üzere. Mutfağa gidip karıma, “2 dakika yatak odasına gelsene!” dedim. Karım niyetimi anlamadı ve “Ne vardı?” dedi. “Önemli birşey yok, sen gel bir!” dedim. Karım, “Elimi kurulayıp geliyorum!” dedi. Mine karımı sikeceğimi anlamıştı, önüme, kalkmış yarağıma bakıyordu. Karım elini kuruladıktan sonra birlikte yatak odasına geçtik. Karımın daha ne oluyor demesine fırsat vermeden, karımın elleri yatağın kenarlarına gelecek şekilde domaltıp, külodunu dizlerine indirdiğimde sonunda niyetimi anlamıştı ve “Herif saçmalama, içeride misafirler var…” dedi. Fakat ben çoktan yarağımı çıkarıp, arkadan karımın amına köklemiştim bile. Karımın, “Kapı açık…” demesine aldırış etmeden, deli gibi pompalıyordum. Fakatcım biran önce boşalmaktı, onun için hızlı hızlı sikiyordum karımı. Fakat makyaj masasının aynasından baktığımda, Mine’nin koridordan bizi izlediğini görünce, hemen boşalmamak için yavaşladım…

Mine’nin tam görmesi için, yarrağımı karımın amından tamamen çıkarıyor, karımın amını yalayıp, yeniden yavaşça köklüyordum. Karım amının yalanmasına dayanamaz, inlemeye başlamıştı bile. Birkaç köklememden sonra karım boşalmış, “Ben bittim, hadi çabuk, sen de boşal!” demeye başlamıştı. Herzaman yaptığım gibi, yarağımı karımın amından çıkarıp, götüne soktum ve birkaç hızlı pompalamayla götüne boşaldım. Kağıt havluyla karımın götündeki dölleri ve yarağımı temizlerken, Mine de sessizce mutfağa sıvıştı. Karım külodunu çekip, üstünü başını toparladıktan sonra mutfağa, yemek hazırlamaya Mine’nin yanına gitti, ben de fermuarımı çekip, salona Mine’nin kocasının yanına geçtim. O akşam yemek boyunca Mine’nin gözler benim üzerimdeydi, manalı manalı bakıyordu hep…

Fasıladan 2 gün geçti ve işteyken telefonum çaldı, bilmediğim bir numara arıyordu. Açtım, “Alo, buyrun?” dedim. Karşımdaki, “Selam Sinan, Mine ben…” deyince kalbim durdu sandım. Nasılsın, ne var ne yok muhabbetinden sonra, “Konutdeyim, müsaitsen bir 10 dakika uğrayabilir misin? Seninle konuşmak istediğim bir konu var. Fakat aramızda kalması gerekiyor!” dedi. “Tabi!” dedim ve hemen işyerinden izin alıp, uçarcasına Mine’nin evine gittim. Kapıyı çaldım, Mine kapıyı açtı. Offf, o neydi öyle! Mine diz üstü bir gecelik giymişti. Siyah geceliğin içinde sütyen yoktu ve meme uçları boncuk gibi belli oluyordu. Belli ki bacaklarına da yeni ağda yapmıştı, bacakları kaymak gibi görünüyordu. O manzara karşısında bayılacaktım nerdeyse, dilim tutulmuştu. Mine’nin gülerek, “İçeri girmeyecek misin?” lafıyla kendime geldim ve ayakkabılarımı çıkarıp içeri girdim, oturdum. Mine de geldi yanıma oturdu. Heyecanla, “Konutet dinliyorum, konu nedir?” dedim. “Bak Sinan, lafı döndürüp dolandırmayacağım! Kocam olacak pezevenk beni orospunun biriyle aldatıyor, ben de onu aldatacağım! Ogün AVM’de kalçalarıma nasıl baktığını gördüm, akşam da karını sikerken benim izlediğimi gördün! Beni sikmek istediğini biliyorum ve bunu ben de istiyorum!” dedi ve dudaklarıma yapıştı…

Şok olmuştum, ama tabii ki karşılık verdim ve öpüşmeye başladık. Mine dudaklarımı deli gibi emiyor, bir yandan da, “Göğüslerimi okşa!” diyordu. Fakatn Tanrım, o taş gibi kalçaları ve dolgun göğüsleri avuçlarmdaydı. Tanea eziyordum memelerini. Eğildim göğüslerine, somurmaya başladım, tamamını ağzıma almaya çalıştım, ama nafile sığmıyordu…

Salonda biraz yiyiştikten sonra bunu kucaklayıp yatak odasına götürdüm. Geceliğini çıkarıp, sadece tangasıyla yatağa sırtüstü yatırdım ve bir çırpıda kendim de soyunup, dudaklarından başladım öpmeye, amına doğru yalayarak indim. Tangasını sıyırdığımda aklım duracaktı, o nasıl bir amdı öyle! Yeni traş etmiş, amı parlıyordu resmen, aynı zamanda da ateş gib yanıyordu. Amının dudaklarına dilimle fırça çekmeye başladım. Karı kafamı amına bastırıp, “Daha hızlı yala!” diye inliyordu. Amcığı zaten sırılsıklam ve yapış yapıştı. Bunu yalayarak bir kere orgazm ettikten sonra, amından kasıklarına, bacaklarına doğru indim ve baldırlarını yalamaya devam ettim. Konutet, o taş gibi kadın altmda zevkten ölecekti. Bu da beni dahada azdırıyordu…

Mine’yi ters çevirip, dolgun kalçalarına yumuldum, götünün yanaklarını iki yana ayırdım ve göt deliğini dilleyip, somurmaya başladım. Mine inleyerek, “69 olalım aşkım, ben de senin o damarlı koca yarağını emmek istiyorum!” dedi. Hemen sırtüstü yatıp, “Hadi gel ozaman!” dedim. Mine kafası yarrağıma, amı da ağzıma gelecek şekilde üzerime uzandı ve yarrağımı ağzına aldı. Fakatn Tanrım, o ne biçim yarak yalama öyle, emmiyor sanki vakumluyordu. Bir yandan da amını ağzıma bastırıp, inliyor, kıvranıyordu. Yarrağıma dişlerini geçiriyor, dibine kadar ağzına alıyor, yarrağımın başını resmen gırtlağında hissediyordum. Bu nasıl bir azgınlıktı böyle, kadın iliklerimi emiyordu resmen. Kendi karım hiç bu kadar iştahlı yarrağımı yalamamıştı. Mine’deki aylardır sikilmemenin azgınlığı ortaya çıkmıştı. Yarrağımı yalamayı bıraktı ve, “Hadi aşkım, nolur yeter artık, o koca yarrağını yanan amcığıma yerleştir, dayanamıyorum!” dedi…

Mineyi domaltıp köpek pozisyonuna getirdim ve yarrağımı arkadan amına bir anda geçirdim. Şloop diye çıkan bir sesten sonra, amına deli gibi gidip gelmeye başladım. Mine kafasını yastığa gömdü, götünü iyice yükseltti, götünün yanaklarını elleriyle yanlara ayırıyor, daha derinlere köklememi istiyordu. Götünün kapkara deliği de hedef tahtasının göbeği gibi meydana çıkmıştı. Ben amını siktikçe, Mine inliyor, kalçalarını bana doğru bastırıyor, “Erkeğim ne kadar büyük ve semsert bir yarrağın var, hadi hepsini sok aşkım, doyur beni, kocamın sikemediği amımı götümü sik, parçala beni!” diye yalvarıyordu. 15-20 dakika amına pompaladıktan ve Mine’yi bir kez daha orgazm ettikten sonra, “Biraz da götten sik, hadi sok o yarrağını götüme, AVM’de kalçalarıma nasılda iştahla bakıyordun, o anda canım senin yarrağının götüme girmesini çok istedi, hadi lütfen sik götümü!” diye yalvarıyordu. “Acır ama!” dedim. “Acırsa acısın, hadi sok, istiyorum, karın alır da ben alamazmıyım!” dedi. “Pekala!” deyip, yarrağımı amından çıkarıp götüne dayadım ve yüklendim. Yarrağımın başı götüne girdi, ama göt deliği çok dardı, gerisi çok zor giriyordu. “Alacam hepsini, hadi sok!” diyor, götünü bana doğru itiyordu. Nihayetunda ıhılaya ıhılaya yarrağımın tamamını götüne aldı. Offf, Tanrım, o nasıl bir kutuydu öyle! Daracık ve taş gibiydi. Bunun AVM’de nasıl kıvırttığını düşünerek yavaş yavaş pompalıyordum götüne…

Hızlanmaya başladığımda Mine, “Fazla acıyor aşkım, yavaş yap!” diye yalvarıyordu. Fakat nafile, dinlemiyordum bile, gözüm dönmüştü birkere. İki ayağımın üstüne kalktım ve kasıklarından kendime çekerek hızlı hızlı pompalamaya başladım. Bir süre sonra o da alıştı, “Yemekkım, erkeğim benim, ne güzel yarıyorsun götümü!” diye inliyor, hem de (acıdan mı, mutluluktan mı anlamadım) ağlıyordu. Ben bu arada elimin birini de amına attım, amını okşuyordum. Mine sürekli orgazm olup boşalıyor, amından çeşme gibi sular akıyordu. “Boşalacacağın zaman amıma boşal lütfen!” dedi. “Tamam aşkım!” deyip, bir süre daha götünden siktim. Arkaık ben de iyice dolmuştum, patlamak üzereydim. Götünden çıkarıp amına yerleştirdim yarrağımı, 1-2 dakika da amından sikip, daracık amına oluk oluk boşalttım döllerimi…

Yorulmuştum, sırtüstü biraz uzanıp dinlenmek istiyordum, ama Mine halen kuduruyordu, halen azgındı. Yarrağımı ağzına alıp, deli gibi somurmaya başladı. Yarrağımı tekrar kaldırdıktan sonra göğüslerimin arasına alıp, göğüsleriyle yarrağıma 31 çekmeye başladı. Fasılada ağzına alıp emiyordu. Karı iyice çığırından çıkmıştı, tekrar 69 olduk, 20 dakika birbirimizi yaladıktan sonra, bir kez daha amından siktim ve tekrar amına boşaldım. İkimiz de tükenmiştik artık, birlikte duş aldık ve ben giyinip işe gittim.

O günden sonra artık 2 güne bir gidip Mine’yi yarrağa doyurup geliyordum. Bu durumdan ben de çok memnundum, taş gibi, çok arzulu, iştahlı ve doymak bilmeyen bir sevgilim olmuştu. Bazen ben işyerindeyken, o izinli olup, o siyah geceliğini giyip, Webcamda şow yapıyor, amına götüne salatalık sokup, “Canım yarak istiyor, hadi gel, sik beni!” diyerek kudurtuyor beni…

Tanrı herkese böyle azgın ve arzulu bir kaçak ilişki versin diyorum.

İyi günler ve iyi sikişler!

302 total views, 0 today

Harika Zevk Deneyimleri

Ağrı balık etli escort, Ağrı bayan escort, Ağrı Escort, Ağrı genç escort 8 Haziran 2020

İyi günler 31’ci arkadaşlar, ben Tan, 20 yaşındayım, İstanbul’da oturuyorum. Okuduğumdan dolayı Annemlerin yanında kalıyorum. Üniversitemi yaşadığım yerde tercih yapmıştım. Amcam 3 sene önce kalp krizinden dolayı vefat ettiği için, yengem ve kızı Burcu bizim karşımızdaki dairede yaşamaya başladılar. Yengem 40 yaşında, yaşını hiç göstermeyen sarı saçlı ve beyaz tenli bir kadın. Vücudu da gayet iyidir, kilolu değildir. Ondan çok hoşlanıyordum, ama yengem olduğu için hiç açılamamıştım ona, sadece hayallerimdeydi. Aynı apartman ve aynı kattaki dairelerde olduğumuz için sık sık görüşürüz. Amcamın işleri iyi iken çok paraları vardı, ama öldükten sonra bütün varlıkları borçlara, ödemelere gittiği için, ancak bizim karşımızdaki daireyi alabilmişlerdi. Yine de durumları kötü sayılmayacak derecedeydi ve İzmir’de de bir yazlıkları vardı.

Onlar bize geldiklerinde görüşmemize rağmen, ben onlara pek gitmezdim, ayda yılda bir yani. Annem de her seferinde Burcunun beni sorduğunu ve sıkıldığını söylerdi. Yengemin kızı Burcu daha 16 yaşında, ama tam bir afet, görmelisiniz! Aslında sırf Burcu yüzünden gitmiyordum, çünkü ne zaman gitsem, Burcu yemekten sonra odasına alıyor beni ve hep erkek arkadaşlarından bahsediyor bana ve benim kız arkadaşlarımla ilgili sorular soruyor. Aslında benim kendisiyle başka türlü ilgilenmemi bekliyor, hadi desem altıma yatacak hemen. Fakat bunun yanlış olacağını düşündüğümden kıza birşey yapamıyorum. Fasılamızda seks olmadan da, kim olursa olsun, bir kızla geyik muhabbetinden sıkıldığımdan pek gitmek istemiyorum.

Birgün yengemle Burcu bize oturmaya geldiler. Yengem Haziranın 17’sinde yazlığa gidip, 2 ay kalacaklarını, ailecek bizim de oraya gelmemizi teklif etti. Annem ve babam çalıştıklarından ve kısıtlı izin günlerini memleketimiz Kayseriye sakladıklarından, gelemeyeceklerine söyledi. Yengem de kendinden emin bir şekilde direkt, “O zaman Tan gelsin bizle! Kafaımızda bir erkek olması çok iyi olur orada!” dedi. Bütün gözler bana çevrildi…

Reysa benim başka planlarım vardı, Haziranın 20’sinde (aralarında hoşlandığım kızın da olduğu) bir grup arkadaşla, bir haftalığına Abant’a gidecektik. Biraz kem küm ettikten sonra, “Yok yenge, ben gelmeyeyim!” dedim. Yengem de, “Peki, karar senin, ama gelirsen çok iyi olur!” dedi. Burcu hemen koluma yağıştı ve, “Gel!” dedi. Babam da ısrar ederek, “Oğlum git yengenlerle, gerçi orası dağbaşı değil, adam kesmezler, ama akşamları yengenler korkabilir!” dedi. Annem de gitmem yönünde baskı yapınca, mecburen geleceğimi söyledim. Gitmemize 2-3 gün falan vardı ve ben bu sürede arkadaşlarıma durumu anlattım ve gönüllerini aldım…

17 haziran gününün sabahı erkenden kalktım. Herşeyim hazırdı, bir traş oldum, banyo yaptım ve Annemin babamın elini öperek (Sanki askere gidiyormuş gibi!), yengemin evine geçtim. Ve orada bir kahvaltı yaptıktan sonra aşağıya indik. Amcamdan kalan bir Jeep vardı, uzun şasili olandardan. Onun arkasına bavulları attıktan sonra, yengemle aynı anda Jeep’in şöför kapısına sarılmıştık. Ben Jeep’i benim kullanacağımı sanıyordum, ama yengem, “Sen geç bakiyim arkaya! Burada ben varken sana araba kullanmak düşmez!” diye şakacı bir tavırla arkaya geçirdi beni. Kendimi bildim bileli yengemi tanırım, ama böyle marifetlerinin olduğunu bilmiyordum doğrusu. Biz yazlığa giden o yolu arkada Burcuyla şakalaşarak geçirdik. Bu arada burcu esmer bir hatundur, o yüzden de benim esmerleri sevme nedenim olmuştur. En sonunda İzmire, yazlığa vardık. Yengemin İzmirde yaşadıkları dönem tanıştığı bir temizlikçi kadını aramış, kadına çok güvendiği için anahtarını bile yaptırmış ve kadına söyleyip, biz gelmeden 2 gün önce falan yazlığı temizletmiş. Biz gittiğimizde tertemiz bir yazlık bizi bekliyordu.

Amcamın zamanında durumu iyi olduğu için, yazlık büyüktü ve gerçekten çok iyi döşenmişti. Bol bol oda olduğundan, yengem bana Burcunun odasının tam arkasındaki odayı verdi. Odamda PC ve Televizyon bile vardı ve açıkcası benim İstanbuldaki odamın 2 katı falandı. Fazla rahat edecektim 2 ay boyunca. İlk gün odama kapanıp çıkmamıştım akşam yemeğine kadar. Ben daha önce yengem ve Burcuyla hiç tatil yapmamıştım ve onları hiç bikinili, veya kısa etekli olarak görmedim. O hayallerle ve yol yorgunu olmamdan dolayı, uzandığım yatakta uykuya dalmışım. Burcu’nun üstüme atlayıp, “Uyansana uykucu! Yemek vakti!” diye gıdıklamasıyla uyandım. Burcu üstümde, yengem de kapıda, bana bakıp gülüyorlardı. Burcu yengeme, “Anne bu uykucunun bize bir faydası olmaz, bu böyle uyursa, hırsızlar bizi içerde kesseler haberi olmaz!” dedi. Ben birden ayaklanarak Burcu’yu kucakladım ve “Sizi kesecek hırsız önce beni geçmeli!” diyerek yere indirdim. Elimi yüzümü yıkayıp yemeğe indim. Fakat ilk defa böyle görüyordum yengemi ve Burcuyu. Yengemin üstünde askılı body vardı. Burcu da aynı şekilde kolsuz bir tişört giymişti ve ikisinde de kısa şortlar vardı.

Ertesi gün denize gittiğimizde, giydikleri dar bikinilerden dolayı yine şok geçirmiştim. Tatilin ilk günleri böyle geçerken, bir akşam Burcu arkadaşlarıyla buluşacağını söyledi ve beni de davet etti. Fakat ben evde dinlenmek istediğimi söyledim. Burcu gidince, yengem de bir süre yanımda oturduktan sonra esneyerek, “Ben yatmaya gidiyorum!” dedi. “İyi uykular yenge!” dedim, ama daha saat 8 bile değildi. Yengem yukarıya çıktıktan 1-2 dakika sonra bana seslendi, “Tan bir gelsene, şu dolabın kapısını kaldırmama yardım et!” dedi. Hemen gittim yanına. Büyük dolabın sürgülü kapısı rayından çıkmış, yengem de uğraşmış fakat ağır olduğundan kaldırıp takamamış geri yerine. Ben, kapıyı kaldırıp yerine taktıktan sonra, yengem yanaklarımdan öpüp teşekkür etti ve “İşte görüyorsun erkeksizlik ne kadar zor! Her nekadar o koca Jeep’i kullansam da, bazı şeylere erkek eli değmeden olmuyor!” dedi. Yengemin söylediği laf ta laftı yani, lafı nereye çekersen oraya gidiyordu. Bu arada yengem dolaptan geceliğini aldı ve yatakodasının içinden açılan banyoya, üstünü değiştirmeye gitti. “Ben iniyorum aşağıya yenge!” dedim. Banyodan seslendi, “Dur canım gitme, iki dakika oturur konuşuruz…” dedi. “Yenge sen uyuyacaktın?” dedim. “Yok canım ya, uykum kaçtı!” dedi…

Ben odanın içinde ne yapacağımı bilmeden dikiliyordum ki, yengem gecelikle banyodan çıktı ve “Dikilme öyle, geç otur!” diyerek kolumdan tutup beni yatağa oturtturdu. Aynada saçlarını toplarken, gözümü yengemden alamıyordum, geceliğin nerdeyse her yeri açıktı. Herhalde aynadan kendisine baktığımı gördü ki, döndü ve “Sen yabancı değilsin diye yanında böyle giyiniyorum, kusura bakma!” dedi. Saçlarını topladıktan sonra, “Sen otur, ben geliyorum hemen!” dedi ve odadan çıktı. Az sonra elinde bir şişe şarap ve iki kadehle geldi ve “Kuru kuru sohbet olmaz!” diyerek, şarabı kadehlere koyduktan sonra içmeye başladık. Dolabın kapısını taktığım için bana yeniden teşekkür etti. “Yenge yaptığım şeyin lafı bile olmaz, yerimde hangi erkek olsa yapardı!” dedim. “Konutet, erkek olsaydı yapardı, ama biliyorsun ki yok… Erkeksizlik çok zor be Tan!” dedi. “Kuvvetdur tabi yenge, özellikle senin için.” dedim, ama aklımda en ufacık bir fesatlık yoktu…

Yengem de, “Doğru diyorsun, bak buraya bile rahat gelemedik, etrafta hep tanıdıklar var ama kadın başımıza koca yazlıkta rahat edemiyoruz. Akşamları Burcuyla beraber yatıyorduk, o zaman bile korkuyorduk burada! Üstelik erkeksizlik her türlü zor…” dedi, derin bir “Offf!” çekti ve, “Hadi Burcu arkadaşlarıyla takılıyor sürekli, ya ben ne yapayım? Amcan öldükten sonra elime erkek eli değmedi, yoldan çıkacağım diye korkuyorum. Burcu evlenmeme izin vermiyor, ikinci baba istemiyormuş. Ben de güvenilir birini bulsam onunla yapacağım o işi, ama burada kimse yok, İstanbulda ise nerede buluşacağız da nerede yapacağız o işi!” dedi. Ben duyduklarımdan sonra dondum kaldım resmen. Yengem kadehindeki şarabını bitirdi ve üstüme gelerek, “Bak senin hayatını bilmiyorum, ama benim gibi seks konusunda tecrübeli biriyle yatmak hem senin için güzel olur, hem de yengen yabancıya gitmemiş olur, öyle değil mi?” dedi ve birden beni yatağa yatırdı, “Yine de kabul edip etmemek sana kalmış, ne diyorsun bu teklifime?” dedi. “Tamam!” diyebildim sadece…

Yengem birden dudaklarıma yapıştı ve delice öpmeye başladı. Fakat ben kilitlenmiştim sanki, sadece yatakta yatıyordum yengem yapıyordu işini. Yıllardır hayal ettiğim kadın artık benim olmak üzereydi. Ben de şoku atlatınca yengeme karşılık vermeye başladım. Yengemle deli gibi öpüşüyorduk. Yengem bir süre sonra öpüşmeyi kesti ve bana bakıp güldükten sonra biraz daha öptü ve beni tutup yatağa iyice yatırdı, şortum ile boxerımı çıkartıp, kazık gibi olmuş yarrağımı bir seferde ağzına aldı. Geçekten profesyonelce emiyordu. Ben ise o anki zevk ile yatağa iyice gömülmüş, tavanı seyrediyordum. Yengem yarağımı ağzına arada bir köküne kadar alıyor, sonra ağzından çıkarıyor yalıyor, bu arada taşaklarımla oynuyordu. Yine ağzına köküne kadar aldığında boşalmak üzereydim, yengemin başından tuttum ve yarrağıma bastırıp boşalmaya başladım. Yengemin nefesi kesilip öksürene kadar da bırakmadım. Döllerimin çoğu direkt midesine gitmişti, ağzında kalanları da nefes aldıktan sonra kendisi yuttu ve tekrar yarrağıma yumuldu, yalayıp temizledi…

Ben yengem bu hareketime kızmıştır diye tahmin ediyordum, ama hiç te öyle değildi, yüzündeki gülümsemeden hoşuna gittiği belli oluyordu. Ben artık tüm çekingenliğimi atıp, yengemi yatağa yatırdım ve üstündeki geceliği çıkardım. Yengemin altında sadece tangası vardı, hemen çıplak göğüslerine yumuldum. Göğüslerinin birini bir elimle evirip çeviriyor sıkıyordum, diğerini ise yalıyordum. Ben de aslında uzun süredir ilişkiye girmediğim için en az yengem kadar azgındım ve hemen ilişkiye girmek istiyordum. Yengemin göğüslerini yalarken arada dil darbesi atıyordum ve oradan öpücük kondura kondura kasıklarına indim. Nazikçe tangasını çıkarıp amını yalamaya başladım. Yeni traşlanmış amı vardı ve sulanmıştı. Yengemin amını sertçe yalıyor, arada klitorisine dil darbeleri atıyordum. Yengem ise gözlerini kapamış, deli gibi inliyordu. Yengemi yalayarak bir defa orgazm ettikten sonra, sonunda benim de dayanacak halim kalmadı ve yengemin bacaklarını iyice açarak, arasına yanaştım, yarrağımı amına bir hamlede yerleştirdim ve git gele başladım. Yengemin amı yanıyordu resmen, fazla dar olmadığı için ve yeni orgazm olduğu için de rahatça girip çıkıyordum. Yengem inleyerek, “Sik Tan sik yengenin amını! Bu am kaç senedir yarrak görmedi!” diyordu. Ben o laflarla daha da hızlanıyor, yengemi daha sert sikiyordum…

Yengemi 10 dakika kadar öyle siktikten ve bir kez daha orgazm ettikten sonra yataktan kaldırdım ve domaltıp arkadan amına geçirdim ve öyle sikmeye devam ettim. Bu arada yengemi domaltınca o zayıf vücudundan götü harika gözüküyordu ve ben de kalçalarına tokatlar atıyordum. Yengemi birazda öyle siktikten sonra geleceğimi anladım ve amından çıkıp, götünün üstüne ve beline doğru boşaldım. Fakat zevk ve heyecandan halen dizlerin titiriyordu. Yengem de nefes nefese kalmıştı. Biraz soluklanıp birer sigara yaktık ve uzanıp dinlenmeye başladık. Yengem arada sigarasından bir fırt çekiyor, üflüyor, sonra da yarrağımı biraz yalıyor, tekrar sigarasına devam ediyordu. Ben de boştaki elimle yengemin kalçalarını okşuyordum. Fakat yengem daha sanki daha doymamış gibiydi…

Sigaralarımız bitince yengem yarrağımı yalayarak yeniden kaldırdı ve sırtı bana dönük olarak yarrağımın üstüne diklemesine oturdu. Yarrağımı köküne kadar amına alıyor ve her köküne kadar alışında çılgınca bağırıyordu. Her hoplamasında ise kalçaları dalga dalga oluyordu. Ben ise arada doğrulup yengemin sırtını öpüyordum, ama ozamanlar rahat hoplayamıyordu. Üçüncü postam olacağı için, busefer uzun süreceğini biliyordum. Yengem bir süre üstümde hopladıktan sonra, yengemi üzerimden indirdim ve yatağa yüzüstü yatırdım ve üstüne uzanıp amını sikmeye devam ettim. Amına sertçe her bastırışımda yengem Ahh’lıyor, yatak inip kalkıyordu. Geleceğim zaman yine çıkarıp, altımda duran kalçalarına bir posta daha boşaldım…

İkimiz de terden ve döllerden yapış yapış olmuştuk, birlikte duş yapıp yatağa attık kendimizi tekrar. Ben herhalde bugünlük bukadardı diye düşünürken, yengem rahat durmadı tabii, 69 olmuştuk busefer. Yengem azgınlıktan delice yalıyordu yarrağımı, ben de bu arada amıyla oynayarak ve yalayarak zevke getiriyordum yengemi. Amı yine sırılsıklam olmuştu ve benim de yarrağım zorlada olsa kalkmıştı. Yengemin altından sıyrılıp çıktım ve yengemi domaltıp arkasına geçtim. Bu sefer götüne girecektim. Eğilip göt deliğini yalamaya başladım. Fasılada amından sıvılarını alıp göt deliğine parmaklayarak sürüyordum. Yarrağım zaten yengemin ağzına girmekten sırılsıklamdı ve hemen göt deliğine dayadım. Kafaını, gıkını çıkarmadan rahatça aldı götüne, ama birden sonuna kadar kökleyince, feci bir şekilde bağırdı, ardından hemen sustu. Ben git gel yapmaya başladım götüne. Git gel yaparken sert sert çarparak, kalçasının dalgalanmasını izliyordum. Yengemin götünü 30 dakika kadar o pozisyonda siktim ve geleceğim zaman çıkarıp, yengemi sırtüstü yatırdım ve göğüslerine boşaldım…

Yeniden duş alacak halimiz bile kalmamıştı, sadece birer sigara yaktık. Bu arada yengeme sorum, “Sence bu yaptığımız doğrumuydu?” diye. Yengem de, “Fakatçt doğruydu!” dedi. “Peki, biraz da olsa doydun mu?” dedim. Yengem, “Amcan sadece 1 posta sikebiliyordu beni!” dedi ve dudağıma bir öpücük kondurdu. Yengemin söyledikleri rahatlatmıştı beni. Zaman epeyce geç olmuştu, aklıma Burcu geldi ve “Yenge bu Burcu nerede kalmıştır?” dedim. Yengem de, “Birazdan gelir, kim bilir kimin altındadır orospu!” deyince, ben yine donup kaldım. Kekeleyerek, “Yenge ne dedin sen? Burcu birileriyle ilişkiye mi giriyor?” dedim. “Ohooo, okuldan sikişmediği oğlan kalmadı orospunun!” dedi. Daha da şaşırmıştım, “Sen nerden biliyorsun yenge?” dedim. “Ders çalışacağız diye her seferinde başka bir oğlanı eve getiriyor, sonra da odasına kapanıp sikişiyorlar! Kaç kez anahtar deliğinden izledim sikişirlerken!” dedi. “Eee, madem biliyorsun da neden müdahale etmiyorsun yenge?” dedim. “Birşey desem, benle kavga edip evden kaçacağından ve başımıza daha kötü şeyler getireceğinden korkuyorum, bu şekilde en azından kiminle ne bok yediğini biliyorum orospunun!” dedi.

Ben de tabii fırsatı iyi değerlendirmek istiyordum, “Yenge, kızmazsan birşey sormak istiyorum…” dedim. “Niye kızayım, sor!” dedi. “Peki, Burcuyla ben yatsaydım, bana kızarmıydın?” diyerek yengemin ağzını aradım. Yengem gülerek, “Tabiatl ki kızmazdım! Emin ol, Burcu senin sikmeni çok severdi! Kaç kez izledim sikiştiği arkadaşlarını, hiçbiri de Burcuya önem vermiyor, sadece kendi zevklerine bakıyorlar, bir posta boşalan giyinip gidiyor hemen!” dedi. Öğreneceğimi öğrenmiştim, “Yenge, Burcu gelir birazdan, bizi bu halde görmesin, ben gideyim artık!” dedim. Yengem gülerek, “Git, ama bu halde göndermem!” dedi ve yarağıma sarıldı. Yengemle Burcu hakkında konuşurken yarrağım kalkmış ve kazık gibi olmuştu. Yengem son bir kez yarrağımı ağzına aldı ve yalaya yalaya ağzına boşalttıktan sonra, ben odama gittim.

Odamda hem bugün yengemle sikişmekten aldığım zevki, hem de Burcuyu düşünerek uyuya kalmışım 🙂

247 total views, 0 today

Sonuna Kadar Zevk

Ağrı balık etli escort, Ağrı bayan escort, Ağrı Escort, Ağrı genç escort 7 Haziran 2020

Merhaba adım Aylin (ama Türdy Crawford’a benzediğim için herkes bana Türdy der). 22 yaşındayım. Rehberlik okuyordum, ama bıraktım ve özel bir şirkette çalışıyorum, bir yandan da hayatımı yaşıyorum. Dedem çok zengindir, beni de çok sever. Kendisinin 25 yaşında sevgilileri bile oluyor, rahat bir insan. Beni de o büyüttüğü için, ben de onun gibi maymun iştahlı ve plansız yaşayan bir insanım. Liseyi bitirdiğimden beri canımın istediği erkeklerle sikişirim.

Geridaşlarımdan biri birgün, “Gel seni çalıştığım film setine götüreyim, ünlü arkadaşlarımla tanıştırayım, belki sana da bir rol verirler, bir bakmışsın ünlü oluvermişsin!” dedi alaycı bir tonla. Ben de, “Sağol canım, ben yeterince ünlüyüm!” dedim, ama içimi de garip bir duygu kapladı, “İyi, tamam!” dedim, gittik. Sette bir koşuşturma, bir karmaşa, sonra tam bir sessizlik. Ben birden boş bulundum, “Noluyor ya? Herkes niye sustu?” deyince, uzaktan biri, “Kes!” diye bağırdı. Yönetmen sinirli bir şekilde etrafa bağırıyordu. Biri geldi beni dışarı çıkardı. Sinirlerim bozuldu, kimse bana çekim sırasında ne yapmam gerektiğini söylememişti. Gözlerim doldu, üzüldüm, tam ağlamaklı oldum. O anda biri kolumdan tuttu, bir döndüm ki, kmi göreyim? En sevdiğim aktör! İsmini yazamayacağım, sonuçta ünlü biri ve onun için iyi olmayabilir…

Neyse, “Üzülmeyin lütfen, burda her zaman böyle gerginlikler olur, ben de zor alışmıştım ilk zamanlarda. Lütfen gelin kulise geçelim, ordan sesimiz gitmez.” dedi. Öyle güzel bir sesi var ki, zaten adama hayranım. Bir anda dudaklarına yapıştım, boynuna sarıldım. Adamın sikini bile yokladım. Resmen ayaküstü seviştim adamla. Dudağı ve boynu ruj içinde kalmıştı. Kolumdan tuttuğu gibi özel karavanına götürdü (yönetmenin karavanıymış aynı zamanda). Orda öpüşmeye devam ettik. Beni aşağı bastırınca, sikini yalatmak istediğini anladım. Işıkmuarını açtığımda küçük aktör çoktan dimdik olmuştu, hemen ağzıma alıp sömürmeye başladım ve öyle bir bakış attım ki adama, titreye titreye ağzıma boşaldı. Ben döllerini yuttum ve sikini yalayarak temizledim. Tam sikini yerine koydu, fermuarını çekerken, o sırada birden kapı açıldı. Yönetmenle yardımcısı bayan (İstek) içeri girdi…

Yönetmen, “Abi nerdesin? Bütün ekip seni arıyor! Ne ara hatun buldun siktin rahatladın amına koyum, daha 10 dakika önce içerde değilmiydin yahu?” dedi. O da, “Benim sahne saat 4’te değilmiydi?” dedi. Yönetmen de, “Ya acenteden yolladıkları karı sahneyi bildiğin sikti attı, gönderdik onu, o yüzden senin sahneyi alacağız birazdan. Alacağız da, sen oynayabilecek misin? İstiyorsan bir 15-20 dakika falan dinlen!” dedi. O da, “Tamam, 30 dakika diyelim şuna!” dedi. Yönetmen de, “Yalnız bayanı gönder, sana güven olmaz!” dedi. O da, “Bayan misafirimiz, Escort değil abi!” dedi. Yönetmen de bana, “Fazla pardon! İsminiz?” diye sordu. “Aylin.” dedim. “Aylin hanım, buyrun beraber sete geçelim, aktörümüz de biraz dinlensin, olur mu?” dedi. “Tabiatl ki!” dedim, yönetmen ve İstek hanımla birlikte sete geçtik.

Sette yönetmen çok sinirli bir şekilde senaryo istiyor, gelmeyince de iyice deliriyordu. “Yahu nerde kaldı bu siktiğimin senaryosu, yıl oldu amına koyum!” dedi. İstek, “Buyrun efendim!” diye senaryoyu uzattı. “İstek kızım, bu değil, bundan burda da var, bana öbür set detayını getir!” dedi. Tam o sırada bana dönüp, “Aylin hanım kusura bakmayın, burası tımarhane gibi, sizinle de pek ilgilenemiyoruz, kusura bakmayın, ama akşam setten sonra bizimle beraber yemeğe geliyorsunuz, itiraz istemem!” dedi. “Tabiatl ki, çok isterim!” dedim. “İstek!!! Hadi kızım, getir artık, millet yaşlandı yahu!” diye seslendi. Az sonra İstek, “Buyrun efendim, bu değil mi istediğiniz?” dedi. “Konutet! Tamam hadi millet, herkes yerlerine, gereksiz adam kalmasın oyunda!” dedi ve çekimler başladı. Ben bu sefer yönetmenin yanında, sessiz bir şekilde çekimleri izledim. Tabiatl bizim aktör boşalmanın etkisini üzerinden atmış olsa da, ben anlayabiliyordum.

İki saat sonra paydos ettiler. Birazdan aktör bey geldi yanımıza ve yönetmene, “Benim acil bir işim var, yemeğe geç katılırım abi, sorun yok değil mi?” dedi. Yönetmen de, “Yok ya, biz de önce otele gideceğiz zaten, ordan yemeğe geçeriz!” dedi. Aktör de, “Tamamdır, mekana varınca ararsınız, ben kaçtım!” dedi ve gitti. Yönetmen, İstek, ben ve iki ünlü genç oyuncu, bir de mankenlikten oyunculuğa geçen bir kız, hep beraber VIP minibüse bindik, otele doğru yola çıktık. Yönetmen beni ablukaya almıştı, “Reyunculuk yaptınız mı hiç Aylin hanım? Sanki sizi gördüm, ufak bir roldü, hizmetçi fettan bir kız rolüydü, yanlışmıyım?” diye sordu. “Hayır, hiç oyunculuk yapmadım, ama isterdim!” dedim. Yönetmen de, “Bu filmden sonra Yeminep’te bir dizi çekeceğim kısmetse, ister misiniz bir rol?” diye sordu. “Aaaa! Sebep olmasın parada anlaşırsak!” dedim ve gülüşmeye başladık. Bir yandan da adam beni inceden yokluyordu, eli bir dizimde, bir baldırımdaydı. “Otelde çok işiniz var mı? Ben nerde bekleyeceğim sizi?” diye sordum. “Aa lütfen, siz misafirsiniz, ben nereye siz oraya, lütfen duymamış olayım!” dedi. Anladım ki adam alenen beni odaya atmaya çalışıyordu. Yönetmen karizmatik bir adamdı, ama umarım bu sefer daha uzun bir sevişme olur diyordum içimden. Aktör beyin sikinin tadına varamamıştım bile doğru dürüst.

Otele vardık. İstek, “Hocam, ben biraz uzanacağım, uyuyakalırsam beni beklemeyin!” dedi gitti. Manken kız da, “Hocam ben odamdayım, çıkıyoruz deyin hemen çıkarım!” dedi gitti. İki ünlü genç oyuncu sürekli beni kesiyorlardı, kendi aralarında birşeyler konuşuyorlar, gülüşüyorlardı. Yönetmen onlara, “Siz geleceksiniz değil mi? Bir saate çıkarız, tamam mıdır?” dedi. Onlar da, “Tamamdır hocam!” dediler gittiler. Nihayetra yönetmen bana döndü ve “Buyrun Aylin hanım, biz de çıkalım yukarı!” dedi kolunu uzattı, ben de koluna girdim, yukarı çıktık…

Odaya girdiğimizde bana, “Ben bir duş alayım, 2 dakika sürmez!” dedi. Ben de o duştayken lavaboda üstümü başımı düzeltiyordum. Duştan çıplak çıktı, bir yandan kurulanıyor, bir yandan da benimle konuşuyordu. “Aylin hanım sizde acayip bir ışık var, kadınsı ve naturel, sizden çok iyi aktrist olur, benim kanaatim bu!” dedi, yanıma geldi ve bana sarıldı, öpüşmeye başladık. Sikini tutup, sıkmaya, oynamaya başladım. Hemen dirildi, sertleşti. Onu çok etkilediğim belliydi. Giysimi çıkardım ve içeri yatağa geçtik. Yatağa uzanıp bacaklarımı açtım, “Yala beni yönetmenim!” dedim. Heyecanla geldi amımı yalamaya, derin derin emmeye başladı. 15 dakika kadar yaladı. Uçtum resmen, ünlü bir yönetmen amımı emiyordu…

Fazla dayanamadım, “Sik beni yönetmenim!” dedim ve üstüme çektim. “Ben sadece göt severim!” dediği gibi, beni ayaklarımdan tutup ters çevirdi, götümü kaldırıp, sikini dayadı göt deliğime. Daha önce götten de çok verdiğim için, “Sok yönetmenim, sok yarağını götüme, dağıt götümü!” diye gaza getirdim onu. Kökledi birden. “Ohhh! Özlemişim!” dedim. Beni götümden sikmeye devam ederken kapı çaldı, “Hocam Ali geldi, gelince haber verin bana demiştiniz!” dedi, o gençlerden biri. Yönetmen sikini götümden çıkardı, kalktı kapıyı araladı, “Devirır gelsin, telefon et!” dedi. Bu arada ben domalmış bekliyorum ve kapının aralığından görünüyorum, “Hocam ben giyineyim mi?” dediğimde, çocuk kafayı uzattı, bana gülümseyerek selam verdi. Yönetmen de, “Aylin hanım sizi biraz yalnız bırakacağım, kusura bakmayın!” dedi ve giyinmeye başladı. “Önemli değil hocam, ben beklerim böyle!” dedim…

Yönetmen giyindi çıktı, oyuncu genç içerdeymiş, kapıyı kapattı ve bana, “Merhaba, tanışmadık, ben …” dedi. “Biliyorum, severek izliyorum, dizide de çok iyi bir performans sergilediniz gerçekten!” dedim. Bu arada ben bilerek domalmış bir şekilde duruyordum. Çocuk, “İsterseniz hoca gelene kadar ben devam edebilirim!” dedi. “Buyrun, çok hoşuma gider! Önce yalamamı ister misin?” dedim. “Gerek yok, muhteşem görünüyorunuz, sizin götünüzü gördüğümden beri sikim zaten kaya gibi!” diyerek arkama geçti, sikini götüme sokup, sikmeye başladı. Ben inleye inleye, “Geridaşın (öbür oyuncu genç) nerde, onu da çağırsana!” dedim. Bir yandan götümü sikerken, telefonda, “Abi hocanın odaya gel, acil!” dedi, telefonu kapadı…

Az sonra kapı çaldı ve açıldı. Bizi o halde görünce, “Vay bee!” deyip girdi içeri ve kapıyı kapattı. “Abi hoca görürse bizi sikertir!” dedi, ama bir yandan da kendi de soyunmaya başladı. Nihayetra sikini ağzıma verdi, “İsminiz Aylin’di, değil mi?” dedi. Ben de bir yandan sikini emip, bir yandan laf yetiştiriyordum, “Konutet Aylin. Sizi çok beğeniyorum, çok iyi oyuncusunuz, sikiniz de çok tatlıymış!” dedim. “Teşekkür ederim Aylin hanım!” dedi. Sizli bizli konuşup üçlü sikiş yapmak oldukça neşeliydi, absürtlüğün farkındaydık, ama devam ettiriyorduk. “Affedersiniz, aynı anda sikseniz olur mu?” dedim. “Tabiatl ki Aylin hanım, hemen!” dedi sonradan gelen, sırtüstü yattı. Ben de üstüne yerleştim, amım da nihayet yarak yemiş oldu bugun ilk defa. Yaragını tamamen alınca, memelerimi ona yapıştırdım ve üstüne yattım, öpüşmeye başladık. Bu arada ilki arkadan yine götüme soktu. Bir anda girdi, ama götüm artık iyice alıştığından acımadı bile…

İkisi beraber çok güzel bir şekilde beni sandviç yapıyorlardı, zevkten sayısız boşalmıştım. Kapı açıldı birden, yönetmen ve Ali bey (hangi Ali olduğunu söylemeyeceğim) içeri girdiler. Gençler birden, “Hocam!!!” deyip fırladılar. Yönetmen ise, “Çocuklar napıyorsunuz, öyle yarıda bırakılır mı? Aylin hanıma ayıp ediyorsunuz, devam edin!” dedi. Çocuklar yer değiştirip yine sandviç yapıp, beni inletmeye başladılar. Bu sefer Ali’ye nispet yapıyordum. Zaten yönetmenle konuşurken gözü bize kayıyordu sürekli. “Hocam kusura bakmayın, dikkatim başka yerlerde!” dedi Ali bey. Hoca da, “İstersen biz de katılalım? Aylin hanım da isterse tabii!” dedi. “Hayhay, buyrun!” dedim, ama içimi heyecan kapladı, bu adama bitiyordum yıllardır ve şu an onun çıplak görecektim ve beni sikecekti…

Beni tost yapan gençler sırayla ağzıma boşaldılar. Amım ve götüm daha sikileceği için belli ki içime boşalmak istemediler. Ali bey sikini çıkarıp eliyle sıvazlamaya başladı. Uzandım sikini tuttum ve “Aize hayranım ben, şimdi sikinize dokunmak çok heyecan verici Ali bey!” dedim. Yönetmen de soyundu. Bu sefer Ali beyle yönetmen arasında sandviç oldum. Yönetmen kalın sikiyle götümü iyice bollaştırıyordu. Birazdan böğüre böğüre boşaldı götüme. Dölleri götümün kenarlarından aktı bacaklarıma. Yönetmen götümden çıkınca, ben Ali beyin üstünde zıplamaya başladım. Ne kadar zevk aldığımı anlatamam. Ali bey beni 20 dakika kadar siktikten sonra, “Aylin hanım boşalmak üzereyim!” dedi. Ben de, “İçime patlayabilirsiniz Ali bey!” dedim. Boşalırken beni sımsıkı sardı. O an ben de deli gibi boşalmaya başladım.

Nihayetra toparlanıp kalktık, duş alıp yemeğe gittik. O gece çok samimiydik, hepsi beni ortalarına aldı, her lafın içine çektiler beni. Fazla eğlendik. Yemekten sonra tekrar otele döndüğümüzde, yönetmen, gençler, Ali bey ve gündüz ağzıma patlayan yakışıklı aktör ve İstek ile birlikte sabaha kadar grup halinde sikiştik.

Ünlü yarağı yemenin ayrı bir tadı var :))

354 total views, 0 today

Hayata Yeniden Başlatan Seks Deneyimleri

Ağrı balık etli escort, Ağrı bayan escort, Ağrı Escort, Ağrı genç escort 6 Haziran 2020

Merhaba ben Erzurumdan Ayhan. Ozaman ben 17 yaşındayken, (köyde oturduğumuzdan) dersane için merkeze gidiyordum. Merkezde yurt hayatı devam ederken, 2-3 haftada bir köye uğruyordum. Sömestr tatili yaklaşmıştı, ben de köye Fransa’ya gideceğim için, birkaç tane Pørnø dergi ve Pørnø CD almak için merkezde dolaşırken, yakın akrabamız olan Sevda abla ile kızı Büşrayı gördüm. Benim ne zaman köye gideceğimi sordular. Ben de haftasonu gideceğimi söylediğimde, Sevda abla bana, “Aynur yengenin birkaç parça siparişleri var, bir ara uğra da vereyim onları, yengene götüreceğim ver!” dediler. Tamam dedim, vedalaştık. Sırası gelmişken Aynur yengemden bahsedeyim. Aynur yengem 35 yaşında, yaklaşık 1.65 boyunda ve 80 kilonun uzerinde, büyük kalçalı ve iri göğüsleri ola bir kadındır. Biri 3, diğeri 5 yaşında 2 çocukları var. Kocası (yani amcamın oğlu Murat abi) iş için kaçak yollarla Almanya’ya gitti.

Neyse, ben köye gitmeden bir gün önce Sevda ablaya uğrayıp Aynur yengemin paketini aldım. Bir yandan da merak etmeye başladım, pakette ne var diye. Hemen yurda gelip içinde ne olduğuna baktım. İçinde birkaç parça giyim ve çok güzel ve sexy dantelli iç çamaşırları vardı. Aynur iççamışarlarıyla yengemi hayal ederek 31 çektim o. Sabah hava biraz kapalıydı ve fırtına havaları vardı. Bizim oraların kış şartları malum. Köy arabasını beklemeye başladım. Akşam saat 16 gibi yola koyulduk. Köyün Merkezle arası 45 km falan vardır. Köye varmadan fırtına etkisini artırdı. Bizim evle de köy arasında 2.5 km mesafe var. Mezrada oturuyoruz. Köye geldiğimizde mezranın yolu kardan kapanmış, 4×4 jeepler bir türlü gidemiyordu. Dolayısıyla ben mecburen köyde kaldım. Aslında yengeme ertesi gün gündüz uğrayıp paketini verecektim, ama şartlardan dolayı direkt yengeme gittim. Kapıyı çaldım, yengem kapıyı açtı ve “Ayhan sen nerden geliyorsun bu havada?” dedi. “Dersane tatil oldu yenge, eve geldim ama yollar kapalı, gidemedim, onun için sana geldim…” dedim. “İyi yapmışsın, gir içeri, sabah gidersin!” dedi.

İçeriye geçtik, biraz sohbet falan derken bunu, akşam oldu, yemek yedik. Yemekten sonra ben TELEVİZYON izlemeye başladım. Bir yandan da aklımda yengemin iççamaşırlarını düşünüyordum. Yengem bulaşıkları hallettikten sonra yanıma gelince, “Yenge, Sevda abla sana bir paket gönderdi!” dedim. “Neymiş?” diye sordu yengem. “Ben ne bileyim yenge, sana vermem içim bana verdi…” dedim. “Tamam, çay koyup bakarım, nerde?” dedi. “Çantamda.” dedim. Yengem çay koyduktan çantamdan paketleri alırken, (elbiselerimin altına sakladığım) Pørnø dergileri ve CD’ün görmüş ve elinde dergilerle salona geldi, “Ayhan, bunlar ne lan? Yoksa dersane dergileri mi?” diyerek güldü. Ben utancımdan kıpkırmızı oldum ve cevap veremedim. Yengem gülerek dergileri çantama bırakıp, paketini aldı ve diğer odaya gitti. 10 dakika sonra geldi. Ben utancımdan halen yengemin yüzüne bakamıyordum.

Çaylarımızı içerken yengem çantamdan tekrar dergileri aldı ve “Bu dergileri ne yapıyorsun?” dedi. Utancımdan kıpkırmızı bir şekilde, “Okuyorum, fotoğraflara bakıyorum.” dedim. “Kafaka?” dedi. Ben, “Hiiççç!” deyince yengem güldü, “Lan anlat, korkma kimseye söylemem!” dedi. “Neyi?” deyince, “Mecmualerden kimseye bahsetmem, hadi anlat, yoksa ablana ve annene söylerim!” dedi. Bunu nasıl söyleyebildim bilmiyorum ama, “31 çekiyorum!” dedim. Yengem, “Hmmm… Peki merkezde kadın yokmu o ihtiyacını karşılamak için?” dedi. “Var olmasına var yenge de, ama param yetmediği için yapamadım hiç…” dedim. “Hiç mi yapmadın?” dedi. “Hayır, hiç yapmadım.” dedim. “Kaş para istiyor o kadınlar?” dedi. “2-3 haftalık harçlığım ancak yeter yenge!” dedim. “Vaay be! O kadar çok mu istiyorlar?” dedi. “Konutet yenge, okadar çok!” dedim.

Yengem benimle konuşurken biryanda da dergideki resimlere bakıyordu. “Bunlar gerçek şey olamaz!” diye söylenmeye başladı. Ben de, “Niye gerçek şey olamaz.” dedim. “Baksana adamlara, kol gibi yarrakları! Karılar bunları nasıl alıyor?” dedi. Ben de, “Kadınlar taş gibi, alıyorlar işte!” dedim. Yengem gülerek, “Lan kadınlar taş gibi de olsa, bu yarrağı yeyince çuval gibi olur!” dedi. Yengem dergileri karıştırdıktan sonra, “Peki bu CD’ler ne?” diye sordu. Ben de, “Pørnø… Seks filmleri, yani.” dedim. Yengem de, “Hiç seks filmi izlemedim, hadi izleyelim!” dedi. “Olmaz yenge, çocuklar var…” dedim. “Çocuklar uyuyor, hadi izleyelim!” diye ısrar etti. “Fakat kimseye söylemek yok, aramızda kalacak!” dedim. “Tamam söz, hadi!” dedi. Ben hemen VCD-Playeri kurmaya başladım. O esnada yengem, “Ayhan sen paketimi açtın mı? Doğru söyle!” dedi. “Konutet yenge.” dedim. “Tahmin etmiştim!” dedi.

VCD-Player açıldı, CD’lerden birini taktım ve film başladı. Grupseks olan bir filmdi. Yengemle filmi izlerken, bir ara yengem, “Oha lan! Bu kadarı da olmaz!” dedi. “Deyince,” Bu adamın siki sanki pilli, üç kadını sikiyor, of demiyor! “dedi Ben,” Niye yenge? Der ki! “dedim Ben de,” O durumda kim. Yengem gülerek, “Sen de aynısını yapabilir misin?” dedi. “Konutet!” dedim. “Yok lan, sen bir defa 31 çek, sikin hemen iç taraflarına!” dedi. “Hayır inmez! 3-4 defada anca iç taraflarına!” dedim. “Hadi çekte görelim!” dedi. “Olmaz yenge, yapamam!” dedim. Yengem ısrar ediyordu, “Yap ne olacak, ha burda yaptın be sevmek, ha banyoda, ne farkı var?” dedi. “Yenge sen varsın diye utanırım yapamam!” dedim. “Ozaman bekle!” dedi ve odasına gitti. Birkaç dakika sonra tekrar geldiğinde üzerine battaniyeyi sarınmıştı. Tam karşıma geçip battaniyeyi açtı ki, gözlerime inanamadım. Yengem o yeni iççamaşırları giymişti.

“Nasıl? Beğendin mi?” dedi. Lisanim tutulmuştu, kekeleyerek, “Konutet…” diyebildim. Yengem defile mankeni gibi etrafında mesleğine dönerek, “Peki benim vücudumu da beğeniyor musun?” dedi. “Konutet…” dedim. “Peki ençok neremi beğeniyorsun?” dedi. “Kalçalarını ve göğüslerini!” dedim. “Fazla mu güzeller?” dedi. “Konutet! Mükemmeller!” dedim. Yengem, “Üşüdüm!” deyip bataniyeye sarıldı tekrar ve “Bana bak, kimseye söylemek yok!” dedi. “Taman yenge!” dedim. Yengem yanıma gelip oturdu ve “Hadi, sıra sende!” dedi. Ben, “Ne sırası?” deyince, “31 çekeceksin, biz de biraz canlı sik görelim! Utanırım deme bak kırarım kafanı, işin utanması falan kalmadı artık! Hadi ortaya çıkar üstünü!” dedi.

Ben üstümü çıkarttım, üzerimde sadece baksır kaldı. Yengem iyice yanıma oturup, “Yap hadi!” dedi. Elimi baksırın içine sokup, sikimle oynamaya başladım. “Napıyorsun öyle? Donunu da ortaya çıkar da sikini görelim!” deyince, ben de, “Sen de ortaya çıkar ozaman!” dedim. Yengem, “Tamam lan!” diyerek iççamaşırlarını çıkardı. Ben de baksırı çıkardım, ikimiz de çırılçıplak olmuştuk. Ben yengemin meraklı bakışları eşliğinde, sikimi yavaş yavaş sıvazlayarak 31 çekiyordum. Yengem birden, “Ayhan, filmdeki gibi yapmak ister misin?” dedi. “Nasıl yani?” dedim. “Bak adam kadının amını yalıyor, sen de benimkini yala!” dedi. Ben salaklaşmıştım iyice. Yengem bacaklarını açıp, “Hadi jel yala! Jel ben seni bu gece ama doyuracağım!” dedi.

Ben hemen yengemin bacak arasına yumuldum ve amını yalamaya başladım. Yengem başımı amına bastırmaya başladı. Ben yaladıkça yengemin amından adeta çeşme gibi su akıyordu. Yengem, “İyi yala lan, dilini içine sok! Bızırımı em!” diye talimat veriyordu. Ben artık dayanamıyordum ve yengemin amını bir Bir önce sikmek istiyordum, “Yenge sikimi içine sokayım mı?” dedim. Yengem de, “Daha şimdi değil, önce yala!” dedi. “Dayanamıyorum yenge, kasıklarıma ağrı girdi!” dedim. “Jel ozaman ben de senin sikini yalayım!” dedi. 69 pozisyonu aldık, ama yengem sikimi ağzına alır almaz ben hemen ben boşaldım. Yengem bana kızarak, “Niye hemen boşaldın lan?” dedi. “Napıyım yenge, dayanamadım!” dedim. “Git banyoda sikini yıka jel!” dedi. Hemen banyoya koştum sikimi yıkamaya…

Sikimi yıkayıp geldiğimde, yengem, “Bak beni bu gece uçur, herzaman sana bu kapı açık!” deyip amını gösterdi. ” Deyip, tekrar amını yalamaya başladım “Tamam yenge!. 10 dakika falan yaladıktan sonra yengem birden, “Hadi şimdi sok sikini amıma!” dedi. Hemen amına soktum sikimi, AMI ateş gibi yanıyordu. İçinde gidip gelmesi okadar zevkliydi ki, anlatamam. Yengem sürekli, “Sakın içime boşalma!” diye tembihliyordu. Ben biryandan yengemin amını sikiyordum, biryandan da göğüslerini emiyor, yalıyordum. Yine fazla dayanamadım ve “Gelmek üzereyim!” dedim. Yengem, “Kalk üstümden!” dedi ve beni sırt ürtü yatırdı, “Ağzıma boşal!” diyerek sikimi yalamaya başladı. Öyle bir ben boşaldım ki yengemin ağzına, adeta bulutların üzerindeydim…

Yengem, “Hadi amımı yala biraz daha, ben yarım kaldım!” dedi. Ben tekrar am yalamaya başlamıştım, bir yandada ucakta deliğiyle oynuyordum. Yengem, “Ne o lan, götümü mü sikmek mi istiyorsun?” dedi. Büyük bir sevinçle, “Konutet yenge!” dedim. Yengem ise, “Önce amımı doyur, sonra götümü bak!” dedi. Bu arada benim alet yeniden sertleşmişti, yengem elini attı sikime, “Yıka jel!” dedi. Bir koşu yıkayıp geldim ve yengem tekrar amına aldı. (Yarım saatten fazla siktim Fakat bu sefer epey uzun sürdü boşalmam. Ben boşalana kadar yengemin Kaş defa orgazm olduğunu bilmiyorum, yengem sadece, “Sik beni Ayhan!” diyordu durmadan. En sonunda yengem pes etti, “Yeter bukadar, bende bittim, halim kalmadı!” dedi. Biraz dinledikten sonra tekrar öpüşmeye başladık. Ben yengemin götünü parmaklamaya başlayınca, yengem, “Orayı da başka gün sikersin!” dedi. Ben de fazla ısrar etmedim. Ogün sabaha kadar uyumadık yengemle, dinlene dinlene sikiştik. Sabah duş alıp kahvaltı yaptıktan sonra, ben yorgun bir şekilde eve gittim.

Yengemle halen deliler gibi sikişiyoruz ve götten de sikiyorum yengemi artık. Amcaoğlu da Almanya ‘ da bir Alman karıyla evlenip işçi konumunda kaldı, yılda sadece 2 haftalığına gelip gidiyor. Onun dışında yengemi hep ben sikiyorum!

273 total views, 0 today

Gizli ve Güvenli Seks Deneyimi

Ağrı balık etli escort, Ağrı bayan escort, Ağrı Escort, Ağrı genç escort 5 Haziran 2020

Merhaba arkadaşlar. Adım Cem, şu anda 38 yaşındayım ve İstanbul’da oturmaktayım. Bu zamana kadar 31 Seks Öyküleri sitesinin sıkı bir takipçisi olarak sadece okumaya fırsat bulabildim. Ne zaman yazmaya niyetlendiysem hep bir işim çıktı, yazamadım. Bir word sayfasına yazıp, nerde kaldıysam ordan devam ederek bitirmeyi başardım sonunda.

31’ün saymazsak, sex ile gerçek anlamda tanışmam 16 yaşımda gerçekleşti. Kardeşten farksız, evlerimizin yanyana olduğu ve bütün günümüzün beraber geçtiği arkadaşım Mert ile fırsat buldukça İstanbul u geziyor, yeni yeni yerler öğreniyorduk. İstanbul’da bilmeyen yoktur, meşhur Zürafa yokuşu ve kerhane vardır. Nihayetunda iki kafadar oraya gittik. Mert zaten benden 3 yaş büyüktü, ama ben de yaşıma göre boylu ve kalıplıydım. Kapıdaki polis hiç ses çıkarmadı, rahatça içeri girdik. Kafaladık sıra sıra evleri dolaşmaya. Ulus kapıların önünde dizilmiş bakıyor, biz de aralarından bakıyoruz. İçeride iç çamaşırlarıyla oturmuş kadınlar, bazıları laf atıyor, kapıdaki adamlarla konuşmalar falan. Biz de kendi aramızda kadınlar hakkında hem konuşuyor, hemde teker teker dolaşıyoruz.

Bir 20 dakika falan gezdik ki, Mert bir ara başka bir eve bakarken, ben de orada bir duvara yaslandım, etrafa bakınıyordum. Bir ara, “Şşşt!” diye bir ses geldi. Merti kaptan olduğu taraftaki kalabalıktan bir adam, “Sana sesleniyorlar!” dedi. Gözüm otomatikman Mert’e gitti. Uzaktan göz göze, (Ne var?) dercesine bakarken, Mert, (Bilmiyorum!) diye omuz silkerken, kalabalık ikiye yarıldı, kalabalığın arasında, kapı eşiğinde bir kadın parmaklarıyla ‘Gel!’ işareti yapıyordu. Şöyle sağıma soluma bakındım, benden başka biri mi var diye, ama kimse yoktu. Yavaş yavaş kalabalığın arasından kadının karşısına kadar geldim. Kadın, “Girecekmisin?” dedi. Ben tüm acemiliğimle, “Bilmiyorum.” dedim. Hani hevesimiz var, ama düzen nasıldır, nedir hiçbir bilgimiz yok.

Kadın elimden tuttuğu gibi içeri çekti beni. Ben de mecburen arkasından gittim, ahşap merdivenlerden ikinci kata çıktık. Çevreı oda kapıları olan bir koridora gelmiştik. Merdivenin başında, masada oturan bir adam, masada bol miktarda peçete ve kolonya şişesi vardı. Adam hiç ses çıkarmadı. Kadınla bir odaya girdik. Kadın kapıyı kapatmadan, “Sen soyun, ben geliyorum!” dedi ve çıktı. Küçük bir oda, tek kişilik öylesine bir yatak ve bir çeşmesi bulunan el lavabosu, başka bir şey yoktu içeride. Tişörtümü ve pantolonumu çıkardım, beklemeye başladım. Bir 5 dakika sonra kapı açıldı, kadın tam içeri adımını atmıştı ki, “Eeee, daha soyunmamışsın!” dedi ve gitti. Bu sefer külodumu ve çoraplarımı da çıkardım. Beklerken geldi, “Ha şöyle! Parayı alayım!” dedi. İnanın hatırlamıyorum, ama üzerimde mevcut paranın yarısından az safra cüzi bir rakamdı istediği para. Parayı çıkardım verdim.

Kadın, üzerindeki, südyen olmamasına rağmen göğüslerini kapatan fakat külodunun göründüğü, tek parça tülden geceliği ve külodunu çıkararak hemen yatağa uzandı. Kadın 1.60 boylarında, 60-65 kiloda, minyon tipli, esmer bir hatundu. Yatakta uzandığı yerde ayaklarını başına kadar çekti ve “Hadi jel!” dedi. Ben bu kadar çabuk beklemediğim olay karşısında şaşkın bir şekilde yatağa geçtim. Zaten sikim girdiğim andan beri kazık gibiydi, sikimin başı amcığına değecek şekilde yaklaşmıştım ki, eliyle sikimi tutarak kafasını amına yerleştirdi, “Hadi!” dedi. Ben bende biraz ileri verince çok rahat içine kayıverdim. 4 Yavaş yavaş ileri geri yapıyordum ki, daha 3 yada. girişimde zangır zangır boşalmaya başladım. Kadın, boşalmam biter bitmez, usta bir manevrayla altımdan sıyrılıp, “Tamam tamam, hadi kalk!” dedi. Ne yaptık, ne oldu, hiç birşeyin farkında değildim, birşey anlamaya fırsat olmadı. Ben giyinmeye çalışırken, kadın bir dizini lavaboya kaldırdı ve amını orada yıkamaya başladı. Nihayetra o da külodunu giyip, üzerine o tül gibi geceliği geçirdi ve odadan çıktık.

Dışarıya çıktığımda Mert kapıda merakla bekliyordu, “Ne oldu? Acele çıktın? Ne yaptın be sevmek? Nasıldı?” falan “cevapsız sorular” sordu. Olanları anlattım. Benden aldığı cesaretle, başka bir kadını gösterek, “Ben de buna girecem!” dedi ve gitti. Bir 10-15 dakika sonra o da çıktı. İkimiz de ogün gerçek birer amcığın içinde boşalmıştık, ama amcık nasıl bir şeydi, biz hangi ara boşaldık, ne hissettik, ne anladık dahil edilen hünerlerden muamma kaldı hep. İlk deneyimimiz buydu, hayat daha neler gösterecekti bilemezdik. beni bu numaradan arıyabilirsiniz 0537 010 16 81

261 total views, 0 today

Ağrı’da Ufak Kaçamaklar Yap

Ağrı balık etli escort, Ağrı bayan escort, Ağrı Escort, Ağrı genç escort 4 Haziran 2020

Merhaba sevgili 31 Seks Öyküleri okurları. Ben Merve, şuan 28 yaşında ve evli bir kadınım. Eşimle aramız gayet iyidir, cinsel yönden de bir sorunumuz yok. Bu ilk paylaşımımın konusu, 16 yaşımdayken cinsellikle ilk tanışmam ve ilk gördüğüm ve 31 çektirdiğim yarak. Sonbaharel birisi olduğumu çocukluğumdan beri etrafımdaki herkesten duyarım. Daha ozamanlar etrafımdaki birçok kişiden, “Fazla canlar yakacak bu kız!” dendiğini duyardım ve çok hoşuma giderdi. Fakat erkeklerin benden daha bukadar erken hoşlanmaya başlayacağı aklıma gelmezdi.

Fazla zengin olmayan bir ailem vardı. İzmir’de ‘Sahil mahalle’ tabir edilen bir muhitte yaşıyorduk. Ben 16 yaşıma yeni girdiğimde, sokağımızda yaşıtım sayılabilecek çok kimse yoktu. Yinellikle benden birkaç yaş daha büyük çocuklar vardı. Zamanla onlarla oynamaya ve arkadaşlık etmeye başlamıştım. Annem babam çalıştığı için geç saatlerde eve dönerlerdi ve ben evde yalnız kalırdım. Konutde oturmaktan çok sıkıldığım için de, geç saatlere kadar sokakta oyun oynardım. O saatlerde sokaktaki diğer çocuklar genelde evlerinde olurlar, daha büyük çocuklar, genelde de ‘Abi’ dediğim erkekler kalırdı sokakta. Yine böyle bir gün bu abilerle sokakta saklambaç oynarken, sokağımızdaki bir evin bahçesine saklandım ve beklemeye başladım. Ayrımında olmadığım şeyse Nihayeter abinin de aynı bahçede saklanıyor olmasıydı. Ben onu farketmemiştim, ama o beni görmüş, sessizce bana seslendi, “Merve! Napıyorsun orda? Yakalanacağız şimdi, gel buraya!” diye. Ben de yanına gittim. Gerçekten de Nihayeter abi iyi bir yerde saklanıyordu…

Yanına gittiğimde ikimizin anca sığabileceğı bir yer olduğunu farkettim ve yanına sıkıştım. Bana, “Napıyorsun sen burda? Kafaka yermi yok saklanacak?” dedi. Ben de, “Nerden bileyim senin burda olacağını Nihayeter abi?” dedim ve ikimiz de sustuk. Yan yana öyle otururken, oyundaki ebenin yanımıza yaklaşıp bizi bulmaya çalıştığını gördük ve biraz daha birbirimize yaklaşarak gizlenmeye çalıştık. Fakat bu arada Nihayeter abinin elinin üstüne oturmuştum, birden irkildim, ama yakalanmamak için ses çıkaramadım. Aynı şekilde Nihayeter abi de şaşırmıştı, ama ses çıkarmıyordu. Ogün de altımda ince bir şort vardı ve eli tam amımın altındaydı. İçim bir tuhaf oldu birden ve kalkmaya çalıştım. Tam elinin üstünden kalkmıştım ki, ebe arkasını döndü bizim tarafa bakmaya başladı ve ben aynı hızla tekrar Nihayeter abinin elinin üstüne oturdum. İstemeyerek olmuştu, ama mütiş de hoşuma gitmişti. Birbirimize baka kaldık. Fazla heycanlanmıştım, sanırım o da öyleydi. Ebe uzaklaşınca, “Pardon Nihayeter abi!” dedim elinden kalktım. “Önemli değil Merveciğim!” deyip elini çekti. O gün birdaha konuşmadık Nihayeter abiyle ve annemlerin işten gelme saatinde ben oynamayı bırakıp eve gittim. Gece yatağıma girince o andaki aldığım zevk aklma gelmişti, o anları düşünürken, elim amımda uyumuşum.

Birkaç gün sonra yine aynı ekip saklambaç oynamaya karar verdik ve ben o günü anımsayıp yine aynı yere yöneldim. Aslında Nihayeter abinin orda saklanacağını bildiğim için oraya gitmiştim. Tahminimde yanılmamışım, yine aynı yerdeydi. “Nihayeter abi, sen yine mi burdasın?” dedim ve yanına yaklaştım. “Sus otur hemen yakalanmadan!” dedi. Fakat heycanlı bir hali vardı. Reyundaki ebe yine bize yaklaşmıştı ve biz birbirimize sokulmaya başladık. İçim yine kıpır kıpır olmuştu, ama birşey yapmaya cesaretim yoktu. Nihayeter abi birden, “Bu böyle olmayacak, yakalanacağız! Biraz daha yaklaş!” dedi. Biraz daha sokuldum ona. Teninin kokusu beni heycanlandırıyordu, ama geçen sefer eline oturmam daha heycanlıydı. “Nihayeter abi, istersen kucağına oturayım, ozaman göremez bizi!” dedim ve kucağına oturdum. Bu hareketime çok şaşırmıştı, ama birşey demedi…

Nihayeter abinin kucağında otururken popomun altında bir hareketlenme hissettim. Sanırım o da etkilenmiş ve siki sertleşmeye başlamış, popomu zorluyordu. Harika bir histi bu. Benden yaşça büyük bir erkeğin sikini popomda hissediyordum ve çok sertti. Sikini amımda da hissetmek istedim ve biraz öne eğilip popomu hafif kaldırarak kucağına iyice yerleştim. Kafaarmıştım, amım tamda sikinin üstündeydi. O da, “Kıpırdama Merve, yerimiz belli olacak!” falan deyip, beni kendine doğru çekiştiriyordu. Tabi bu bahaneydi, beni hareket ettirip, sikinin üstünde gidip gelmemi sağlıyordu. Ve bu da beni delirtiyordu. Bir süre böyle devam ettikten sonra amım karıncalanmaya ve gözlerim kaymaya başladı. Nihayeter abinin sikine sürtünerek orgazm oluyordum. Kendime geldiğimde zorda olsa kalktım kucağından. Nihayeter abi, “Dur kız, nereye? Yakalancağız!” dedi. Demek ki o halen sürtünmeye devam etmek istiyordu, ama nedense ben devam etmek istemedim ve “Nihayeter abi, hadi gel başka yere saklanalım!” dedim. Nihayeter abi ise (herhalde kalkan sikini göreceğimi düşündüğü için olsa gerek), “Yok, sen git, ben burdayım!” dedi. “Tamam!” deyip yanından ayrıldım. O gece amım hep ıslaktı ve yine yatağımda yatarken Nihayeter abiyle yaptıklarımı düşünüp, amımla oynayarak uyudum.

Ertesi gün öğlen sıcağı olmasına rağmen sokağa çıktım. Sokakta kimsecikler yoktu. Öylesine boş boş dolanırken, Nihayeter abinin, “Şşşşt, napıyorsun bu sıcakta kız?” demesiyle o yöne baktım. Konutlerinin balkonundan sesleniyordu bana. “Nihayeter abi sıkıldım, öylesine dolanıyorum!” dedim. O da, “Gel istersen oturalım, dışarısı çok sıcak!” dedi. Ben de, “Yok ya boşver!” dedim. Aslında gitmek istiyordum, ama annesi evdeyken gitmem yanlış olurdu. “Gel hadi gel, hem ben de sıkılıyorum, evde kimse de yok, sıkıntıdan patlıyorum!” dedi. Konutde kimsenin olmadığını duyunca, “Peki geliyorum ozaman, aç kapıyı!” dedim ve kapıya doğru gittim. Kapıyı açtıgında altında ince bir şort, üstünde de bir tişört vardı. Bende ise penye bir etek ve üstümde body. Etek çok kısa değildi, sokakta oynarken açılmasın diye uzun etek giyerdim. İçeri girdim. “Birşey içermisin, soğuk kola var!” dedi. “Olur!” dedim. Kola getirip, oturup TV izlemeye başladık. TV karşısındaki 3’lü koltukta oturuyoduk, birimiz bir köşede, diğerimiz öbür köşede, aramızda bir kişilik boşluk vardı…

Bana, “İstersen uzat ayağını, rahat otur!” falan dedi. Uzattım ayağımı, ama o şekilde de sığmadık, ayaklarım uzun gelmişti. “Kucağıma uzat istersen!” dedi ve ayaklarımı alıp kucağına çekti. O anda ayağımın altında sikini hissettim. Ne çok sert, nede yumuşaktı. Hiç bozuntuya vermemiştim, TV izlemeye devam ediyorduk. O anda içimdeki ses ayaklarınla sikine dokun diyordu. Ayaklarımı hafif hafif oynatmaya başladım. Az önce yarı sert olan siki, yavaş yavaş sertleşmeye başlamıştı. Ne yapıyordum ben böyle? Nihayeter abinin evinde, resmen onun sikini ayağımla okşuyordum. Bunu yaptığıma inanamıyordum. Ani ayaklarımı çekip, “Aay belim ağrıdı, oturayım biraz!” dedim. Kalktığımda yan yana oturur vaziyete gelmiştik. Göz ucuyla baktığımda sikinin kalkık olduğu belli oluyordu. İçimde iyiden iyiye kıpırtılar başlamıştı. Fasıla ara gözlerimi çaktırmadan sertleşen sikine kaçırıyodum ve dahada istekleniyordum. Nihayeter abi ise ne yapacağını bilemiyordu, sadece TV’ye bakıp duruyordu. İyice sesizleşmiştik ve az önceki o heyecan kalmamıştı…

Ne yapayım diye düşünürken, ayağa kalkıp karşısına geçtim ve ayaklarına küçük bir tekme atıp, gülerek, “Ne bu sessizlik bee?” dedim. O da gülerek, “Yapma kız, kaldırma beni ayağa bak…” dedi. Ben de, “Kalk, napabilceksin ki!” dedim. Fakatcım onu ayağa kaldırmaktı, ayaktayken sikinin şortunda nasıl göründüğünü merak ediyordum. Fakat o da göreceğimi düşünerek kalkmıyordu. Yanına yaklaştım, “Kalk hadi, erkeksen kalk!” dedim ve bir kere daha yavaşça vurup gülmeye başladım. O ise ısrarla, “Git kızım uğraşma, bak…” falan diyordu. Ben tekrar yanına yaklaşıp tekme atacakken, busefer benden hızlı davrandı ve ayağımı yakalayıp hafifçe çekti ve bıraktı. Koltuğun önüne, dizlerimin üstüne düştüm. Doğrulduğumda ise onun tam bacaklarının arasında dizüstünde oturur pozisyonda buldum kendimi. Bacakları aralıktı ve kısa şortunun önünden siki belli oluyordu…

Yine bir sessizlik oldu, öylece kala kaldık. Yalınce birbirimize bakıyorduk ki, ilk hamle ondan geldi, bacaklarını biraz daha açıp, beni arasına aldı ve gülerek, “Yakaladım seni, artık kurtulamazsın!” dedi. Ben de, “Bırak beni!” falan deyip, hem yalandan kurtulmaya çalışıyor, hemde çaktırmadan sikine bakmaya devam ediyordum. O ise, “Hadi kurtul, hadi kurtul, kurutlamazsın ki!” falan diyordu. Böyle oynaşırken, bacaklarıyla beni biraz daha kendine çekti. Arkaık sikine çok yakın duruyordum ve yine birbirimize bakıyoduk. Ben iyice ateşlenmiştim artık, içim çok tuhaftı, çok erkeksi bakıyordu bana, kendimden geçmeye başladım. Ve birden olan oldu, elimi aniden sikine uzattım ve avuçlayarak, “Nihayeter abiii, bu nekadar sert olmuş böyle!” dedim ve sıkmaya başladım. O ise gözlerime bakarak, “Hoşuna gitmedi mi? Hem geçen gün saklanırken nekadar sert olduğunu anlamamışmıydın?” dedi. “Konutet farketmiştim!” dedim ve güldüm. Elim halen sikini avuçluyordu…

“Görmek istermisin? Hiç gördün mü?” dedi. Yaşamımda hiç görmemiştim (ufak çocuklarınki hariç) ve bu soru beni iyice azdırmıştı. “Ne yani, bana şeyini mi göstermek istiyorsun?” dedim. “Neyimi?” diye sordu gülerek. Ben de gözlerinin içine bakarak, “Sikini!” dedim. “Sen de bana gösterceksen olur!” dedi. Gülerek, “Neyi?” dedim. O da aynı gülümsemeyle, “Amını!” diye cevap verdi. Ani ayağa kalktım, eteğimi yukarı kaldırdım ve külodumu yana sıyırıp, “Fazla istiyorsan al bak!” dedim ve amımı net bir şekilde ona yaklaştırdım. Heyecandan gözleri parlıyordu. “Dokunabilir miyim?” diyerek elini amıma uzattı. Ben de, “Yalınce dokunabilirsin, başka birşey yapmak yok!” dedim. Kabul edercesine başını salladı ve usul usul amıma dokunmaya başladı. Kendimden geçmiştim, bir erkeğin amıma dokunması beni delirtmişti. Parmakları klitorisimi okşarken, dayanamadım, “Ohhh Nihayeter abi, çok güzel dokunuyorsun!!!” dedim. O da, “Harika bir amın varrr Merve! Süpersin!” diye karşılık verdi. Kalbim sanki amımda atıyordu, artık dayanamıyordum dokunuşlarına, ona belli etmemeye çalışarak orgazm oldum. Arkaık buna bir dur demem gerekiyordu, yoksa kötü şeyler olcaktı…

Ani kendimi çektim ve “Sıra sende, hadi aç bakalım sikini!” dedim. Yine dizlerimin üstüne çöktüm bacaklarının arasına ve onu izlemeye başladım. Yavaş yavaş sikini dışarı çıkardığında neredeyse aklım da çıkıyordu. Bir sikin bukadar kalın olacağını hiç düşünmemiştim. İlk kez görüyordum ve hayalimde canlandırdığım şeyler bundan daha kısa ve inceydi. Lisanim tutulmuş şekilde sikine bakarken, “İstersen dokunabilirsin Merveciğim!” dedi. Ben de sankini bunu bekliyormuşum gibi, yavaşça elimi sikine götürdüm ve avuçlamaya başladım. Nihayeter abi delirmişti sanki, “Off Merve, süpersin, ohhh!” falan gibisinden sesler çıkarıyordu ve bu beni dahada azdırıyordu. “Gel üstüme ters uzan da, aynı anda ben de senin amına dokunayım!” dediğinde, korkumdan olmaz deyiverdim. Aslında çok istiyordum, ama beni oracıkta sikmesinden korkuyordum. “Ozaman devam et nolursun, 31 çektir bana!” dedi. Yaşamımda ilkkez duymuştum 31 çektirmeyi, “O ne Nihayeter abi?” dedim. O da sikini sıkıca kavramamı sağlayarak, “İşte böyle aşağı yukarı elinle okşaycaksın!” dedi ve birazcık gösterip ellerini çekti. Ben devam ediyordum. “Harikasın Merveciğim, süpersin!” deyip duruyordu…

Seksle alakalı hiçbir deneyimi olmayan 16 yaşında bir kız olarak yaptığım şey hakkında hiç bir fikrim yoktu. O sırada sadece sikine ve altında sarkan taşaklarına bakıyordum. Kafaka elimle de onları okşamaya başlamıştım ki, Nihayeter abi birden, “Ohhhh Merve devam et, süpersin canım, daha hızlı yap!” demeye ve inlemeye başladı. Dediklerini aynen uyguluyordum. Hızlı hızlı okşamaya ve Nihayeter abiyi inletmeye devam ederken, Nihayeter abi benden, (Sik beni Nihayeter!) dememi istedi. Ben de onun zevk aldığını görerek, “Sik beni Nihayeter abiciğim, hadi sik beni!” demeye başladım ki, birden sikinden beyaz şampuana benzeyen bir sıvı fışkırmaya başladığında, hem korktum, hemde çok şaşırdım. Çünkü o ana kadar o fışkıran sıvının Sperm olduğundan haberim bile yoktu. Nihayeter abi delirmiş gibi, “Oohhh canım, tatlım, amını yerim senin!” gibi şeyler söylerken, ben şaşkın şaşkın 31 çektirmeye devam ediyordum. Az sonra sikinden gelen sıvılar bitmiş, artık Nihayeter abi de kendine gelmişti. Bana, “Harikaydın canım!” dediğinde, ben elime bulaşmış spermlere bakıyordum, “Bu ne?” dedim. “Onlar döl canım, erkekler boşaldığında siklerinden bu akar, kadının amına akarsa da çocuk olur!” dedi. Fazla utanmıştım ve şaşkındım, hemen kalkıp lavaboya gittim, ellerimi yıkadım ve salonun kapısından Nihayeter abiye, “Benim gitmem lazım!” deyip, evden çıkıp, koşa koşa evime gittim.

İlerleyen günlerde bu olayları düşünürken içimde tahrik olma ve utanma duyguları herzaman birbirine karıştığı için, birdaha Nihayeter abiye yaklaşamadım. Zaten birkaç ay sonrada o mahalleden taşındık ve onu birdaha hiç görmedim…

Ben evlenene kadar bundan başka hiç cinsel bir deneyimim olmadı, ama yıllarca masturbasyon malzemem hep Nihayeter abiyle yaşadığım anlar oldu…

246 total views, 0 today

Ateşlerle Dolu bir Gece Geçir

Ağrı balık etli escort, Ağrı bayan escort, Ağrı Escort 24 Mayıs 2020

Benim için en uyarıcı cinsel çevirmek bir ons ve erkek arkadaşım
diğer insanlarla cinsel eylemleri hakkında birbirlerine söylemek. Jim
grafik detay ile seks ilgilidir ben daha fazla tahrik
başka bir adam. O kadar da tarif onu dinlemeyi bırak
diğer kadınları beceriyor.

Jim yetişkin teyit röntgenci ve sık sık ziyaret ediyor
şehrimizde kitapçılarda ve seks dükkanlar. Sevgi duyardım ona
bu seks mağazaları gece ziyaretleri, küçük hakkında konuşmak,
minyatür ekranlarda porno karanlık film kabinleri, grenli flaş,
loş koridorlarda gizlenen adam, ve “Zafer delik”.

Zafer delik hayal gücümü ateşledi. Durmadan Jim sınav yapardım
hakkında bu delikler film kabinlerin yan duvarlarında kesti. Ki
her bok beni erkekler mastürbasyon seyretme hikayeleri, erkekler izlerken söyle
başka, arada bir sakso kendini alma. Bisex olan Jim ve ben-
Bursa Fen Lisesi ve seks bizim için ekler bahar yine eşcinsel.

Kadınlar mağazaları ziyaret edin, ama seyrek yaptığı Jim öğrendim.
Yönetim beni dışarı atmak düşündüm. Benim fikrim sadece oldu
etrafa göz atın üzerinden yere bak, bir ya da iki film izlemek. Yoktu hiç
şüphe ziyareti seks olmadan da gerçek bir dönüş olacaktır.

Dükkanlar birkaç geçiyordum ve küçük bir operasyon buldu-
trafik sürekli bir akış. Serin girdiğimde gergindim.
seks shop ve ben dim sınırları hemen katip biliyordum
tipik müşterisi olmadığımı resepsiyon. Tutmaya çalıştı onun
serin, ama belli ki orada beni görmek için ürkmüştü.

“Burada birçok kadın almıyoruz” katip kekeledi. “Al Senin
zaman. Eğer bir ŞEY için yapabileceğim bir şey Varsa kendini.. keyfini çıkarın
lütfen bana haber ver.” Sıkı bir etek giymişti ve bir tank top
sans sutyen. Katip tepeden tırnağa beni takdir, sözlerini damla
ping ter. Onu tahrik etmişim görmekten çok memnun oldum. Jim söylemişti
her zaman çeyrek tezgahında dolar takas etti çünkü bana nasıl
film makineleri çeyrek ile ameliyat edildi, bu yüzden bir sürü var
dolar değerinde ve mağaza göz atmak için başladı.

250 total views, 0 today

Ağrıları Kadınlar Seni Yakar

Ağrı balık etli escort, Ağrı bayan escort, Ağrı Escort 21 Mayıs 2020

Oturdu Bayan Riley yağmur onu dinledi
serseriler romantizm başka bir oturma odası okuma
o zamandan beri bağımlısı olmuştu bir roman oldu
kız. Ev boş, alışılmadık
Cumartesi gecesi, ve ileriye bakıyordu
sessiz ve huzur dolu bir gece. Bu ani yüzük
kapı saat bakışta onu neden oldu.
On sekiz, kimseyi beklemiyordu. Bir ile
nefes küçük kitabı bir kenara koydu ve zavallı sol
Yalnız sırrını ilk kez Rachel
aşk – babasının stableboy.

Kapının deliğinden hızlı bir bakış tanımlanan
arayan ve hızla üzerine sürgü geriye götürdü o
kapı ve geniş açtı. Onun önünde duruyordu
genç bir çocuk, yağmurda sırılsıklam.

“İyi Akşamlar, Bayan Riley,” çocuk ‘ dedi
fuaye halı üzerine damladı.

“Sadece Becky rapor bırakmak istedim
okul,” küçük bir cilt çıkardı dedi
plastik batırılmış ceketinin altından tamamladı.

“Ben ona söz verdim diye kanıt okumak ve geri
bu gece onu.”

“Kanıt okumak, şimdi.” Katie Riley dedi
şüphecilik, “eminsin değil mi
sadece onun için yazıyorum.”

266 total views, 0 today

Fetişlerde Sınır Tanıma

Ağrı balık etli escort, Ağrı Escort, fetiş escort 19 Mayıs 2020

Şu anki manevi karanlık, inançsızlık ve kırık hayaller döneminde, kadınlar doğdukları günden bu güne gelip birçok darbeyle karşı karşıya kalmalıdırlar. Bir kadının zihni, birçok sır ve kalp ağrısı içeren bir okyanus gibidir. İster göğüs kanserine karşı mücadele, ister çocuk doğurma veya işyerinin zorlu koşullarını karşılama olsun, 21. yüzyıl kadını her gün zorluklarla karşılaşmalıdır. Harika bir kadın, bu zorluklardan daha güçlü bir inançla çıkan kadındır. Gün başlar başlamaz, birçok sorun kadınların notlarını test etmelerine neden oluyor. Bu çekirdek çağdaki kadınlar, birkaç yüz yıl öncesine göre çok daha akıllı ve zeki. Yinel yaşam tarzlarını geliştirdiler ve birçok alanda ilerlediler, ancak yine de zorlandıklarını düşündükleri bazı zorluklar. Dünyanın her yerinde, kadınlar ve kızlar hayatlarında birçok tahriş ve zorlukla karşılaşmak zorundadır. Hastalık sorunları, yoksulluk sorunları, kardeşlerin ebeveynleri, finansal fırsat eksikliği, boşanma, kilo verme, kırık ilişkiler, yetersiz sağlık, cinsel istismar, işyerinde adaletsizlik veya ırk ayrımcılığı, her topluluğun kadınları olsun, birçok nedenden muzdariptirler. mücadeleleriyle yüzleşmek ve her gün mücadele etmek zorundalar. Uslu bir kadın zamanını akıllıca yönetmeli, sonunda yatağında dinlenmeden önce 24 saat içinde bir milyon şey yapmalı. İşler kariyer bugünlerde büyük bir konu, bir erkeğin dünyasında kadınlar tüm mesleklerde erkeklerle rekabet etmek için daha çok çalıştı.

Bir Kız Mot Kadınlığı Yolculuğu

Tatlı küçük kız okul başlar başlamaz hayatını yaşamak zorunda. Okul eğitiminde başarılı olmak her kız için bir zorluktur, pek çok kız yüksek notlara ulaşamaz ve hatta bazıları çalışmalarına odaklanmamak için okulu bırakabilir. Kızlar bebek bebekler, yumuşak bedenleri ve yumuşak kalpleri var. Merhametli ve enerjiktirler. Erken yaşlardan itibaren yaşamı, eşlerini, çocuklarını, kariyerlerini ve geleceğin ne olduğunu hayal ediyorlar. Yaşamı anlamlı hale getirme arayışında, bazı kızlar uyuşturucu, alkol ve hatta seks bağımlılığı gibi bağımlılıklarla savaşmak zorundadır. Rol modelleri çoğunlukla onları yetiştiren ve iyi ahlaki değerler öğreten anne ve baba. Büyüdükçe, vücudu birçok hormonal değişiklik yaşar, 12-19 yıl arasında farklı hisseder. Bu, ilk ruh eşine de ihtiyaç duyduğu zamandır. Eğitim yükü artıyor, genç olmanın stresinin yanı sıra, diğer kızlarla rekabet etmek dünyadaki her kız için kolay değil. Mezun olduktan sonra ailesini desteklemek ve kendi geleceği için tasarruf etmek için bir iş bulmak zorunda.

248 total views, 0 today

Page 1 of 21 2
  • ağrı escort

    Öğrenci ve Genç Escort Bayanlar

    by on 7 Ağustos 2021 - 0 Comments

    Selam canlarım ben Ağrı Öğrenci Escort Bayan Damla. Sizinle her birden fazla fanteziye açığım. Her arayana kısa uzun izahatlar katmak adına burada bilerek kısa uzadıya yazıyorum. Benim vaktim gitsin, hiç dert değil ama sizlerinkini kıymetli kullanalım. Çünkü çoğunuzun çalıştığı işler başkalarının emri altında olmakla alakadar. Haliyle çalışma saatlerini Ağrı ateşli escort gibi istediğiniz gibi ayarlayamıyorsunuz. Sırf […]

  • Ağrı Genç ve Balık Etli Escortlar

    by on 15 Ağustos 2021 - 0 Comments

    Bunu ben dile getirmedim fakat beyefendiler genelde söylediği için vurgu yapmak istedim. Yoksa öyle lafı dolandırıp allandırıp pullandırmayacağım. Aslı hoş çapkın ve ateşli Ağrı Türbanlı escort Kiraz olduğumu açıkça beyan etmek isterim. Bu tam aradığın kadarında senin için çizgileriyle belirlenmekte olan zamanlarım üzerinde olacak ve edepsiz görüntülerin olduğu bir Hayat akşamında ilklerini yada sonralarını görerek Derhal […]

  • Balık Etli Ağrı Seksi Escortlar

    by on 17 Ağustos 2021 - 0 Comments

    Muhabbetimiz gerçekte en soğuk Baş ayarıyla senin olmasını bilebilir ve yeniden olgularda bulmak yada tatlı dillerinde tatmak için en elit dönemi yakalamak üzerinde doğru kararlar alabilirsin. elit bey Mesut olmayı sever ve bunlarda size mistik türbanlı escort Ağrı afeti olacağımı da söyleyebilir. İştahla gerçekte yeniden gelen bir denge kurmaya başlarız ve elit manalarda örgün bir Cinsel […]

  • Balık Etli ve Sınırsız Ağrı Escort

    by on 19 Ağustos 2021 - 0 Comments

    Bir dakikasını dahi aklınızdan çıkartamayacağınız birlikteliğimiz süresince karşınızda bulacağınız bu Çapkın hatunun Biricik sahibi olma fırsatını ele geçireceksiniz. kısa altın saçlarım ve ak tenim ile büyüleceğiniz bir güzelliğin kapılarını aralayacağım sizlere. Ağrı bizzat evinde görüşen escort istediğinizde sizlere en emin ve saklılığa Ehemmiyet veren hatunu sunacağım. İsmim Pelin, 24 yaşında Çapkın bir hatunum ve yuvarlak […]

  • Balık Etli ve Olgun Ağrı Escortlar

    by on 1 Eylül 2021 - 0 Comments

    Cinsel içersinde bir felsefe işlerim kendime değin olan. Buna felsefe denir mi bilmiyorum tabii ki. Ama ben Gene de anlatımı güçlendirmesi emeli ile bunu kullanıyorum açıkçası. Çünkü gecelerimde yer Meydan erkeklere bu kısa müddetli hizmetlerimden edindiklerimi yaşatıyorum. Bir tecrübeyi, birikimi sizlere yaşatıyorum. Bunun sonucunda kendime değin olan bir Cinsel hikayesini yaşatıyorum. Bunun sonucunda sanki benimle […]